Öğretmen Cinayeti Protesto Edildi
Eğitim-İş, öğretmen Fatma Nur Çelik'in cinayetini protesto ederek güvenlik taleplerinde bulundu.
Gökay Şimşek
(BİLECİK) - Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Şubesi üyeleri, İstanbul'da bir öğrenci tarafından katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik için bir araya gelerek, saldırıyı protesto etti. Eğitim-İş Bilecik Başkanı Ali Yetkin, "Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet öğretmeni ötekileştiren, hedef gösteren, mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen ve itibarsızlaştıran siyasi dildir" dedi.
İstanbul Çekmeköy'deki okulda, öğretmen Fatma Nur Çelik'in bıçaklı saldırı sonucu öldürülmesi, bir başka öğretmen ile öğrencinin ise yaralanması Eğitim-İş Bilecik Şubesi üyeleri tarafından protesto edildi. Şube Başkanı Ali Yetkin, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi, iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi ve bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi münferit bir olay değildir. Bu tablo yıllardır görmezden gelinen uyarıların, güvenliksiz bırakılan okulların ve itibarsızlaştırılan öğretmenlerin sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrik tedavi sürecinin olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin ya da okul idaresinin üzerine yıkılamaz."
Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa, orada kamu otoritesinden söz edilemez. Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Okullarda şiddetin nedenleri bilimsel olarak ortaya konulmalı, eğitimde şiddet yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalı, eğitimcilerin, sendikaların ve uzmanların katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmelidir.
Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor. Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz. Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz. Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekanı olmalıdır. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz, öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz."