Sağlık Bakanlığı Kamu Özel İşbirliği Şehir Hastaneleri Tanıtım Programı ve İmza Töreni

Son Güncelleme:

Başbakan Erdoğan: (2) "Bu millet, oyunu satmayacak kadar, oyunu kömüre, makarnaya, bir torba pirince vermeyecek kadar asil bir millettir, onurlu bir millettir, şerefli bir millettir" "İstiyorum ki genç yavrularımız, genç kardeşlerimiz bu yanlış bilgilendirmeden kurtulsunlar Sosyal medyada tweet atmak önemli bir şey ama doğru bilgiye ulaşmak doğru bilgiyi aktarmak da bizim gençliğimizin şanından olmalı"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu millet, oyunu satmayacak kadar, oyunu kömüre, makarnaya, bir torba pirince vermeyecek kadar asil bir millettir, onurlu bir millettir, şerefli bir millettir" dedi.


Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'ndeki  "Sağlık Bakanlığı Kamu-Özel İşbirliğiyle Gerçekleştirilecek Şehir Hastaneleri Projesi"nin tanıtım ve imza töreninde konuştu.


Başbakan Erdoğan, sağlıkta bu adımı atan müteahhit ve girişimci firmaların, eğitimde de bu adımları atmalarını ve böylece eğitimdeki özellikle fiziki mekan açığının da süratle kapanmış olmasını temenni etiğini söyledi.


"İnşallah bu hayalleri de gerçeğe dönüştürmek için geçmişte karşılaştığımız engellerle bunan sonra karşılaşmayız" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:


"2005 yılındadır, şu arkamdaki projelerin yasal yapısının, özellikle altyapısının oluşturma süreci. Ama maalesef bu 2007 yılında bakanlık bünyesinde Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanlığını ihdas ederek bu konuyla ilgili gerekli bütün bürokratik organizasyonu kurduk. Mevzuatın yetersiz kalması üzerine bu  yılın mart ayında bu konuyla ilgili müstakil bir de yeniden kanun çıkardık. Bunu aşalım. Böylece, daha önce Danıştay tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararlarının gerekçelerini de ortadan kaldırmış olduk."


Türkiye'nin, hizmet üretmenin, proje üretmenin, icraat yapmanın sadece imkanlar bakımından değil, zihniyet bakımından da maalesef, fevkalade zor olduğu bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Öyle zihniyetler var ki işte diyelim ki siz bir meydan düzenlemesi yapacaksınız. Siz yol yapacaksınız, birileri gelip önünüzü kesecek. Bu yasamanın içerisinde olan milletvekilleri de olabilir, onların peşine takılan bazı kesimler de olabiliyor. Sizin yeşille ilgili yaptıklarınız kimsenin dikkatini çekmez. Ama dert ya işte kalkarlar bakıyorsunuz yol yapıyorsunuz işte projesi her şeyi ortada var. Ama bakıyorsunuz bunu kim yaptı? AK Parti iktidarı yaptı. İstemezük. Hep bunlar geçmişte de oldu. Geçmişte bu da oldu. Nelerin önüne geçmediler ki, neleri engellemeye çalışmadılar ki. Hep söyleriz birinci köprüde aynı şey oldu ikinci köprüde aynı şey oldu."


Başbakan Erdoğan, şimdi üçüncü köprüde de aynı durumun yaşandığını belirterek, şöyle konuştu:


"Hep onu söylüyorum; Allah'tan Marmaray'ı göremediler de onun için Marmaray bitti bu arada. Şimdi tabi bir de tüp geçit var onu da göremiyorlar o alttan yürüyor. Yoksa onun için gelip diyecekler. Fakat yapacağız isteseler de istemeseler de olur. Zaman zaman yabancı devlet başkanları, hükümet başkanları geldiklerinde biz Marmaray'ı falan gösterdiğimizde tüp geçidi falan gösterdiğimizde hayran kalıyorlar. Şimdi 29 Ekim'de Marmaray açılacak oradan artık hızlı trenlerle geçeceğiz. Tabi bütün bunlar kim için? İnsan için. Biz ne için varız, insan için varız. Demokrasi ne için var? İnsan için var. Din ne için var? İnsan için var."



-"Biz milletimize aşığız"



Tüm engelleri aşa aşa, azim, heyecan ve kararlılıklarından hiçbir şey kaybetmeden bugüne kadar geldiklerini anlatan Erdoğan, "Türkiye'deki değişim heyecanı, dönüşüm heyecanı, hizmet azmi elhamdülillah statükoya galip geldi. Kimi alanlarda belki biraz zaman kaybettik ama hedeflerimizden asla şaşmadık, ülkemize, milletimize hizmet aşkımızı asla kaybetmedik. Zaman zaman söylüyorum ya biz milletimize aşığız, biz milletimize sevdalıyız, bizim bu sevdamızı kimse engelleyemez" diye konuştu.


Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi 2023, 2053 ve aynı şekilde 2071 hedeflerine ulaştırmada kimsenin kendilerini alıkoyamayacağına değinerek, şöyle devam etti:


"Bunu biz göremeyeceğiz ama attığımız bu tohumlarla inşallah bunu torunlarımızın torunları Allah'ın izniyle görecek. Dünyanın en gelişmiş 10 ülkesinden biri haline getirme konusunda kararlıyız. Gelişmiş ülkelerin vatandaşları hangi haklara sahipse, hangi imkanlara sahipse, daha iyisini, daha kalitelisini, daha güzelini inşallah biz de kendi halkımıza, kendi vatandaşımıza temin ediyoruz ve edeceğiz. İşte bu eserler onun bir ürünü."


Başbakan Erdoğan, 11 yıl boyunca hükümet olarak kaydettikleri başarıları, milletten gördükleri teveccühü, kömüre, makarnaya, bir torba pirince bağlayanlar olduğunu ifade ederek, "Milletten teveccüh göremeyenler, milletin takdirine mazhar olamayanlar, milleti tahkir ederek kendilerini avutuyorlar. Bunlar, çalışmak yerine, gayret etmek yerine, üretmek yerine, çalışanı, üreteni, hizmet götüreni taşlamayı marifet zannediyorlar. Bu millet, oyunu satmayacak kadar, oyunu kömüre, makarnaya, bir torba pirince vermeyecek kadar asil bir millettir, onurlu bir millettir, şerefli bir millettir" diye konuştu.


Bu milletin, kendisine hizmet edene, kendisine hizmetkar olana da vefa gösterecek kadar cömert, vefakar, alicenap bir millet olduğunu bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:


"Kömür diyenlerin, makarna diyenlerin, bu ülkenin 11 yıl önceki ulaşım sorunundan bahsettiklerini asla duymazsınız. Millete tepeden bakanların, 11 yıl öncesine kadar, eğitimde, adalette, şehircilikte bu ülkeyi, bu milleti nelere mahkum ettiklerini, anlattıklarını duymazsınız. Milleti tahkir edenlerin, bu milletin 11 yıl kadar öncesine şöyle bir gidersek, sağlıkta neler çektiğini bahsettiklerini hiç duymazsınız. Biz sabah namazından sonra gider SSK Okmeydanı Hastanesine kuyruğa girer numara alırdık. Ondan sonra evden rahmetliye numara alırdık ondan sonra rahmetli annem gider tedavi olurdu. Bunları yaşadık. Aynı şeyi kardeşlerimiz için yaşadık. O zamanlar genel müdürdü beyefendi işte. Onların genel müdürlüklerinde bunları yaşadık. İlaç bulamıyorduk ilaç. O zaman genel müdürdün ilaç veremiyordun reçete geliyordu reçetenin içinde 5 tane var, ikisi var, üçü yok. Ne diyordu vatandaş 'ne yapacağım ben şimdi' hemen oradan memur diyordu ki 'git eczanelerden satın al yapacak bir şey yok' bunları yaşadı bu ülke."


Konuşmasını gençlere seslenerek sürdüren Erdoğan, şunları söyledi:


"Siz o günleri göremediniz. Benim 20 yaşındaki genç evladım, kardeşim göremedi. Bunları annene babana sor 'gerçekten böylemiydi hakkaten bu ilaçlar alınamıyor muydu?' İstiyorum ki genç yavrularımız, genç kardeşlerimiz bu yanlış bilgilendirmeden kurtulsunlar. Sosyal medyada tweet atmak önemli bir şey ama doğru bilgiye ulaşmak, doğru bilgiyi aktarmak da bizim gençliğimizin şanından olmalı. Çünkü yanlış bilgilerle aldatılıyorlar işte. Düşünün benim genç kardeşlerimin, genç yavrularımın bilgi stoğunda hastanelerden üzerinde satılamaz kaydı olan ilaçların çalmasına, çalınmasına müsaade etmek yatar mı? Bunları hastanelerden çalmak suretiyle bir otelin altına, bodrum katına stoklamak suretiyle orada bunları kullananlara bu ülkede bunlar dürüst insan gözüyle bakılabilir mi? Bunlar yapıldı. Ne yapıyor? Kömür diyor, makarna diyor... Hızlı tren, havalimanı bunları niye konuşmuyorsun."



"Biz demokrat, laik unutmayın sosyal bir hukuk devletiyiz"



Başbakan  Erdoğan, dağıtılan kömür, makarna ve pirincin fakir fukaraya, garip gurabaya gittiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:


"Biz demokrat, laik, unutmayın sosyal bir hukuk devletiyiz. Sosyal bir hukuk devletinde makarnayı da dağıtacaksın, pirinci de dağıtacaksın, kömürü de vereceksin hatta fakir fukaraya her ay belli bir miktarda parayı da vereceksin. Biz şu anda dul hanımlara kalkıp ayda 250 lira da maaş veriyoruz. Bu ihale değil, sosyal devletin görevi, bunu yapıyoruz. Ama bundan beyefendiler rahatsız oldular. Niye? Çünkü bunları yapamadılar. Bunların geçmişinde tarihinde bu yok."


Bu sırada salondan bir vatandaşın "Bunlar almayı biliyor" diye bağırması üzerine Başbakan Erdoğan, "Aynen. Salondan gelen ses gibi almayı biliyorlar" dedi.


Erdoğan, bu havalimanlarını göremeyenlerin, uçakları, okulları, hastaneleri, üniversiteleri, barajları, demokratikleşme reformlarını hiç ağızlarına aldıklarının görülemeyeceğini ifade ederek, şunları kaydetti:


"Şimdi yeni bir paketin üzerinde çalışıyoruz. Dün başladık, uzun bir süre dün çalışmamızı yaptık. İnşallah yarın akşam bu çalışmamızı bitireceğiz ve bu çalışmamızı bitirdikten sonra da büyük ihtimalle önümüzdeki hafta yani bu ay sonuna kadar inşallah bu demokratikleşme paketimizin açıklamasını yapacağız. İçinde neler var bunu milletimiz görecek, çünkü her geçen gün daha ileri anlayışıyla bu sürece devam edeceğiz. Fakat onlar tabi bunları da görse onlar için değişecek bir şey yok. Önemli olan şu 'at denize balık bilmezse halik bilir.' Milletim bizim ne yaptığımızı Türkiye'yi nereden alıp nereye getirdiğimizi görüyor ve bizi de takdir ediyor."


- İstanbul

Kaynak: AA