İbb Davası Çıkışında Açıklama Yapan İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu: Ben Bütün Tutukluların Özgürlüklerine Kavuşacağına İnanıyorum
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, İBB Davası'nın 13. gününde tutuklu sanıklar için tahliye talebinde bulundu. Kaboğlu, tutukluluğun anayasal haklara aykırı olduğunu vurguladı ve tüm tutukluların özgürlüğe kavuşmasını umduğunu söyledi.
(İSTANBUL) CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası'nın 13. gününde söz alan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, tutuklu avukat Mehmet Pehlivan ve diğer tutuklu sanıklar için tahliye talebinde bulundu. Duruşma çıkışında da bir açıklama yapan Kaboğlu, "Mehmet Pehlivan'ın da tutuklu olduğunu dikkate alarak onun özelinde ama bütün tutuklulara ilişkin anayasal hükümleri hatırlattım, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerini belirttim... Bu tutukluluk işlemleri anayasaya aykırıdır. Ben bütün tutukluların özgürlüğüne kavuşacağını umuyorum. Ama en azından çok büyük bir kısmının özgür bırakılması gerektiğini de bir kez daha buradan belirtiyorum" dedi.
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası devam ediyor. İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu kısa bir açıklama yaptı. Kaboğlu şunları söyledi:
"Üst düzey görevlilerin avukatların aylardır tutuklu bulunmaları hem anayasamıza Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ceza muhakemesi kanununa, avukatlık kanununa çok yönlü olarak aykırıdır"
"Silivri hapishanesi duruşma salonundan çıktık biraz önce. Bugün tutukluluğa itiraz duruşmaları başladı. Bugün, yarın ve öbür gün. Burada tutuklu bulunan 104 sanık hakkında tutukluluğa itiraz, avukatları tarafından neden serbest bırakılmaları gerektiği dile getirilecek. Konuşmalara ben başladım. İstanbul Barosu Başkanı olarak anayasanın ve avukatlık kanununun bana verdiği yetki ve görevler çerçevesinde ilk söz bana verildi. 20 dakika kadar yaptığım süren konuşmada özellikle İstanbul Barosu üyesi avukat Mehmet Pehlivan'ın da tutuklu olduğunu dikkate alarak onun özelinde ama bütün tutuklulara ilişkin anayasal hükümleri hatırlattım, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerini belirttim ve aslında tutukluluğa yer olmadığı, anayasal olarak Ceza Muhakemesi Kanunu olarak açık olduğu halde burada bu kişilerin tutuklanmasının hukuka aykırı olduğu vurgusunu bir kez daha dile getirdim. Çünkü gerçekten hukukumuz tutuklanmayı gerektiren nedenler olsa dahi adli kontrol öngörmektedir. Oysa burada herhangi bir biçimde farklılaştırma yapılmaksızın hiçbirine adli kontrol uygulanmadan bu kişilerin, belediye başkanlarının üst düzey görevlilerin avukatların aylardır tutuklu bulunmaları hem anayasamıza, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, Ceza Muhakemesi Kanunu'na, Avukatlık Kanunu'na çok yönlü olarak aykırıdır."
"Ben bütün tutukluların özgürlüğüne kavuşacağını umuyorum"
Özgürlüklerinden yoksun kalan kişilerin aileleri mağdur olmaktadır. Çocukları okula gidiyorsa onlar mağdur olmaktadır. İş yapıyorlarsa çalışma halinde işlerinden yoksun kılınıyorlar ve tabii ki onların kamu hizmeti sağladığı yurttaşlar mağdur oluyor. Bu bakımdan kişilerin keyfi olarak özgürlüklerinden alıkonulması yalnızca onların bedeni özgürlüğünden yoksun kılmak anlamına gelmemekte. Birçok anayasal hak ve özgürlüğü de ihlal etmektedir. Bu ihlaller zincirini hem İstanbul Barosu üyesi avukat Mehmet Pehlivan hem de tutuklu bulunan diğer 103 tutuklu hakkında yönetici belediye başkanı kamu görevlisi hakkında dillendirdim ve üç gün bu itirazlarla geçecek tutukluluğa itiraz duruşmalarıyla geçecek. Ben inanıyorum ki Anayasa Madde 138'e göre yargıçlar bağımsızdır, buna özellikle atıfta bulundum. Anayasa Madde 9'a göre tarafsızdır. Bağımsızlık bir statüyse tarafsızlık bir erdemdir. Şu anda 40'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi heyeti bu yönde karar verecektir. Temenni ediyorum vermelidir. Çünkü bu tutukluluk işlemleri anayasaya aykırıdır. Ben bütün tutukluların özgürlüğüne kavuşacağını umuyorum. Ama en azından çok büyük bir kısmının özgür bırakılması gerektiğini de bir kez daha buradan belirtiyorum.