Mısır ve Suriye'deki Katliamlara Tepkiler

Son Güncelleme:

Mısır'daki darbe karşıtlarına yönelik katliam ile Suriye'deki kimyasal silah saldırısı Şanlıurfa, Adıyaman ve Elazığ'da protesto edildi.

Mısır'daki darbe karşıtlarına yönelik katliam ile Şam'daki kimyasal silah saldırısı, cuma namazı sonrasında sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar tarafından protesto edildi


Şanlıurfa'da cuma namazının ardından Balıklıgöl yerleşkesinde toplanan kalabalık, üzerinde Seyit Kutup, Hasan El Bena ve Muhammed Mursi'nin fotoğraflarının bulunduğu döviz ve pankartlar açarak, Suriye ile Mısır halkı lehine sloganlar attı. Grup, tekbir ve sloganlar eşliğinde Topçu Meydanı'na kadar yürüdü.


Grup adına konuşan Verenel Derneği Başkanı Ahmet Sevim, Suriye ve Mısır'da mazlum halka yönelik katliamlar yapıldığını belirtti.


Bu katliamların hesabının er ya da geç sorulacağını ifade eden Sevim, şunları kaydetti:


"İslam'ın olduğu bütün coğrafyalarda kan ve gözyaşı var. Bu gözyaşını durdurmak yine Müslümanların üzerine farzdır. Siz ne kadar Mısır'a yakınsanız Allah'a o kadar yakınsınız. Siz ne kadar Suriye'ye yakınsanız Resulullah'a o kadar yakınsınız. Çünkü Peygamberimiz şöyle buyurur, 'Müslümanın derdiyle dertlenmeyen, bizden değildir."


Yapılan duanın ardından grup üyeleri dağıldı.


Adıyaman


Adıyaman'da çok sayıda sivil toplum kuruluşu öncülüğünde biraraya gelen vatandaşlar, cuma namazı sonrası Ulu Cami önünde toplanarak Demokrasi Parkı'na kadar yürüdü. Burada gıyabi cenaze namazı kılan katılımcılar, Suriye'deki ve Mısır'daki katliamları protesto eden pankartlar taşıdı, "Rabia" işareti yaptı, bu işaret bulunan tişörtler giydi.


Platform adına açıklama yapan Mazlumder Şube Başkanı Abdurrahman Yıldırım, batı ülkelerinin katliamlara sessiz kaldığını söyledi.


Dünyanın katliamlara sessiz kalmasının kabul edilemeyeceğini dile getiren Yıldırım, "Bunun nedeni Müslüman kanının dökülmesidir. Bunlar Müslüman olmasa bu katliamlar yaşanmazdı. Bu katliama sessiz kalanlar tarihe kara bir leke olarak yazılacaktır" diye konuştu.


Konuşmanın ardından bir süre slogan atan grup, sessizce dağıldı.


-Elazığ


İzzetpaşa Camisi avlusunda cuma namazı sonrası toplanan grup, Mısır ve Suriye'deki katliamlarda ölen siviller için gıyabi cenaze namazı kıldı.


Elazığ İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği Başkanı Hüsamettin Gül, namazın ardından kentteki sivil toplum kuruluşları adına yaptığı açıklamada, İslam coğrafyasındaki kan ve gözyaşından herkesin sorumlu olduğunu belirtti.


Mısır'daki katliamla, Muhammed Mursi'ye 1 yıl tahammül edemeyenlerin gerçek yüzlerinin görüldüğünü ve baltacı Sisi'nin Mısır'ın son firavunu olduğunun tescillendiğini ifade eden Gül, darbeciler için insan hakları ve özgürlüğün önemli olmadığını söyledi.


Onların tek derdinin menfaat, kaba kuvvet ve sömürgecilik olduğunu dile getiren Gül, şunları kaydetti:


"Bu zalimler ve onlara arka çıkanlar, bir damla petrol için bin insanı öldürmekten çekinmezler. Binlerce masumun katledilişine göz yummaktan çekinmezler. Ülkeleri işgal etmekten çekinmezler çünkü onlar kandan ve kaostan beslenirler. Bütün bu gelişmeler gösteriyor ki egemen güçlerin en büyük yalanı demokrasidir. Onlar açısından demokrasi halkın sadece onlar gibi düşünen birilerini  seçtiği bir tercih biçimidir."


Siyonistler ve işbirlikçileriyle mücadelede tek çarenin İslam aleminin bir ve beraber olması olduğunu belirten Gül, onların da tek korkusunun Müslümanların birleşip vahdeti oluşturması olduğunu söyledi.


Gül, " Türkiye'de 28 Şubat neden yapıldıysa, Mısır'daki darbe de ondan yapılmıştır. Halka karşı, halkın iradesine karşı tanklar neden yürütüldüyse, Mursi'ye karşı ondan yürütülmüştür. İslam aleminin temel problemi, bağımsızlık problemidir. Mısır meydanlarında direnen milyonlarca kardeşimiz sadece Mısır için değil, Filistin için de Suriye  için de Türkiye  için de Ortadoğu için de direniyor" diye konuştu.


Gül ve vatandaşlar, basın açıklamasının ardından Mısır ve Suriye'deki katliamlarda ölen siviller için dua etti.


TSO Başkanı Şekerdağ, Suriye'deki katliamı kınadı.


Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Ali Şekerdağ, yaptığı yazılı açıklamada, Suriye'deki insanlık dramını, Türkiye'nin uzun bir süreden beri dünya kamuoyuna duyurmaya çalıştığını ancak tüm çağrılara rağmen dünyanın bu drama sessiz kaldığını belirtti.


Dini, ırkı, milliyeti ne olursa olsun masum insanların katledilmesinin insanlık suçu olduğunu vurgulayan Şekerdağ, şunları kaydetti:


"Kendi coğrafyamızda ve Müslüman bir ülkede yaşanan bu dram bizleri derinden üzmekte ve endişelendirmektedir. Kendi vatandaşını kimyasal silahlarla kadın, çocuk, ihtiyar demeden katleden Suriye rejimine artık dünya kamuoyunun 'dur' demesi ve Türkiye'yi yalnız bırakmaması gerekmektedir. Bu düşüncelerle, bu insanlık ayıbının bir an önce dindirilmesi ve tüm suçluların en ağır şekilde cezalandırılması beklentilerimizle, Suriye rejimini bir kez daha nefret ve şiddetle kınadığımızı belirtmek istiyorum." - Gaziantep

Kaynak: AA