Kassas’ın İstanbul Turnesi Başlıyor
İstanpoli' Projesi Kapsamında Seyirciyle Buluşan İlk Gösteri 'Kassas', Projenin Kapanışı İçin Tekrar Sahnede, Bu Sefer İstanbul'un Dört Bir Yerinde…
İstanbul'un eski isimlerinden biri olduğu söylenen ve Yunanca 'şehre doğru' anlamına gelen 'is-tan-poli' ismini alan garajistanbul'un İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi kapsamında gerçekleşen ilk gösteri olan 'Kassas', Beyoğlu'undan çıkıp şehre doğru bir yolculuğa başlıyor.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmenliği'nin desteklediği en büyük projelerden olan 'İstanpoli'nin kapanış etkinliği olan Kassas'ın İstanbul turnesi 22 Ekim Pazartesi günü Kağıthane'den başlayarak; Kartal, Küçükçekmece, Bahçeşehir, Maltepe, Zeytinburnu, Tuzla, Ümraniye, Samandıra'yı dolaşacak; 8 Aralık Çarşamba günü Güngören'de noktalanacak. Tüm gösteriler ücretsiz olarak izlenebilecek.
Boş inançlarla karışık, abuk sabuk hikayeler anlatan kişi anlamına gelen 'Kassas'da, Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran [10+], İstanbul'un hurdacısı, simitçisi, macuncusu, boyacısı, bayrakçısı, taksitcisi, bozacısı, nohut-pilavcısı, midyecisi, hallaçı, kalaycısı, çiçekçisi, falcısı, ciğercisi, bileycisi ve daha fazlası ile aynı sahnede, onlarla aynı oyunda oynuyor.
Önce Kassaslar Vardı Bu Kentte…
Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran [10+] Kassas'ta önce sokakların geçmişini araştırdı. Gördüler ki sokakta yoğurtçu, sütçü, küfelerde sebze, ibriklerde su satıcıları kalmamış, fakat yerine büyük alışveriş merkezleri, içinde pastörize sütleri, damacana suları, hazır sahleplerin satıldığı reyonlar gelmiş.
Her şeye rağmen sokakların seyyar geleneğinden vazgeçmediğini gördüler. Sadece tezgahlardaki ürünler değişmiş. Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran [10+] İstanbul'un değişen ama hiç silinmeyen bu yüzünü sahneye taşıyor. Bu değişimi sokakta yaşayan insanlarla tarafsız olarak seyircileriyle paylaşıyor. Kendilerinin oyuncu olarak yer aldıkları projede sahneyi İstanbul'un sokak satıcıları ile paylaşıyorlar.
Kassas diye adlandırılan adamlar vardır İslam'dan önce, kıssahanlar, ozanlar vardır, meddahlar vardır İstanbul'da. Bunlar sözlü anlatı geleneğini bugüne taşırlar, kendi bedenlerinde, kendi kültürleriyle, kültürlerinde…