"Kamu ve Özel Sektör İşbirliği ile Yatırım" Paneli

Son Güncelleme:

İngiltere İçişleri Bakanlığı Ticaret Eski Direktörü John Dodd, Avrupa Birliği'nde (AB) son 20 yılda bin 400'e yakın Kamu Özel Sektör İşbirliği kapsamında 260 milyar avroluk kontratın imzalandığını söyledi.

İngiltere İçişleri Bakanlığı Ticaret Eski

Direktörü John Dodd, Avrupa Birliği'nde (AB) son 20 yılda bin 400'e yakın Kamu

Özel Sektör İşbirliği kapsamında 260 milyar avroluk kontratın imzalandığını

söyledi.


Güvenlik Servisleri Organizasyon Birliği Derneği (GÜSOD) ve Türkiye Finans

Yöneticileri Vakfı'nın ev sahipliğinde düzenlenen "Kamu ve Özel Sektör İşbirliği

(PPP- Public Private Partnership) ile Yatırım" panelinde konuşan Dodd, Kamu ve

Özel Sektör İşbirliği (PPP) modellerinde ilk girişimin İngiltere tarafından, özel

sektörün kamusal alana girmesine mani tüm engellerin kaldırılmasının ardından,

1992 yılında özel sektör işbirliği ile kurulduğunu ifade etti.


PPP modelinin genel çerçevesini oluşturan "Özel Sektör Finansman Girişimi"

(PFI-Private Finance Initiative) ile atıldığını aktaran Dodd, İngiltere'de

modelin başarılı uygulamalarını takiben birçok ülkenin bu modeli kendi

ülkelerinde uygulamak için harekete geçtiğini ifade etti.


Dış kaynak kullanımının kamu ve özel sektör kurumlarına büyük kar

sağladığını ve İngiltere'de kaynak kullanımının hem finansman sağlanması, hem de

maliyetlerin indirgenmesinde başarılı olduğunu kaydeden Dodd, "Dış kaynak

kullanımı hem maliyetlerin ve riskin azaltılmasında hem de dağıtım hizmetlerinin

etkinliğinde getiri sağlarken şirketlerin çekirdek hizmetlere konsantre olmasına

da izin veriyor. Bu görüş birçok gelişmekte olan ekonomide de destekleniyor.

Özellikle bütçe kısıtlamaları söz konusu olduğunda kapitalin korunması ve

giderlerin düşürülmesi için çok iyi bir yol" dedi.


Kamu ve özel sektör işbirliğinin her geçen gün, hem kamuda hem de özel

sektörde daha fazla iş dalında hizmet verdiğine dikkati çeken Dodd, sözlerini

şöyle sürdürdü:


"İngiltere'deki yerel yönetimler kamu sektörü yararına, hizmetlerinin özel

sektöre devredilmesi ve paylaşılmasında çok aktif. Örneğin İngiltere Adalet

Bakanlığı, daha fazla satın alma yaparak özel cezaevleri, şartlı tahliye

servisleri, elektronik kontrol ve mahkeme temel esasları servisi gibi birçok kamu

hizmetinin daha özelleştirilmesini istiyor. Ayrıca İngiliz Polisi özel sektör ile

güçlenecek işbirliği çerçevesinde hizmetlerini özel sektöre açarak yüzde 20'lik

tasarruf etmeyi planlıyor."


-Gerçekleşmeyen projelere 5,5 milyar dolar ödendi-


Uluslararası Kamu Özel Sektör İşbirliği (PPP) Platformu Türkiye Kurucu

Başkanı Ayhan Sarısu ise Türkiye'nin coğrafi olarak özel bir konumu olduğunu

belirterek, 1,5 milyarlık bir nüfusa hitap ettiğini söyledi.


Türkiye'de 1985 - 2012 yılları arasında Özelleştirme İdaresi tarafından

gerçekleştirilen 44 milyar dolarlık özelleştirme olduğu bilgisini veren Sarısu,

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ) bir çalışmasından bahsetti.


Hükümetin 2001'de yatırım projesi stokunun 5 binli rakamlara ulaştığı,

bunların ne kadarının gerçekleştirildiği, ne kadarının gerçekleştirilmediğine

yönelik bir çalışma yapıldığını belirten Sarısu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"2001'de yaklaşık 5 bin 47 olan proje sayısı 2006'da 2 bin 252'ye,

neredeyse yarı yarıya inmiş. Proje gelmiş, fizibilitesi yapılmış, Hazine'nin

kontrolünden geçmiş, yapılabilirlik etütleri bitmiş, karar alınmış ama ödenek

yok. Hükümet de 'Tamam kardeşim bitiremedik mi? Yapılabilirliği kalmadı mı,

ihtiyaç kalmadı mı? Bunları yatırım listesinde görmeyeceğim' deyip elediğinde

yaklaşık 54 milyar dolarlık bir proje stokunu devre dışı bırakmış. Bunun ödenen

kısmı var, yaklaşık 5,5 milyar dolar. Artık gerçekleşemeyecek olan, güncelliğini

kaybetmiş olan projelere harcanan para. Yani tabiri caizse çöp vaziyetine düşmüş.

Ama sizden kamu kaynağını bir şekilde almış."


Türkiye'nin 20 ayrı bölgede bölgesel hastaneler kurmaya niyetlendiğini ve

bunların yaklaşık 40 bin yatak kapasiteli olduğunu bildiren Sarısu, "Ancak geçen

ay Danıştay'dan karar çıktı. Meğer kanunda yazılan o fıkra anayasaya aykırıymış.

Türkiye ne kaybetti? Türkiye'de 7 yılda belki bu yatak sayısının yarısını

edinecekken, 7 yıl kaybetmiş oldu. Şimdi tekrar bir kanun çalışmasına girerek

bunu düzeltmeye ihtiyacı var. Herhalde onunla ilgili bir karar kısa zamanda

çıkar" ifadelerini kullandı.


Muhabir: Sümeyye Dalkılınç - Bahar Kara


Yayıncı: Affan Kulunyar - ISTANBUL

Kaynak: AA