Hayal Kurun, Hayalci Olmayın
Doğa Koleji Öğrencileri İle T-MBA Zirvesi'nde Bir Araya Gelen Ahmet Nazif Zorlu, Öğrencilere 'Hayal Kurun, Ancak Hayalci Olmayın' Öğüdünü Verdi.
Doğa Koleji'nin lise düzeyinde tüm öğrencilerine uyguladığı t-MBA eğitim modelinin bu yılki zirvesi, Türkiye genelindeki 16 kampustan 3 bin öğrencinin katılımıyla İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, öğrencilere girişimcilik üzerine ders niteliğinde öğütler verdi. Sektör temsilcileri, eğitimciler, akademisyenler ve sanatçıların da katıldığı t-MBA Zirvesi'nde Ahmet Nazif Zorlu, "Hayal kurun, ama asla hayalci olmayın" mesajını verdi. 15 yaşında patron olduğunu ve o andan itibaren ne hayal etti ise mutlaka bunu gerçekleştirdiğine dikkat çeken Zorlu, "Biz hayal ettik, ama asla hayalci olmadık.
Bugün 35 milyon adet cihaz üretebilecek bir kuruluşuz. Gurur duyuyoruz" dedi. Doğa Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Şimşek ise çok hızlı büyüyen bir okullar grubu olduklarını, 10'u İstanbul'da olmak üzere Türkiye'de 16 kampusta eğitim gören öğrenci sayısının 15 bine ulaştığını belirterek, "Doğa okulları her gün biraz daha göz kamaştırıyor" diye konuştu.
"Mal satmaya giderdim, ufaklık geldi derlerdi"
Zirveye katılan 3 bin Doğa Koleji öğrencisine girişimcilik dersi veren Ahmet Nazif Zorlu, çocuk yaşlarda iş hayatına atıldığını ve mağazanın patronu olduğunu söyleyen Zorlu, belirlediği hedefler doğrultusunda adım adım ilerlediğini vurguladı. Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mal satmaya giderdim. Ufaklık geldi derlerdi. Ben hayat mektebinden mezun oldum ve babamın yanında işe başladım. 15 yaşında patron oldum ve 17 yaşında da fabrika kurmak için çalışmalara başladım. Önce Allah'tan sonra işimi kaybetmekten korkarım" dedi. Zengin ve fakir ülkeler arasındaki tek farkın eğitim ve kültürden kaynaklandığına dikkat çeken Zorlu, "Ahlaki kurallara uymak, dürüst ve sorumluluk sahibi olmak, iradeli ve dakik olmak en önemli özelliklerdir. İşin sırrı bunlarda...
Hiçbir zaman bugünün işini yarına bırakmadım. Her zaman neyi nasıl yapacağımı bildim ve kimsenin yapmadığını yapmayı tercih ettim. Türkiye'de her zaman ilkleri yapmak için çaba gösterdim ve bunda da başarılı oldum." Öğrencilere yabancı marka merakından uzak durmalarını da öneren Zorlu, "Bugün 130 milyar dolaklık ihracat yapıyor ve ürünlerimizin çoğunu da Avrupa'ya satılıyorsak, bunun bir anlamı olmalı" dedi.
Yılmadık, hedeflerimize ulaştık
Zorlu, 1975'te yurtdışında bir tekstil fuarına katıldığını ve fuarda desenli yatak örtülerini görerek hemen makine satın alıp, bu ürünü Türkiye'de üretmeye başladıklarını kaydetti. 1970'lerde ise Türkiye'de ilk defa empirme çarşafı kendilerinin ürettiğini ifade eden Zorlu, " Denizli'de bana 'Basmadan çarşaf yapıyor, kafayı yedi' dediler. 1994 yılında ise Vestel'i satın aldım. O zaman da 'Bu adamın elektronikte ne işi var, batar' dediler. Ama biz yılmadık ve hedef belirledik. Biz aldığımızda 380 bin adetlik TV satışı ve buna karşılık da 100 milyon dolarlık bir cirosu vardı.
Bu yıl 3 milyon adet televizyon sattık. Önümüzdeki yıl 5 milyon adet, sonraki yıllarda ise 10 milyon adet televizyon satmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra günlük 600 ton kapasiteli polyester iplik fabrikamız var ve Türkiye'nin polyester iplik ihtiyacının yüzde 45'ini karşılıyoruz. Günde 2 milyon metrekare çarşaflık perde ve kumaş üretiyoruz" dedi. Geldikleri noktada 15 milyon adet tv, 10 milyon adet beyaz eşya ve 8 milyon adet de uydu alıcısı olmak üzere yaklaşık 35 milyon adetlik cihaz üretme kapasitesine sahip bir kuruluş olduklarını açıklayan Zorlu, "Biz hayal ettik, ama hayalci olmadık. Ne hedeflediysek yerine getirdik" ifadesini kullandı.
"İlk 3'te değilsen adın geçmez"
Şirketlerinde her zaman bir slogan olduğunu ve buna göre hedeflerini şekillendirdiklerini vurgulayan Zorlu, "Yapacaksan en iyisini yap, gideceksen en uzağa git ve çıkacak isen en yükseğe çık. Eğer hedefiniz olmaz ise bir yere gitmeniz mümkün değil. Hiçbir zaman karamsarlığa düşmeyiniz" dedi. Şirketlerinde her zaman Uzakdoğu ülkelerinin yönetim modellerini taklit ettiğini ifade eden Zorlu, "Çin, Tayvan ve Kore gibi ülkeler bu konuda çok iyiler. Onların insanlarına baktığınızda ülkelerine, kurumlarına ve ailelerine ne kadar bağlı olduklarını ve sahip çıktıklarını görebilirsiniz.
Biz de Uzakdoğu'nun bu kurallarını, ilkelerine kendi kurumlarımızda uyguluyoruz ve buna devam de edeceğiz" dedi. Çin'in henüz tam anlamı ile dışa açılmadığını da vurgulayan Zorlu, "Önümüzdeki yıllarda Çin bunu tam anlamı ile başaracak. Bizim daha fazla çalışmamız lazım. Üretken olmamız ve yenilikçiliği elden bırakmamız gerekiyor. Yeni ürün çıkaramazsan başkası çıkarır ve sen geride kalırsın. Biz bir yarışçıyız. Her zaman ilk üçte olmalı ve rakiplerimizle aramızda bir parmak ucu kadar mesafe olmalı. İlk 3'te olamazsan hiçbir zaman adından söz ettiremezsin" dedi. Hiçbir zaman dedikodu yapmadıklarını da kaydeden Zorlu, "dedikodu yapmadık, istihdam yarattık, ihracat yaptık ve fabrikalar kurduk" dedi.