Müsiad 23. Olağan Genel Kurulu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hatırlayın bir zamanlar SSK'nın başında kim vardı?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hatırlayın bir zamanlar SSK'nın başında kim vardı? Kim vardı? Şimdi bol keseden atıp tutuyor. Suçlu kim? Hemen uyduruyor. 'Suçlu o zamanki siyasiler' diyor. Yani o siyasinin genel müdürü olarak beyefendinin hiç suçu yok" dedi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) 23. Olağan Genel Kurulu, Haliç Kongre Merkezi'nde yapıldı.
Kongrede konuşan Erdoğan, bugüne kadar MÜSİAD çatısı altında görev yapanlara teşekkür ederek, MÜSİAD'ın, Türkiye'nin ekonomisine, üretimine, istihdamına olduğu kadar demokrasisine de çok önemli katkılar yaptığını söyledi.
Erdoğan, "Ben TÜSİAD ile ilgili herhangi bir şey bugün söylemeyeceğim. Gerekenleri zaten başkan söyledi. Zaman kaybetmeyelim, iltifat olur" dedi.
Milletin bağrından çıkan ve orada meşru nema bulan MÜSİAD'ın bugün de aynı şekilde yola devam ettiğini belirten Erdoğan, "Her ne pahasına olursa olsun değil, helalinden kazanmayı sadece kendiniz için değil, ülkemiz ve milletimiz için çalışmayı ilke edindiğiniz için her birinizi kutluyorum" diye konuştu.
Türkiye ile birlikte dünyanın dört bir yanında bu doğrultuda koşturan, mücadele veren her MÜSİAD'lıyı, "bugünün alperenleri ve dervişleri" olarak gördüğünü belirten Erdoğan, "Emeğinizle, üretiminizle, ticaretinizle daha önemlisi örnek hayatınızla çok önemli bir görev ifa ediyorsunuz. Ekonomideki önemli rolünüz yanında, milletimizin bu coğrafyadaki bin yıllık medeniyet davasına verdiğiniz katkıyla da her türlü takdiri ve teşekkürü hak ediyorsunuz. Allah yar ve yardımcınız olsun" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 2003 yılının başından bugüne kadar elde ettiği başarının sırrını "Sürekli üretimi artırmak, büyümeyi desteklemek yani pastayı büyütme yönünde çalışmak" olarak açıkladı.
Bunun için yanlarına iş adamlarını alıp, dünyanın dört bir yanını adeta karış karış dolaştıklarını anlatan Erdoğan, "Bu gaye ile 'Acaba Türkiye'ye ilave ne kazandırabiliriz' diye gece gündüz çalıştık. Kökenine, meşrebine bakmaksızın ülkemizin geleceği için taş üstüne taş koyan herkesi bunun için destekledik. 'Bu beyaz Türktür, bu zengin Türktür' demedik. Bu milletin vatandaşı olan her bir ferdine aynı şekilde yaklaştık. Uluslararası sermayeyi, küresel girişimcileri Türkiye'ye çekmek için bizzat uğraştık, bizzat mesai harcadık" görüşünü dile getirdi.
Bu şekilde Türkiye'nin dolardaki kur artışına rağmen Gayrisafi Yurtiçi Hasılası'nı 230 milyar dolardan 800 miyar dolara çıkardıklarını aktaran Erdoğan, artan gelirden, ortaya çıkan zenginlikten milletin her kesiminin faydalanabilmesini sağladıklarını söyledi.
"Böyle yanlış tipler seçilmiş"
Girişimcinin önünü açtıklarını, yatırımları teşvik ettiklerini, ücretlilerin gelir düzeyini yükselttiklerini anlatan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"2002 yılında ülkemizde net asgari ücret 184 liraydı. Bu yılın ocak ayı itibarıyla bu rakam, 849 lira oldu. 5 katın üzerinde bir artış var. Ortalama memur maaşı 2002 yılında 578 lira iken bu rakam 2015 Ocak ayı itibarıyla 2 bin 481 liraya çıktı. Burada 4 kattan fazla bir atış söz konusu. 2002 yılında en düşük Emekli Sandığı emeklisi maaşı 377 liraydı. Bugün bu rakam bin 351 liraya ulaştı. 3,5 kattan fazla artış var. SSK işçi emeklilerinin en düşük emekli maaşı, 257 liradan 1072 liraya yükseldi. Hatırlayın bir zamanlar SSK'nın başında kim vardı? Kim vardı? Şimdi bol keseden atıp tutuyor. Suçlu kim? Hemen uyduruyor. 'Suçlu o zamanki siyasiler' diyor. Yani o siyasinin genel müdürü olarak beyefendinin hiç suçu yok. Siyasetçi kiminle çalışır, bürokratıyla çalışır, teknokratıyla çalışır. Demek ki yanlış yapmış. Sizler gibi eksik, yanlış adamı bulmuş ve bundan dolayı da çok ağır bedel ödemiş, iktidar kaybetmiş. Bürokratıyla siyasetçi güç kazanır. Eğer o bürokrat yanlışsa, sakatsa, eksikse iktidarlar kaybolur gider. Tabi burada da seçmede bir hata yapılmış. Böyle yanlış tipler seçilmiş."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bağ-Kur'lu esnafın en düşük emekli maaşının 149 liradan 869 liraya yükseldiğini, neredeyse 6 katlık bir artışın olduğunu belirterek, "Bu rakamlara bin liranın altındaki emekli maaşlarına seyyanen 100 lira artış yapan, 1000 lira ile 1100 liranın arasındaki maaşları da 1100 liraya yükselten son düzenleme dahil değil. Temmuz ayında yürürlüğe girecek bu düzenlemeyle bilhassa düşük maaş alan emeklilerin gelirlerindeki artış oranı çok daha yüksek düzeylere ulaşır" diye konuştu.
"Şu anda bir panayır yeri açıldı"
Türkiye'nin zenginleşmesinin, büyümesinin tüm kesimlere yansımalarının sadece bunlardan ibaret olmadığını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Burada bir ciddi değerlendirme yapmamız lazım. Şu anda bir panayır yeri açıldı. Geçmişte de vardı bu panayır yerleri. Bir veriyorsa, beş vereceğim diyenler, iki vereceğim diyenler. İki daire, iki anahtar dağıtanlar. Hep biz bunları, bu ülkede yaşadık değil mi? Ekranları başında bizleri izleyen sevgili vatandaşlarıma özellikle bunları duyurmak istiyorum. Ben şu anda herhangi bir partinin genel başkanı değilim ama sorumluluk makamında olan bir Cumhurbaşkanıyım. Cumhurun başkanıyım. Gördüğüm yanlışlar varsa, bunları uyarma gibi de bir görevim var. Bu benim tarafsızlığımın da gereğidir. Tarafsızlığım zaten bunu gerektirir. Çünkü ortada bakıyorsunuz bir cinayet var. Seyir mi edeceğiz? Yoksa müdahale mi edeceğiz? Müdahale etmeye mecburuz. Üniversite öğrencileri sadece 45 lira burs veya kredi alıyordu. Ocak ayıyla 330 liraya yükseldi. Bu destek değil mi? 65 yaş maaşı neydi biliyor musunuz 2002'de? 24 lira. Ocakta 145 lira oldu. Bu destek değil mi? Temmuz ayı itibarıyla 200 liraya çıkıyor. Muhtar aylıkları neydi biliyor musunuz? 97 lira. Şimdi 904 liraya çıktı. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. Bir de bu dönemde yeni başlatılmış uygulamalar var. Eşi vefat etmiş hanımlara iki ayda bir olmak üzere 500 lira ücret veriyoruz. Oğlu veya eşi askere gitmiş muhtaç durumdaki ailelere bu süre içinde ayda 250 liralık bir ödeme yapılıyor. Bunlar Başbakanlığım döneminde başlatılmış olan destekler. Bunlar ne? Bunlar destek değil mi? Şu anda bu bol keseden atanların zihniyetlerinin iktidar olduğu dönemleri yaşadık biz bu ülkede. Böyle bir şey olmadı. Engelli çocuklara zerre kadar ellerini uzatmadılar. Biz engelli çocuğuna evinde bakan muhtaç durumdaki ailelere, engellilik durumuna göre ayda 291 ile 437 lira arasında bir destek sağladık. Şimdi daha da artacak. Sosyal yardımlar kapsamındaki bu tür ödemelere ilişkin örnekleri de çoğaltmak mümkün."
(Sürecek)