Prof.dr. Dilber'den Rektör Adaylığıyla İlgili Açıklamalar

Son Güncelleme:

Dokuz Eylül Üniversitesi (Deü) Tıp Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof.dr. Siraç Dilber, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Haziran Ayında Yapılacak Rektörlük Seçiminde Aday Olduğunu Belirterek, "Rektör Adayı Olmanın Belli Kriterleri Olmalı" Dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Siraç Dilber, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Haziran ayında yapılacak rektörlük seçiminde aday olduğunu belirterek, "Rektör adayı olmanın belli kriterleri olmalı" dedi.


Haziran ayında DEÜ'de gerçekleştirilecek rektörlük seçimi öncesinde adaylığı ve hedefleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Prof.Dr. Siraç Dilber, uzun yıllar yurt dışında edindiği bilgi ve tecrübeyi Türkiye'de hayata geçirmek istediğini söyledi. 15 sene yurt dışında kalan ve Karolinska Enstitüsü'nde yaptığı çalışmalarla Doçentlik ve Profesör ünvanlarını alan Dilber, tersine beyin göçü yaparak yurt dışından Türkiye'ye döndüğünü ifade etti. Diğer adaylardan farklı bir vizyonu olduğuna inandığını belirten Dilber, şöyle konuştu: "Avrupa'nın en büyük üniversitesinde profesör oldum. Bildiklerimi gördüklerimi ülkemde fiiliyata geçirmek için geri döndüm. Ömrümün çoğunu bilim ve fen alanına harcadım. Hem Türkiye hem de yurt dışında bilinen biri olarak yeni bir üniversite modelini ortaya koyabilmek için aday oldum." Rektör adaylığıyla ilgili belli kriterlerin olması gerektiğine dikkat çeken Prof.Dr. Siraç Dilber, profesör ünvanı taşımanın rektörlük için yeterli olamayacağını ifade etti. Rektörlük seçiminde bir puanlama sistemi getirilmesinin yararlı olacağını belirten Prof.Dr. Dilber, "Bu seçim bana göre zor bir seçim. Profesör olan herkes yarışabiliyor. 10 yıl önce profesör ol, siyasi kulis yap, rektör olma ihtimalin artıyor. Bana göre bu yanlış. Bu seçimin mutlaka bir sistemi olmalı. Bu sistem üniversitelerin önünü tıkıyor" ifadelerini kullandı. Rektörlüğe seçildiği takdirde üniversitenin kurumsallaşması için çalışacağını belirten Siraç Dilber, üniversitelerin şahsi kararlarla idare edilemeyeceğini söyledi.


Demokratik bir yönetimde tüm öğretim elemanları ve öğrencilerin katılımının sağlanabilmesi gerektiğini belirten Prof.Dr. Dilber, "Üniversite yönetiminde kişisel kararlar olmamalı. Şu an bunlar yapılıyor zannediliyor ancak klişe laflar olarak kalıyor. Diğer üniversitelerin de sorunları hemen hemen aynı" dedi. Rektörlerin kararlarını denetleyecek bir mekanizmanın eksikliğine de dikkat çeken Prof.Dr. Dilber, senato üyelerinin de rektörler tarafından atandığını ve üyelerin rektör tarafından atandığı bir senatonun denetiminin de yeterli olamayacağını ifade etti. Üniversitelerin hantal bir yapısı olduğunu belirten Prof. Dr. Dilber, üniversitelerin çok büyük yerler haline gelmesine rağmen organizasyon itibariyle kendilerini yenileyemediklerini sözlerine ekledi.


(YB-YK-HO-Y)

Kaynak: İHA