İran Savaşının Uzaması Küresel Ekonomiyi Tehdit Ediyor

Son Güncelleme:

Oxford Economics'in raporuna göre, İran'daki çatışmaların uzaması halindeki petrol arzındaki daralma, küresel enflasyonu artırabilir ve dünya ekonomisini daralmayla karşı karşıya bırakabilir.

İran'da savaşın uzaması ihtimali, küresel ekonomi için yeni bir şok dalgası anlamına geliyor. Oxford Economics'in hazırladığı senaryoya göre, Ortadoğu'da enerji üretimi ve sevkiyatının uzun süre aksaması halinde petrol fiyatları sert yükselirken, dünya ekonomisi aynı anda hem yüksek enflasyon hem de daralmayla karşı karşıya kalabilir.

Rapora göre en kritik kırılma noktası Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek uzun süreli kapanma. Bu durumda küresel petrol arzı günlük yaklaşık 20 milyon varil azalırken, piyasada ciddi bir arz açığı oluşuyor. Bu şokla birlikte Brent petrol fiyatlarının 190 dolara kadar yükselmesi bekleniyor. Enerji fiyatlarındaki bu sıçrama, sadece akaryakıt maliyetlerini değil, üretimden taşımacılığa kadar tüm ekonomik faaliyetleri zincirleme etkiliyor.

Bu tablo, küresel enflasyonda yeniden sert bir yükseliş riskini beraberinde getiriyor. Statista verilerine göre, 2024'te yüzde 5,8 olan ve 2025'te yüzde 4,2'ye gerilemesi beklenen küresel enflasyonun, bu senaryoda yeniden yüzde 7,7 ile 2022 seviyesine yaklaşabileceği hesaplanıyor. Ancak bu kez 2022'deki gibi büyümenin sürdüğü bir dönemden farklı olarak, fiyat artışlarına ekonomik daralma eşlik ediyor.

Oxford Economics'e göre bu kötümser senaryoda, küresel büyüme 2026'da belirgin şekilde yavaşlayarak yüzde 1,4'e geriliyor. ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok gelişmiş ekonomi resesyona girerken, Çin'de büyüme yüzde 3,4'e kadar düşüyor. Bu tablo, pandemi ve küresel finans krizinin ardından son 40 yılın en senkronize daralmalarından biri olarak değerlendiriliyor.

Raporda en dikkat çekici risklerden biri de enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak bozulma ihtimali. Küresel ekonomi için risk, sadece enerji fiyatlarının yükselmesi değil; bu artışın büyümeyi de aşağı çektiği bir 'stagflasyon' döngüsüne dönüşmesi. Merkez bankaları açısından ise tablo oldukça karmaşık, Avrupa ve İngiltere Merkez Bankaları'nın faiz artırımlarına yönelmesi beklenirken, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimine gitmesi öngörülüyor.

ABD ile İran arasında beş haftadır süren çatışmayı sona erdirmek için diplomasi trafiği hızlanırken, Washington yönetimi anlaşma için Salı gününü kritik eşik olarak belirledi. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını içeren bir uzlaşı sağlanmaması halinde İran'a yönelik saldırıların genişletileceği uyarısında bulundu.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi