İran ile Nükleer Müzakerelerde Anlaşma Sağlanması
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kemal İnat, İran ile nükleer müzakerelerde anlaşma sağlanmasını değerlendirirken bu ülkenin Batı dünyasıyla rejim sorunu da yaşadığını anımsatarak, "Nükleer alanda varılan bu uzlaşının İran ile Batı ve özellikle de ABD arasında işbirliği eksenli bir ilişki kurulmasının yolunu açacağını ileri sürmek, fazla iyimser olacaktır" dedi.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kemal İnat, İran ile nükleer müzakerelerde anlaşma sağlanmasını değerlendirirken bu ülkenin Batı dünyasıyla rejim sorunu da yaşadığını anımsatarak, "Nükleer alanda varılan bu uzlaşının İran ile Batı ve özellikle de ABD arasında işbirliği eksenli bir ilişki kurulmasının yolunu açacağını ileri sürmek, fazla iyimser olacaktır" dedi.
İnat, gazetecilere yaptığı açıklamada, İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1 ülkeleri) arasında yürütülen nükleer müzakerelerde geçen hafta anlaşma sağlandığını anımsattı.
Anlaşmanın, uluslararası ekonomik yaptırımların kaldırılması karşılığında İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırılmasını öngördüğünü ifade eden İnat, "Nükleer çalışmaları nedeniyle uzun süredir uluslararası baskı altında olan İran'ın, özellikle 2010'da alınan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı sonrasında bu baskının altında iyice ezildiği hatırlanırsa varılan anlaşmayla özellikle ekonomik alandaki yaptırımların ortadan kalkacak olması, Tahran açısından başarı olarak görülmelidir" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. İnat, uzlaşının, yalnızlaştırma politikasını sona erdirmesi ve İran'ın uluslararası sisteme entegrasyonunun önünü açması halinde Tahran için dönüm noktası olacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"İran'ın Batı dünyasıyla sorununun yalnızca nükleer mesele olmadığı ve daha çok rejim sorunu olduğu hatırlanacak olursa nükleer alanda varılan bu uzlaşının İran ile Batı ve özellikle de ABD arasında işbirliği eksenli bir ilişki kurulmasının yolunu açacağını ileri sürmek fazla iyimser olacaktır. Gerek iç gerekse de dış basında yapılan bazı yorumlarda bu yönde öngörülerin yer aldığı görülmektedir ancak İran ve ABD'nin her ikisinde de anlaşma karşıtlarının sayısının az olmadığını ve kamuoyundaki karşılıklı algının da çok olumsuz olduğunu hatırlamak Tahran ile ABD arasında bundan sonra da daha çok sorunların konuşulduğu bir ilişkinin söz konusu olacağına işaret etmektedir."
"Washington yönetimi, uzlaşıdan memnun"
Obama'nın, başta İsrail lobisi olmak üzere kendisini İran konusunda askeri seçeneklere zorlayan aktörler karşısında diplomatik başarıya ihtiyaç duyduğunu dile getiren İnat, Washington yönetiminin bu nedenle uzlaşıdan memnun olduğunu kaydetti.
İnat, "Obama, bu konuda anlaşma sağlanmasıyla hem uyguladığı yaptırım politikasının askeri seçeneğe göre daha başarılı bir araç olduğunu ispatlamış oldu hem de görev süresinin son dönemlerinde İran nükleer sorunu gibi önemli bir uluslararası sorunu çözen ABD Başkanı olarak tarihe geçme şansını elde etmiş oldu" değerlendirmesinde bulundu.