Mardin - Şehit Polis, Gözyaşları Arasında Memleketine Uğurlandı - 4
Şehit polis, gözyaşları arasında memleketine uğurlandı Mardin'in Midyat ilçesinde dün akşam devriye gezerken silahlı saldırıya uğrayarak şehit olan polis memuru Abdullah Ümit Sercan için Mardin Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen uğurlama töreninde yakınları gözyaşı döktü.
Şehit polis, gözyaşları arasında memleketine uğurlandı
Mardin'in Midyat ilçesinde dün akşam devriye gezerken silahlı saldırıya uğrayarak şehit olan polis memuru Abdullah Ümit Sercan için Mardin Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen uğurlama töreninde yakınları gözyaşı döktü. Törene 40 günlük bebeği Ali ile törene katılan şehit polisin eşi Özay Sercan tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
Diyarbakır'da yapılan otopsiden sonra şehit polis memuru Abdullah Ümit Sercan'ın cenazesi Helikopter ile mardin7e getirildi. Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak, AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Celalettin Çoban, Jandarma Alay Komutanı Albay Alaattin Karsavuran ve şehit polisin yakınlarının kataldığı törende önce özgeçmişi okundu. Törende konuşan Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak, polis Abdullah Ümit Sercan'ın teröristlerin haince ve kahpece gerçekleştirdiği saldırı sonucu şehit düştüğünü söyledi. Terör örgütünün amacına ulaşamayacağını, bu milleti bölemeyeceğini söyleyen Koçak, "Bu millet sizi, bugün döktüğü gözyaşında boğacak. Milli birlik ve beraberliğine sahip çıkacak. Aziz şehidimiz yiğit Abdullah, bugün sen hakka yürüdün, ölümsüzlük şerbetini içtin. Bugün Peygamberin kucağına doğru yürüdün, bedrin aslanlarına doğru gidiyorsun. Bu kutlu yürüyüşün sana yiğit ailene, aziz milletimize kutlu olsun. Sen görevini yerine getirdin, sıra bizde"dedi.
Mardin Emniyet Müdürü Lütfullah Uğur Pekcan ise, Türkiye'nin huzurunu, birlik ve beraberliğini hedef alan hain saldırıların asla amacına ulaşmayacağını belirterek, "Bir vatana sahip olmanın, dünyanın en güzel bayrağını mavi göklerde gururla selamlamanın bir bedeli olduğunu biliyoruz. Bu bedel zaman zaman gözyaşı, bazen gazi olmak, bazen de dünyadaki en büyük mertebe olan şehadettir. Bizler bu mesleğe girerken bayrak, vatan ve millet uğruna gerektiğinde canımızı feda etmekten çekinmeyeceğimize dair ant içtik, bu andımıza her zaman sadık kalarak görevimizi ifa ettik ve etmeye de devam edeceğiz. Şu unutulmamalıdır ki, bir Abdullah gider yerine bin Abdullah gelir. Ülkemizin huzurunu, birlik ve beraberliğini hedefleyen hain saldırılar asla amacına ulaşamayacak, terörden medet uman zihniyet aziz milletimizin sağduyusu, soğukkanlılığı ve devletimizin kararlılığı ile hüsrana uğramaya mahküm olacaktır. Şu an acımız büyük, ama arkadaşımızı toprağa verdikten sonra acımızı yüreğimize gömüp tekrar sokaklara, caddelere ve şehrimizin dört bir yanına dağılıp kaldığımız yerden görevimize devam edeceğiz"diye konuştu.
ŞEHİT ÇOCUĞUNUN NAAŞINI KENDİSİ TAŞIMAK İSTEDİ
Törende, şehidin annesi Gülten, eşi Özay ve kız kardeşleri tabuta uzun süre sarılarak gözyaşı döktü. Şehit polisin naaşının alana getirilmesini ayağa kalkarak selamlayan annesi Gülten Sercan, oğlunun naaşını da kendisinin kaldırmak istediğini belirterek askerlerle birlikte naaşı bir süre omuzlarında taşıdı. Tabuta sarılarak ağıt yakan eşi İngilizce Öğretmeni Özay Sercan da "Aşkım beni kime emanet ettin. Rabbim şehidimin kanını yere bırakma. Bebeğimi, Ali'mi getirin. O, bana şehidimden emanet. O, bana emanet. Bebeğimi babasına getirdim"diyerek gözyaşı döktü. Ayakta yürümekte zorluk çeken ve sık sık baygınlık geçiren anne ve eşi tekelikli sandalye yardımı ile tören alanında çıkmak zorunda kaldı.
Şehidin cenazesi törenin ardından memleketi Antalya'nın Alanya ilçesine gönderildi.