Mersin: Narenciye Tanıtım Grubu, İlk Toplantısını Yaptı

Son Güncelleme:

Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, narenciyede iç tüketim ve ihracatın artırılması amacıyla oluşturulan Narenciye Tanıtım Grubu'nun, Mersin ve ülke tarımına önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.

Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, narenciyede iç tüketim ve ihracatın artırılması amacıyla oluşturulan Narenciye Tanıtım Grubu'nun, Mersin ve ülke tarımına önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.


Geçtiğimiz ay yapılan Mersin Kalkınma ve İşbirliği Konseyi (MEKİK) toplantısında kurulmasına karar verilen Narenciye Tanıtım Grubu, Vali Hüseyin Aksoy başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdi. Tanıtım grubu ile ilgili çalışmaların Vali Yardımcı Reşat Özdemir başkanlığında devam edeceğini açıklayan Vali Aksoy, narenciyenin yaşadığı sorunların aşılması, iç piyasada tüketimin ve ihracatın artırılmasına yönelik oluşturulan grubun en kısa sürede oluşacak fikirlerle çözüme ulaşması gerektiğini kaydetti.


İlk olarak Türkiye ve özellikle Mersin'de yapılan narenciye üretimi hakkında çeşitli bilgiler veren Vali Aksoy, Mersin'in 406 bin hektarlık tarımsal potansiyele sahip olduğunu ve bunun yaklaşık 26 bin132 hektarlık bölümünün narenciye üretimi için kullanıldığını belirtti. Aksoy, "Biz 406 bin hektarlık tarımsal arazimizin yaklaşık yüzde 33'ünü sulu tarım olarak kullanabilmekteyiz. Narenciyeye baktığımızda dünyada yaklaşık 105 milyon ton turunçgil üretimi var. Türkiye'de 2.5 milyon ton ve Mersin'de de 752 bin ton turunçgil ve narenciye üretimi yapılıyor. Genel olarak dünya turunçgil ve narenciye üretiminin yüzde 2.23'ünü Türkiye karşılamakta. Türkiye'deki turunçgil üretiminin yaklaşık yüzde 30'unu da Mersin karşılamaktadır. En yoğunlukta olan limon, portakal, mandalina ve greyfurt olmak üzere toplam 752 bin tonluk bir üretimimiz var. Limon 402 bin ton, portakal 237 bin ton, mandalina 104 bin ton ve 8 bin 500 ton da greyfurt üretimi mevcut. Mersin'in turunçgil ürünlerinde ürünler bazında Türkiye içindeki payına baktığımızda ise limonun yüzde 70'i, portakalın yüzde 18'i, mandalinanın yüzde 16'sı ve greyfurtun da yüzde 14'ü Mersin'de üretiliyor" dedi.


Narenciyede 2005 yılında yaklaşık 453 bin ton ihracat gerçekleştirildiğini dile getiren Aksoy, "Bu yıl da mayıs ayı sonu itibarı ile yaklaşık 440 bin ton civarında bir ihracat gerçekleştirilmiş. Geçtiğimiz yıl narenciyede yaşadığımız sorunlar vardı. Bunları sorguladığımızda bir önceki yıla göre ihracatımız yüzde 26 artmış olmasına rağmen, fiyatlar bir önceki yıla göre hemen hemen belirli ürünlerde yarısı ya da yarısının altında düşüş olmuştu. Tabi üretimde bir artış var ama artışa paralel bir tüketim olmadığı için fiyatlarda böyle bir düşüş sözkonusu oldu. Burada temel hedef ürünü tanıtmak ve ürünlerin tüketimini öncelikle iç piyasada, daha sonra yurt dışında pazarlanması ve ihracatı konusunda ortaya konması gereken hususlar nelerdir ve neler olmalıdır? Çalışmamızı bunların üzerine yoğunlaştırarak sürdürmemiz gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.


"ÜRÜNÜN TÜKETİMİNİ ARTIRACAK ALTERNATİFLER ORTAYA KONULMALI"


Narenciye Tanıtım Grubu olarak tanıtım için çok farklı yöntem ve araçlar kullanmanın mümkün olduğunu anlatan Vali Aksoy, "Özellikle ürünün tüketimini artıracak çeşitli alternatifler ortaya koymakta yarar olacaktır. Buradaki komisyonumuzun yapacağı çalışma ile bunları somut bir biçimde ortaya koymamızda yarar var. Tabii neler yapacağız, nasıl yapacağız ve neyle yapacağız? Yani bunun bütçesini nasıl oluşturacağız? Bir şey ortaya koyarken onun finansmanını da mutlaka beraberinde düşünmeliyiz. Bu bakımdan her kuruluş kendi imkanlarını da zorlamak suretiyle neler ortaya koyabileceğini de ortaya çıkarmalı" şeklinde konuştu.


Narenciye Tanıtım Grubu'nun, sadece Mersin'i değil Akdeniz Bölgesi'ndeki diğer illeri de kapsayacak bir çalışma yapmasında fayda olduğunu kaydeden Vali Hüseyin Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Narenciye tanıtımının sadece Mersin'i değil, Akdeniz Bölgesi'ndeki diğer illeri de kapsayan bir boyutu var. Özellikle Antalya ve Adana bölgesinde de narenciye üretimi var. Burada bir olgunlaşma sağlandıktan sonra buralara da bir teklif götürülebilir. Tabii onların bu teklifimize uygun bakmamaları durumunda bizim çalışmamız engellenmemeli. Yani bize hiç yardım gelmeyecek gibi kendimizi hazırlamamız gerekiyor. Narenciyenin insan sağlığı üzerindeki etkileri gibi medyanın da dahil olduğu bir çalışma yapılması lazım. Anlaşılır sloganlar da bulmamız lazım. 'İlaç yerine limon yiyelim, portakal yiyelim' gibi anlaşılır sloganlar ortaya konulabilir."


Vali Aksoy, konuşmasının sonunda, iç tüketimi artırmaya yönelik çeşitli projeleri bulunduğunu ifade ederek, bu aşamada sosyal yardım kurumları ile işbirliği içinde 3-5 kiloluk narenciye paketleri hazırlanarak bunların dağıtımının yapılabileceğini söyledi. Çalışmanın 1 ay gibi mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması gerektiğine işaret eden Aksoy, "Bu Mersin ve ülke tanıtımı için önemli katkı sağlayacak bir çalışma olacak. Buradan çıkacak sonuçla da önemli bir mesafe alacağımıza inanıyorum" dedi.

Kaynak: İHA