MHP Grup Başkanvekili Vural'ın Basın Toplantısı
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türkiye'nin tarihinin cari açık rekorunu kırdığını, memurların ne kadar zam alacağı hala belli olmadığını, emeklilere 5.8'lik bir zam, asgari ücretliye yüzde 3 artı 3 zam verildiğini belirterek, "Ama durum iyi."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türkiye'nin tarihinin cari açık rekorunu kırdığını, memurların ne kadar zam alacağı hala belli olmadığını, emeklilere 5.8'lik bir zam, asgari ücretliye yüzde 3 artı 3 zam verildiğini belirterek, "Ama durum iyi. Niye? Buzdolabı satışı artmış. Bütün bu değerlendirmeler başbakanın artık ustalık değil emeklilik dönemi yaşadığını gösteriyor. Sanki emekli olunca beyaz eşya bayiliği yapıyor gibi bir havadaydı" dedi.
Vural, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın dünkü grup toplantısında yaptığı bazı açıklamalara yanıt verdi. Vural, Başbakan Erdoğan'ın söylediklerinin basında yer aldığını ancak aynı konularda geçmişte neler söylediğinin sorgulanmadığını belirterek, dün Başbakan Erdoğan'ın buzdolabı satışlarının arttığını ifade ederek ekonominin ne kadar iyi olduğunu anlattığını söyledi. Vural,
"Başbakan bu sefer de buzdolabı satışlarından bir hikmet çıkarmaya çalışmış Türkiye
tarihinin cari açık rekorunu kırıyor, memurların ne kadar zam alacağı hala belli değil, emeklilere vermişler 5.8'lik bir zam, asgari ücretliye yüzde 3 artı 3 zam Ama durum iyi. Niye? Buzdolabı satışı artmış. Bütün bu değerlendirmeler başbakanın artık ustalık değil emeklilik dönemi yaşadığını gösteriyor. Sanki emekli olunca beyaz eşya bayiliği yapıyor gibi bir havadaydı" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın daha önce kredi kartı mağdurları için, 'bunlar kredi kartı mağduru değil, tüketim mağdurları. Kusura bakmayın, onlara da dürüst gözüyle bakmıyorum' dediğini belirten Vural, Master Card verilerine göre Türkiye'deki buzdolabı satışlarının yüzde 55'inin kredi kartıyla yapıldığını söyledi. Vural, "Başbakan, 'bunlar tüketim mağduru, dürüst değil' dediği adamların harcamalarını şimdi de Türkiye'nin gelişmişliği olarak ortaya koyuyor. Bu yorumu duyunca siz de buz kesilmez misiniz? Herhalde
elinizde olsa, kredi kartı mağdurları birer tane kar topu yapıp başbakanın kardan adamına atmak isterler" diye konuştu.
Vural, Başbakan Erdoğan'ın dünkü konuşmasında 'ihracatta rekor kırdık' ifadelerini de eleştirerek, "İhracatta rekor kırdık dediği Türkiye'de ihraç edilen malların yüzde 80'inin ithal mal olduğunu unutmuş görünüyor. İhracat artışının iki katı ithalat artışı söz konusu, bundan söz etmiyor" dedi.
Devlet bir söz verdiğinde bunu tutması gerektiğini belirten Vural, Başbakan Erdoğan'ın 3 Ocak 2012 tarihindeki grup toplantısında 'bu ayın sonunda Van'da çadırda kimse kalmayacak' dediğini hatırlattı. Dün Van'da çekilmiş çadır kent fotoğraflarını gösteren Vural, "Çadır kentler duruyor yerinde. Ne oldu devletin sözü ya? Devlet sözünü verdi mi tutması gerekiyor" dedi.
Dün Başbakan Erdoğan'ın siyaset ahlakından dem vurduğunu ifade eden Vural, "Sayın Başbakan'ın söyledikleri kuyrukluyu geçti artık. Allah'ını seversen, NATO Genel Sekreteri Rasmussen'den NATO Genel Sekreteri olmaz deyip, sonra evet diyen; füze kalkanının düğmesi bizde olmalı deyip düğmeyi NATO'ya teslim eden; 'Libya'da NATO'nun ne işi var' deyip, sonra bunun yolunu açan Bunlar neydi, beyaz yalanlar mı?" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın dün, 'Biz Irak'ın içişlerine karışmıyoruz. Bize davet geldiğinde Iraklı kardeşlerimiz girmemizi istemediği için girmedik' dediğini belirten Vural, "2006'da ne diyor? 'Keşke 1 Mart'ta Irak'a girseydik, buna inanarak söylüyorum, şu andaki olumsuz tablo olmayacaktı'. Hangi birisini eleştirelim, hangi Recep Tayyip Erdoğan?. Kalfalık, ustalık, çıraklık dönemleri birbirinden farklı. Al birini vur ötekine. Bugün geldiğimiz noktada dünkü grup toplantısında söyledikleri de siyasi ahlakın
sonuçlarından biridir" diye konuştu.
"BAŞBAKANIN ARGO TERİMLER SÖZLÜĞÜ"
Vural, ayrıca Başbakan Erdoğan'la ilgili hazırladığı, 'Başbakan Erdoğan'ın Üslubu-Argo Terimler Sözlüğü' ve "Çelişkiler Yumağında Yönetilemeyen Türkiye-AKP Dün Ne Dedi Bugün Ne Diyor, ya Yarın' başlıklı çalışmasını da göstererek, fikir haklarını ihlalden kendisi hakkında soruşturma açılabileceği için bunları kitap olarak bastıramadığını söyledi.
Vural, "Başbakan, konuşmalarıyla siyasetçilere yakışmayacak şekilde argo terimlerin müellifi olarak tarihe geçen bir kimsedir" dedi.
"SPORUN ÜZERİNDEN SİYASET DEVŞİRMEYE ÇALIŞMASINLAR"
Türkiye Futbol Federasyonu'ndaki istifalarla ilgili soruları da cevaplandıran Vural, "Türkiye'de gerçekten hayatımızın her alanına müdahale eden bir siyaset anlayışı var. Şu kameraları, televizyonları bile tek renkli hale getirme çalışan, bize tabldot yedirmeye çalışan spora da siyaset bulaştı. Başbakan federasyon başkanı seçimlerinde ne kadar girdi devreye. Siyasetin spora müdahalesinin getirdiği sonuçlar olarak görüyorum. Türk futbolu maalesef siyasetin spora bulaşmasının sıkıntılarını çekmektedir"
dedi.
Vural, tek isteğinin, sadece renklere aşık tarafların konuştuğu, siyasetin müdahil olmadığı bir futbol olduğunu belirterek, "Ama bütün federasyonların hepsi AKP eliyle siyasete bulaştırılmak istenmiştir" dedi.
Bir Galatasaraylı olarak süreci nasıl değerlendirdiği ve Fenerbahçe'ye haksızlık yapıldığını düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine ise Vural, "Zamanlamalar itibariyle sürecin arkasında başka güçler olduğu kanaati var. Birileri sürece müdahil olmuş. Bu süreci spor hukuku kendi içinde çözmelidir. Operasyonun zamanlanması, şike yasasının vetosu 58. maddenin değişme süreci, federasyon seçimleri; hepsinde AKP'nin parmağı yok muydu?" dedi.
Vural, Başbakan Erdoğan'ın süreçlere müdahale ettiğini savunarak, "Başbakanlık masasında spor yapılmaz, spor yönetilmez. Yeşil sahalarda spor olacak" dedi. - ANKARA