"O Kamp Hala Kapkaranlıktır"
CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, CHP heyetinin Hatay'da mülteci kampına alınmamasına ilişkin konuştu.
CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, CHP heyetinin Hatay'da mülteci kampına alınmamasına ilişkin "O kamp hala kapkaranlıktır" vurgusu yaparak, "Bu hükümetin Suriye ve Orta-Doğuda izlediği dış politikayı acilen değiştirmesi gerekmektedirCHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, CHP heyetinin Hatay'da mülteci kampına alınmamasına ilişkin "O kamp hala kapkaranlıktır" vurgusu yaparak, "Bu hükümetin Suriye ve Orta-Doğuda izlediği dış politikayı acilen değiştirmesi gerekmektedir. Aksi takdirde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin dış politikada ana düsturu olan 'Yurtta Sulh, Cihanda sulh' ilkesi yerle yeksan olacaktır" dedi.
Konuya ilişkin bir yazılı açıklama yapan Güneş, şu konulara yer verdi:
"Sayın Davutoğlu'nun açıklanmasından sığınmacıların farklı niteliklere göre ayrı kamplara konulması nedeni anlaşılamamıştır. Bir ülkeye sığınan asker artık o ülke nezdinde sivildir ve diğer sığınmacılardan hiçbir biçimde farklı muameleye tabi tutulamaz. Sığınma kamplarındakilerle görüşme elbette bu kişilerin oluruna bağlıdır. Ancak biz ısrarla AFAD yetkililerine sığınmacılarla görüşmek istemediğimizi sadece yetkililerden bilgi almak istediğimizi belirttik. Kaldı ki, bizim görüşme talebimiz olsaydı belki de sığınmacılar olumlu karşılayacaklardı. Yetkililer bunu sığınmacılara sordu mu? Daha da öte yetkililere basın mensuplarını dışarıda bırakarak kampa girmeyi önerdik. Onu da kabul etmediler.
Sayın Davutoğlu'nun açıklanmasıyla bu kampın karanlık yüzü hala aydınlanamamıştır. Batı basınında bu kampla ilgili iddialar vardır. Bir milletvekilinin kendi ülkesinde bulunan herhangi bir sığınma kampını ziyaretini engeller hiçbir uluslararası hüküm ya da anlaşma yoktur. Türkiye'nin imzaladığı sözleşmelerde ise özellikle yoktur! Sayın bakan dürüst olsun ve bunu uluslararası hukuka dayandırmasın."
-"HALKIN ÖĞRENME HAKKI VARDIR"-
Batı medyasında uzun süredir Türkiye'nin Suriye'deki silahlı mücadele içinde olan muhaliflere destek verdiği, silah sağladığı ve kendi sınırlarında eğitim verildiği yönünde iddiaların gündeme geldiğinin altını çizen Güneş, "Bunun doğru olup olmadığının Türkiye'de halkın öğrenme hakkı vardır. Milletvekili de bu konuda görev yapar. Bu anlamda AFAD benim halka karşı görevimi de engellemiştir" diyerek şöyle devam etti:
"Bu konu son derece önemli, çünkü; Cumhuriyet tarihinde ilk defa Türkiye'de bir hükümet, bir başka ülkenin telkinleriyle komşusuyla olan ilişkisini düzenlemektedir. Bu şimdiye dek hiç olmamıştır. Clinton ile Davutoğlu neredeyse her hafta görüşerek Suriye'nin geleceğini tasarlamaktadır. Cumhuriyet tarihinde ilk defa Türkiye'de bir hükümet, bir başka ülkenin içişlerine karışmaktadır. Bu şimdiye dek hiç olmamıştır. Cumhuriyet tarihinde ilk defa Türkiye'de bir hükümet, o ülkenin içini karıştırmakla, özellikle de Müslümanların (insanlık dışı biçimde) birbirlerini kırmasını desteklemekle suçlanmaktadır. Bu şimdiye dek hiç olmamıştır.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa Türkiye'de bir hükümet, komşusuna silah sevk ettiği yahut buna yol verdiği, o ülkede savaşanları da kendi ülkesinde eğittiği savunulmaktadır. Bu şimdiye dek hiç olmamıştır. Başbakan Yardımcısı Sayın Arınç CHP heyetinin provokatif olduğunu iddia etmiş ve neden özellikle generallerin bulunduğu bir kampı ziyaret etmek istediğimize dikkat böylesi çekmiştir.. Biz sosyal demokratlara göre bir generalle başka bir insan arasında hiç bir fark yoktur. Zaten ziyaret öncesi kampın böylesi bir karanlık özelliği olduğunu bilmiyorduk. Sayın Arınç'ın CHP heyetinin maksat isnadını kendisine yakıştıramadım, ayıpladım."
Hükümet yetkililerince yapılan açıklamaların "Apaydın kampında olanları" aydınlatmadığını söyleyen Güneş, "O kamp hala kapkaranlıktır. Bu hükümetin Suriye ve Orta-Doğuda izlediği dış politikayı acilen değiştirmesi gerekmektedir. Aksi takdirde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin dış politikada ana düsturu olan 'Yurtta Sulh, Cihanda sulh' ilkesi yerle yeksan olacaktır." dedi.