Milli İradeye Saygı Mitingi

Son Güncelleme:

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan.(2) "Olayın aslı Gezi Parkı mı? Bunların hepsini sizlere, belgelerle belli bir süre içinde hepsini açıklayacağız, merak etmeyin."

- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan: (2)


-"Olayın aslı Gezi Parkı mı? Bunların hepsini sizlere, belgelerle belli bir süre içinde hepsini açıklayacağız, merak etmeyin. Bu işin kaynağı neresi, bunları göreceksiniz. Bu iş, dışarıda ve içeride koordineli olarak yürüyen bir süreçtir. Hepsi belgeleriyle elimizde. Bu ihanet şebekesini milletimize tanıtacağız. Bunları milletimin bilmesi lazım"


-"Bizim millet olarak öyle bir direniş tarzımız vardır ki tüm direnişleri bastırır, tüm oyunları bozar, tüm tuzakları altüst eder. Biz, duada yakarışla direniriz, sükut ederek, susarak, sabrederek, 'Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler' diyerek direniriz ama onlar bunu anlamaz. Biz, 27 Mayıs'ın karanlığını işte böyle bir direnişle aştık, 12 Eylül'ü, 28 Şubat'ın, 27 Nisan'ın karanlığını işte böyle bir direnişle aştık. Birileri gibi sokaklara dökülenlerden olmadık. Birileri gibi eline taş alan, molotofkokteyli alanlardan, sapan alanlardan olmadık, birileri gibi gece yarılarına kadar kornalarına basarak gürültü kirliliği yapanlardan olmadık, tencere tava çalarak komşusunu rahatsız edenlerden olmadık. Bunlar mı çevreci, bunun adı gürültü kirliliği"


-"Polisimize, başında maalesef milletvekili sıfatı bulunan bir CHP'li tarafından en ahlaksız, edepsiz şekilde dil uzattılar, sabrettik. Başörtülü kızlarımıza el uzattılar, sabrettik, sabrediyoruz. Okullara sokmadılar, üniversitelere sokmadılar, eğitim-öğretim özgürlüğünü ellerinden aldılar ama onlar sabrettiler. Camilerimize ayakkabılarıyla girdiler, camilerimizde içki içtiler, sabrettik, sabrediyoruz. Duvarlara hakaretler yazdılar, sabahlara kadar azgınca küfrettiler, şahsım da dahil olmak üzere hep küfrettiler, ama sabrettik. Niye? Çünkü biliyoruz ki kem söz sahibinindir. Bunun hesabını yargıda soracağız. 8 ay sonra milletin önüne sandık gelince işte orada hesabı soracağız"


-"Bize, yani bu göründüğünüz millete 27 Mayıs'ta bu oyunu oynadılar. Biz o oyunun hesabını hukukla sorduk, demokrasiyle sorduk, sandıkla sorduk. Unutmayın bize 12 Mart'ta, 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta bu oyunu oynadılar, Oralarda da hesabımızı yine sandıkta sorduk, ama hukuk içinde, demokrasi içinde, ahlak ve edep içinde sorduk. İnşallah bu hukuksuzluğun, şiddetin, sandık tanımazlığın hesabına da yine 8 ay sonra demokrasi içinde ahlak ve edebimizle sandıkta soracağız"


Erdoğan, AK Parti Ankara İl Teşkilatınca Sincan pazaryerinde "Büyük Oyunu Bozmaya Haydi Tarih Yazmaya" sloganıyla düzenlenen Milli İradeye Saygı Mitingi'nde konuştu.


Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:


"Bizim millet olarak öyle bir direniş tarzımız vardır ki tüm direnişleri bastırır, tüm oyunları bozar, tüm tuzakları altüst eder. Biz duada yakarışla direniriz, sükut ederek, susarak, sabrederek, 'Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler' diyerek direniriz, ama onlar bunu anlamaz. Biz, 27 Mayıs'ın karanlığını işte böyle bir direnişle aştık, 12 Eylül'ü, 28 Şubat'ın, 27 Nisan'ın karanlığını işte böyle bir direnişle aştık. Birileri gibi sokaklara dökülenlerden olmadık. Birileri gibi eline taş alan, molotofkokteyli alanlardan, sapan alanlardan olmadık, birileri gibi gece yarılarına kadar kornalarına basarak gürültü kirliliği yapanlardan olmadık, tencere tava çalarak komşusunu rahatsız edenlerden olmadık. Bunlar mı çevreci, bunun adı gürültü kirliliği. Çevrecilikte gürültü kirliliği var, çevrecilikte görüntü kirliliği var. Bunların neresi çevreci? Bunların derdi başka. Çapulcudan çok rahatsız olmuşlar. Dedim ki bana gelenlere, bak dedim size ben Türk Dil Kurumunun lügatından okuyorum, düzeni bozma gayreti içerisinde olanlara çapulcu denir. Aynı zamanda kamu düzenini bozmaya çalışmak suçtur. Hukuku söylüyorum. Eğer demokratik, laik, parlamenter bir hukuk devletinin içerisindeysek, kusura bakma. O zaman bu kurallara uyacaksın, hukuka uyacaksın. Sen 'Bu benim hakkımdır' diyerek hakkıma zulmedemezsin. Benim hakkımı gasbetmeye çalışamazsın."


Kendilerinin, belediye otobüslerini yakan, otobüs duraklarını yakan, parçalayan, insanların evlerine, araçlarına, dükkanlarına  zarar verenlerden olmadıklarını ifade eden Erdoğan, "12 tane parti teşkilatımız yakıldı, yıkıldı, parti teşkilatı sana ne yaptı? Hani demokrasi diyordunuz, hani hak, hukuk diyordunuz. Ben özellikle başta Taksim meydanı olmak üzere ülkemin değişik yerlerinde olanlara sesleniyorum. Sizin demokrasi anlayışınız bu mu? Sizin özgürlük anlayışınız bu mu? Olayın aslı Gezi Parkı mı? Bunların hepsini sizlere, belgelerle belli bir süre içinde hepsini açıklayacağız, merak etmeyin. Bu işin kaynağı neresi, bunları göreceksiniz. Bu iş, dışarıda ve içeride koordineli olarak yürüyen bir süreçtir. Hepsi belgeleriyle elimizde. Bu ihanet şebekesini milletimize tanıtacağız. Bunları milletimin bilmesi lazım" diye konuştu.


AK Parti iktidarı olarak milletin kılık kıyafetine, sakalına, bıyığına bakıp, ağzındaki duaya, alnındaki secde izine bakıp insanları horlayanlardan, aşağılayanlardan, daha da ileriye gidip alçakça onlara şiddet uygulayanlardan olmadıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:


"Başörtülü bir bayan araba sürüyor değil mi? Arabaya vuruyorlar. Başörtülü bir bayan yavrusuyla beraber eşini bekliyor, ona saldırıyorlar, taciz ediyorlar ve başörtüsünü alıp 6 aylık çocuğunun aracıyla beraber orada tekmeyle yerde süründürüyorlar. Allah aşkına, sizin özgürlük anlayışınız bu mu? Bu nasıl özgürlükçülük, bu nasıl adaletten, haktan yana olmak? İşte bu topluluk var ya, bu yanlışa bugüne kadar düşmedi. İşte şu toplulukta Türkiye'nin özeti var, başı açığı da burada başörtülüsü de burada, el ele, omuz omuza, hep birlikte Türkiye.


Polisimize el uzattılar, sabrettik, sabrediyoruz. Polisimize, başında maalesef milletvekili sıfatı bulunan bir CHP'li tarafından en ahlaksız, edepsiz şekilde dil uzattılar, sabrettik. Başörtülü kızlarımıza el uzattılar, sabrettik, sabrediyoruz. Okullara sokmadılar, üniversitelere sokmadılar, eğitim-öğretim özgürlüğünü ellerinden aldılar ama onlar sabrettiler. Camilerimize ayakkabılarıyla girdiler, camilerimizde içki içtiler, sabrettik, sabrediyoruz. Duvarlara hakaretler yazdılar, sabahlara kadar azgınca küfrettiler, şahsım da dahil olmak üzere hep küfrettiler, ama sabrettik. Niye? Çünkü biliyoruz ki kem söz sahibinindir. Bunun hesabını yargıda soracağız. 8 ay sonra milletin önüne sandık gelince işte orada hesabı soracağız. Çocukları, yaşlıları, kadınları rahatsız ettiler. Bütün bunlara karşı sabrettik, sabrediyoruz."


-"Hesabını yargıda soracağız"


Başbakan Erdoğan, "Bir kere tüm bu vandallıkların, tüm bu insanlık dışı hareketlerin hesabını yargıda soracağız. Bunu eğer takipsiz bırakırsak bu da olmaz. Yargıda soracağız. Ayrıca 8 ay daha sabredeceğiz. 8 ay sonra milletin önüne sandık gelince bunlardan hesabı işte orada soracağız" dedi.


"Buna hazır mıyız" diye soran Erdoğan, vatandaşlardan da "hazırız" yanıtını aldı. Kapı kapı dolaşacaklarını anlatan Erdoğan, "İnşallah sandıkları patlatacağız, ona göre, AK Parti ile inşallah. Ben size inanıyorum, ben size güveniyorum ve bunu halledeceğiz" şeklinde konuştu.


Türkiye'de 17 gündür ibretle izledikleri, tarihe de bu şekilde kaydedilecek bir süreç yaşadığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Meselenin çıkış yeriyle geldiği nokta maalesef çok farklı. Her çevreden, çok farklı insanlar geldiğinde bir şey konuştular. Dediler ki: 'Gezi Parkı.' Bunların çoğu aslında Gezi Parkı'nı bilmez, daha yeni öğrendiler. Şimdi Gezi Parkı demeye başladılar. Yani biz Taksim'de Gezi Parkı'na gelen o saf, temiz kardeşlerimi, samimi niyetle orada olan kardeşlerimi hadi kabulleniyorum, eyvallah. Fakat bunu anlıyorum da ortada henüz bir şey yokken bu genç kardeşlerimin orada birileriyle bulunmasını anlayamıyorum. Çünkü ne ihale var, ne atılan bir adım var, ne yapılan, yapılmakta olan bir şey var. Acaba niye buraya geldiler? Çevre duyarlılığıyla ortaya çıkan kardeşlerimi diğerlerinden ayırıyorum. Onların hissiyatlarına, onların taleplerine saygı duyduğumu kendilerine ifade ettim, kaç kez. Ama iş daha ilk günden itibaren çevre duyarlılığınının ötesinde çok başka bir noktaya doğru gitti, oraya götürüldü. Orada illegal örgütler vardı."


-"Biz dualarımızla, emeğimizle, demokrasiyle, sandıkla direniriz"


Gezi Parkı perdesinin gerisinde çok farklı hesapların devreye sokulduğunu, çok farklı oyunların sahneye konulduğunu dile getiren Erdoğan, bu konuda ulusal medyanın bir kısmının yalan haberlerle, iftirayla, provakasyonla her türlü ilkesizliği sergilediğini söyledi.


Uluslararası medyanın aynı şekilde her türlü ikiyüzlülüğü sergilediğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:


"Kimi siyasetçiler fiilleriyle, söylemleriyle, eylemcilere para vererek, dilenci mi onlar hani eylemciydi, eylemcilere para vererek, sokakta polisimize küfrederek bir mezhep çatışması çıkarmak için her türlü tahriki yaptılar. Sosyal medyada sahte hesaplar üzerinden, yalan haberler yayılmak suretiyle akıl almaz provakasyonlar gerçekleştirildi. Sokaklarda, caddelerde, anlaşılır gibi değil, çadırların içinde ve dışında, milletin değerleriyle örtüşmeyen, milletin edep ve adabıyla örtüşmeyen nice görüntüler yaşandı. Biz bunların hiçbirine aynı yöntemlerle mukabele etmedik, etmeyiz. Çünkü biz yakıp yıkarak, kırıp dökerek, yalanla, iftirayla bu yola koyulmadık. Biz dualarımızla, emeğimizle, alın terimizle, hukukla, demokrasiyle, sandıkla direniriz.


Bize, yani bu göründüğünüz millete 27 Mayıs'ta bu oyunu oynadılar. Biz o oyunun hesabını hukukla sorduk, demokrasiyle sorduk, sandıkla sorduk. Unutmayın bize 12 Mart'ta, 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta bu oyunu oynadılar, Oralarda da hesabımızı yine sandıkta sorduk, ama hukuk içinde, demokrasi içinde, ahlak ve edep içinde sorduk. İnşallah bu hukuksuzluğun, şiddetin, sandık tanımazlığın hesabına da yine 8 ay sonra demokrasi içinde ahlak ve edebimizle sandıkta soracağız"


Başbakan Erdoğan, "Soracağız değil mi, buna hazır mıyız" diye sorduğu vatandaşlardan "evet" yanıtını alınca, "Öyleyse durmak yok, o kadar. Vakardan da taviz vermeyeceğiz, ağır başlılıktan taviz vermeyeceğiz, tahriklere kulak asmayacağız. Sabredecek, bekleyecek, böyle direnecek ve inşallah zaferi bir kez daha kucaklayacağız" dedi.


Erdoğan, vatandaşlara şöyle seslendi:


"Sevgili Ankaralılar, siz hafta başında da bir başkaydınız. Bizleri havaalanından aldınız ve başkentin merkezine kadar yüzbinler, yollarda bir başka götürdünüz. Sizin o heyecanınız, o aşkınız, o sevdanız unutulur gibi değil. Bize nasıl bir oyun oynadıklarını, bize nasıl bir tuzak kurduklarını çok iyi görmenizi istiyorum. 17 gündür bu medya, bu siyasetçiler, bu sosyal medya, bilinçli şekilde meselenin aslını gizliyor. Israrla ağaç diyerek, çevre diyerek konuyu saptırmaya çalışıyorlar. Yapılan hukuksuzluğu, yapılan şiddeti, yapılan tahribi bu şekilde örtmek istediler. Çevre hassesiyetini amacından saptırarak, bu masum talebin arkasına sığınarak büyük bir tertibin, büyük bir siyasi provakasyonun peşinde oldular. Hesap çok başka, oyun çok başka, tuzak bambaşka."


MHP'lilere de teşekkür eden Erdoğan, "Bu yürüyüşe verdikleri destek sebebiyle teşekkür ediyorum. Sağolsunlar, varolsunlar. İnşallah bu yürüyüş, birlikte kararlılıkla yürüyecek. Gerçekten çok teşekkür ediyorum, sağolsunlar, varolsunlar" diye konuştu.


- Ankara

Kaynak: AA