İBB Davası'nda Saltık: Suçumuz hiç olmadı

Son Güncelleme:

İBB Davası'nda savunma yapan Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık, suçlamaları reddederek 'kimsenin başını öne eğdirecek insanlar olmadıklarını' söyledi. İmamoğlu ise iddianameyi 'vicdansız' olarak nitelendirdi.

Haber: ÇAĞATAN AKYOL

(İSTANBUL) - İBB Davası'nda savunma yapan Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık, "Biz kimsenin başını öne eğdirecek insanlar değiliz. Arınacak, temizlenecek bir suçumuz hiç olmadı" dedi.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 45'inci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda yapılıyor. İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık'ın savunmasına geçildi.

Duruşma salonuna gelerek destek ve moral veren herkese dayanışmalarından dolayı teşekkür eden Saltık, şunları söyledi:

"Bir teşekkürü ve özrü de buradan sevgili eşim ve kızlarıma yapmak isterim. Beni doğuran anne, baba, yetiştiren öğretmenlerim, üzerimde emeği olan tüm büyüklerim, hepsi gönlünü ferah tutsun. Biz kimsenin başını öne eğdirecek insanlar değiliz. Arınacak, temizlenecek bir suçumuz hiç olmadı. Türkiye'nin önde gelen araştırma şirketlerinde araştırma uzmanı, saha müdürü ve siyasi danışman olarak çalıştım. Sonrasında uluslararası bir şirkette uzun yıllar basın müşavirliği görevini yürüttüm. Danışmanlık yaptığım yıllarda seçim dönemlerinde belediye başkanı veya milletvekili olmak isteyen farklı siyasi partilerden adaylara kampanya ve siyasal iletişim danışmanlığı yaptım. Seçime girmek isteyen adaylara yönelik yazmış olduğum 'Tanrım Beni Başkan Yarat' isimli de bir siyasal iletişim kitabım bulunmaktadır. Ulusal gazetelerde köşe yazarlığı yaptım. Farklı üniversitelerde sözleşmeli veya misafir hoca olarak halkla ilişkiler, siyasal iletişim ve sports marketing konularında dersler verdim. 10 yılı aşkın bir süredir de memur olarak kamu hizmetindeyim."

"GÖZALTI ZAMANLAMA MESELESİYDİ"

19 Mart süreci, kamu adına bütün gayretimizle çalıştığımız, ürettiğimiz hizmeti büyütme hayalleri kurduğumuz bir döneme denk geldi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başlayan hukuksuzluklar neticesinde birçok mesai arkadaşım gözaltı süreçlerinden sonra tutuklandılar. İlk gözaltılarla benim gözaltına alınmam arasında yaklaşık 2 aylık bir süre var. Gözaltına alınıp tutuklanan çalışma arkadaşlarımla ilgili medyaya sızdırılan iddiaları takip ettikçe şunu anladım ki gözaltına alınmak için hiçbir gerçek sebebe ihtiyaç duyulmadı. Yetkisinde olmayan konularla ilgili gözaltına alınan yöneticiden tutun da göreve geldiği tarihten önce yapılan işlemlerle ilgili sorguya tabi tutulan yöneticiye kadar ilgisiz, alakasız bir sürü hukuksuz karara şahitlik ettiğimiz bir dönem oldu. Bu haksız ve hukuksuz süreç halen devam ediyor. Yaşananları gördükçe benim için de gözaltı işleminin yapılması sadece bir zamanlama meselesiydi. Nasılsa sağlam bir gerekçeye gerek duyulmayan bir süreçti. Öyle de oldu.

"TUTUKLANDIKTAN SONRA İDDİANAMEYE İHALE KOYMUŞLAR"

23 Mayıs 2025 günü sabah 06.00'da ikamet ettiğim adrese gelen polisler gözaltı kararını bildirip gerekli işlemleri yaptıktan sonra gözaltına alındım. Gerek emniyet sorgusunda gerekse de savcılıktaki sorguda tarafıma her biri gerçeklikle alakası olmayan 1-2 soru yönelttiklerinde sürecin tutuklulukla biteceğini anlamam zor olmadı. Sürpriz yaşanmadı ve tutuklandım. Örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandım ben. Tutukluluktan aylar sonra iddianameye konan ve birbirinin aynısı iki ihaleye fesat karıştırmakla ve örgüt üyeliğiyle suçlandığımı öğrendim. Yani ben tutuklandıktan 2-3 ay sonra iddianameye bir ihale koymuşlar. Bunu iddianame çıkınca öğrendim. Birbirinin aynısı dediğim, her yıl yapılan Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nün mobil iletişim ihalesi iddianamede eylem 94 ve 95 olarak geçiyor. Her yıl tekrarlayan bir ihale, benden önce de her yıl aynı şekilde yapılmış, benden sonra da yapılmaya devam etmiş. Gerek emniyette gerek savcılıkta bana bu ihale hakkında tek bir soru sorulmadı, ifadem alınmadı. Bu konu tutukluluğumdan 2-3 ay sonra iddianameyle ortaya çıktı. Ben iddianameyle öğrendim daha doğrusu."

İMAMOĞLU SÖZ ALDI

Saltık'ın savunmasının ardından İmamoğlu, soru sormak için söz aldı.

"İddianamede haklarımıza saldırı niteliğinde anlatılan, ifade edilen, bir 'suç örgütü' şeklinde ifade edilen hususlar tarzında herhangi bir gündemimiz, konumuz oldu mu? Yaklaşık 11 yıllık birlikte hizmet ettiğimiz dönemler içerisinde farklı farklı görevlerimiz oldu. Hem muhtarlık, halkla ilişkiler ve sosyal hizmetler hem de Beylikdüzü'ndeki konularla alakalı herhangi bir farklı, bu suçlamayla ilgili tek bir gündemimiz oldu mu? Bir zorlamamız ya da sizinle oturduğumuz masalarımızda, çalışma masalarımızda böyle bir şey oldu mu?" sorusuna Saltık, "Olmadı başkanım" yanıtını verdi."

"VİCDANSIZ İDDİANAME" TEPKİSİ

İmamoğlu, "Şu anda burada bulunan bütün bürokrat arkadaşlarımızın yargılandığı şekliyle, bu şekilde iddianame düzenlenir, beyanlar ve uydurma müfettiş raporlarıyla sonra da sipariş şeklinde hazırlanır ve ortaya konursa Türkiye'de tutuklanmayacak ve burada size sanık diye ifade vermeyecek bir Allah'ın kulu, tek bir bürokrat kalmaz. Devletin en başındakinden herhangi bir belediyenin ya da herhangi bir kurumun herhangi bir yerinde çalışan bürokratına kadar herkes buna dahil olur. O kadar vicdansız bir iddianameyle karşı karşıyayız" değerlendirmesini yaptı.

Kaynak: ANKA