Hamzaçebi: AKP'nin Var Olabilmesi İçin Devam Edebilmesi İçin Böyle Bir Karara İhtiyaç Vardı

Son Güncelleme:

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Yargıtay'ın Balyoz Davasına ilişkin kararına, "Bu karar hukuka oturmamıştır, vicdanlara oturmamıştır, vicdanları yaralamıştır" yorumunu yaparken, "Karar hukuka göre değil, konjonktüre göre bir karar olmuştur."

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Yargıtay'ın Balyoz Davasına ilişkin kararına, "Bu karar hukuka oturmamıştır, vicdanlara oturmamıştır, vicdanları yaralamıştır" yorumunu yaparken, "Karar hukuka göre değil, konjonktüre göre bir karar olmuştur. AKP'nin var olabilmesi için devam edebilmesi için böyle bir karara ihtiyaç vardı. Bu karar AKP'nin var olabilmesi yönünde kendisine çok büyük bir destek sağlayacaktır" dedi.


Hamzaçebi, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Yargıtay'ın Balyoz Davasına ilişkin kararını değerlendirerek, "Bu karar hukuka oturmamıştır, vicdanlara oturmamıştır, vicdanları yaralamıştır" diyerek şöyle devam etti:


"237 sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının onanması yönündeki kararın gerekçelerinin kararda yer almadığını görüyoruz.


Mahkumiyete esas alınan bu kararın bu delillerin doğru olmadığı, sonradan üretildiği ve bilgisayarlara yerleştirildiği gerek ulusal bilirkişiler gerekse uluslar arası bilirkişiler tarafından açık bir şekilde ortaya konulmuştur.


2003 yılında bilgisayarda oluşturulmuş gibi gözüken, gösterilen bu dijital dosyanın gerçekte 2007 yılında veya 2007 yılından sonra bilgisayarlara yerleştirildiği bilirkişiler tarafından açık bir şekilde ortaya konulmuştur.


Bilgisayar ortamında üretilmiş sonradan üretilmiş bir dosyayı delil kabul ederek bu delil üzerine hüküm inşa etmek son derece yanlış olmuştur, hukuksuz olmuştur.


Hizbullah davası ile bu davanın gerekçeleri birbirinden tamamen farklıdır."


-"EVRENSEL HUKUKUN ADİL YARGILANMA İLKESİ İHLAL EDİLMİŞTİR"-


Hamzaçebi, bu davada evrensel hukukun iki temel ilkesinin, adil yargılanma ve masumiyet karinesinin göz ardı edildiğini savundu.


Savunma hakkı içerisinde sanıkların tanık gösterdiği iki komutanın dinlenmediğini ifade eden Hamzaçebi, "Zamanın Genelkurmay Başkanı Sayın Hilmi Özkök ve zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı Sayın Aytaç Yalman tanık olarak mahkeme tarafından dinlenmemiştir. Bunu kabul etmek mümkün değildir" diye konuştu.


- "AKP'NİN VAR OLABİLMESİ İÇİN DEVAM EDEBİLMESİ İÇİN BÖYLE BİR KARARA İHTİYAÇ VARDI"-


"Darbelere nasıl karşı çıkıyorsak hukuksuzluklara da mutlaka karşı çıkmalıyız" ifadesini kullanan Hamzaçebi, şöyle dedi:


"Bu olayda hukuk çiğnenmiştir. Karar hukuka göre değil, konjonktüre göre bir karar olmuştur. AKP'nin var olabilmesi için devam edebilmesi için böyle bir karara ihtiyaç vardı. Bu karar AKP'nin var olabilmesi yönünde kendisine çok büyük bir destek sağlayacaktır.


Buradan bir öneri yapmak istiyorum. Bu pakete mutlaka ve mutlaka özel yetkili mahkemelerin kaldırılması yönündeki bir düzenlemeyi de ilave etmek ve bu yargılamaların yeniden yapılmasını gerçekleştirmek gerekir."


-DERSHANELER-


Dershaneler konusuna değinen Hamzaçebi, "Dershane sayısı neredeyse AKP döneminde ikiye katlanmış. Öğrenci sayısı da ikiye katlanmış durumda. Eğitimde fırsat eşitliğini getiremeyen bir hükümetin şimdi "ben dershaneleri kaldırıyorum' demesini "onların ruhsatlarını yenilemeyeceğim' demesini kabul etmek mümkün değildir" diye konuştu.


-"CHP OLARAK TEZKEREYE "EVET' OYU VERECEĞİZ"-


Hamzaçebi, Meclis Genel Kurulu'nda bugün görüşülecek olan Irak tezkeresine ilişkin soruya, "CHP olarak tezkereye evet oyu vereceğiz. Tezkere metni Kuzey Irak'tan Türkiye'ye yönelik olarak PKK tarafından yapılacak saldırılar, yapılması muhtemel saldırılar nedeniyle gerektiğinde Kuzey Irak'a Türkiye'nin silahlı kuvvetler göndermesine yönelik bir gerekçeyle TBMM'den yetki talep ediliyor. Bu çerçevede tezkereye "evet' oyu vermeyi parti olarak uygun bulduk" dedi.


-"KREDİ KARTLARINA LİMİT GETİRMEK VATANDAŞA TÜKETİMİNİ "KIS' DEMEKTİR"-


"Kredi kartı harcamalarında belli sınırlamalar getirilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna da Hamzaçebi, "Hükümet öyle anlaşılıyor ki iç tasarrufları artırmak için kredi kartlarına limit getiriyor. Kredi kartlarına limit getirmek vatandaşa tüketimini "kıs' demektir. İç tasarruflar bu şekilde artmaz. Vatandaş zaten kredi kartıyla bir ayı geçirebiliyor. Kredi kartıyla borçlarına zaman zaman takla attırıyor. Buraya sınır getirmek vatandaşın geçim durumunu göz ardı etmek demektir. Bu sınırı getirmeyi doğru bulmuyorum. İç tasarrufları artırmanın yolu bu değildir" yanıtını verdi.


-YENİ ANAYASA-


"Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda yer alan CHP'li vekiller arasında tartışmalar gündeme geliyor, nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Hamzaçebi, "Ben bu tartışmayı son derece sağlıklı buluyorum. Yeni bir anayasa yapıyoruz. Yeni anayasa yaparken üyelerin orada her türlü görüşü ifade edebilmesi gerekir. Bunu bir kriz olarak CHP'de bir sorun olarak görmek doğru değildir. Ben hiçbir sorun görmüyorum" dedi.


"Sayın Başbakan'ın 59 madde konusundaki önerisine evet diyecek misiniz?" sorusuna Hamzaçebi, "Biz bu maddelerle ilgili olarak elbette tutuklu milletvekilleri de bu maddeler içerisine dahil edilmek suretiyle Meclis'te bir yasama faaliyetini gerçekleştirebiliriz. Buna açığız. Ama tutuklu milletvekillerinin de bu paketin içerisine dahil etmek ve bu demokrasi ayıbını sona erdirmek gerekir" yanıtını verdi.


Bir sunucunun işten çıkartılmasıyla ilgili tartışmalara değinen Hamzaçebi, "Sayın Başbakan bal gibi yaşam tarzı dayatıyorsunuz" diyerek tepkisini dile getirdi.

Kaynak: ANKA