"Sen de mi Kitap Yazdın?" Diyenler, Önce Bir Okuyun!

Son Güncelleme:

1.

Son günlerde gazeteci Mirgün Cabas'la ilişkisiyle gündemde olan oyuncu Tuba Ünsal, hamilelik sürecini anlattığı ve özel fotoğraflarını paylaştığı 'Benim Tatlı Komposto Günlüğüm' kitabını çıkardı. Hamileliği boyunca çok komposto tükettiği için kitabına bu ismi veren Ünsal; yeni projesinin perde arkasını anlattı ve Cabas'la ilişkisi hakkında ilk kez konuştu.


Kitabınızı bu kadar akıcı ve samimi bir dille yazmayı nasıl başardınız?


Yazı yazmayı ciddi bir iş olarak görüyorum. Bunun üzerine çok zaman harcıyorum. Daha önce XOXO Dergisi'nde yazıyordum. İnsanlar yazı dilimi çok beğendi. Hatta editörüm "Sen Türkiye'nin Sophie Kinsella'sısın" diyor. Beni "Sen de mi kitap yazdın?" diye eleştirenlere; "Önce okuyun, sonra yargılayın" diyorum.


yol arkadaşı bulamadım


Bu fikir nasıl ortaya çıktı?


Hamile olduğumu öğrendikten sonra oturup gün gün yazdım. Hamile kalmayı ne kadar isteyerek planlasam da, gerçekle yüzleştiğimde çok korktum. Kitap çıkarmak gibi bir derdim yoktu sadece yaşadığım içsel değişimi kaleme almak istedim. Herkes kendi hamileliğini başkalarınınkiyle kıyaslamak istiyor. 'O ne yemiş?', 'Kaç kilo olmuş?' diye kendisine yol arkadaşı arıyor. Ben de aradım ama yazılan kitapların hiçbiri benim tarzımda değildi! Ben kitabımda, benim hayat tarzımdaki kızların hamile kaldıklarında, bu duyguyla nasıl başa çıkabileceklerini anlattım.


Kim o sizin tarzınızdaki kızlar?


Gezmeyi, eğlenmeyi seven, iyi niyetli ama sorumsuz, deli dolu, düzensiz beslenen, iki gün art arda spor yapmayan, hayatında karbonhidrat, protein nedir bilmeyen, bunları spor aleti sanan kızlar...


FİKİR KİRLİLİĞİ OLUYOR


Yani sizin tamamen eğlenceye odaklı bir yaşam tarzınız var...


Hayır, kesinlikle değil! Küçük yaşlardan itibaren hem kendimi büyüttüm, hem aileme sahip çıktım, çok profesyonelce çalıştım. O yüzden bunun tam karşılığı o değil. Sadece iyi niyetli takılan bir kızım.


Bu kitap sizin tarzınızdaki hamilelere rehber olacak yani...


Aslında rehber demek çok iddialı olur. Hamilelik döneminde çevrenizdeki herkesin fikri oluyor. Biri "Süt iç" diyor, diğeri "Gaz yapar, içme" diyor. O kadar çok fikir kirliliği var ki... Ben hamilelik sürecimi bunların hiçbirini kafama takmadan, kendi doğrularımla geçirmeye çalıştım. Onlar da yanlarında eğlenceli bir arkadaş isterlerse, bu kitabı alabilirler.


MİSAK -I MİLİ STARIYIM


Sizin için "O hamile kalmaz" diyenleri şaşırttığınızı düşünüyorum...


Çok doğru! O kadar çok geri dönüş alıyorum ki. "Bizim idolümüz oldun. Nasıl güzel bir annesin sen" diyorlar. Bizde annelik başka türlü sunuluyor ya; çocuğun olduğu zaman hayattan koparsın, kendine bakmazsın, sosyal hayatın devam etmez gibi... Halbuki tam tersi; annem bana "Benden daha iyi anne oldun" dedi. Bu beni çok duygulandırdı.


Çocuğunuzu çalıştığınız için karavanlarda büyüttüğünüz yazıldı, çizildi...


Çocuğu yanından ayırsan laf ederler, yanında gezdirirsin laf ederler. Kimsenin, "Çocuğu olsa da iş hayatından elini çekmedi" diyerek beni takdir etmesini beklemedim. Sadece saygı göstersinler.


Kitapta "Ünlü olmanın bu kadar zor olduğunu bilseydim, ünlümsü olarak kalırdım" yazmışsınız...


Biz yine şanslıyız; Hollywood yıldızlarını düşünsene. Ben kafama estiğinde Los Angeles'a gidiyorum. Kimse beni Türkiye dışında tanımaz. Misak-ı Milli sınırları dışında, hava civayım. Onlara göre ünlümsüyüm. Onlar dünya starı, ben Misak-ı Milli starıyım. "Hollywood yıldızı olacağım" diye hayalleri olan var ya, benim öyle bir hayalim yok!


ÇOCUK HAYATINIZIN PROJESİ OLMAMALI!


Nasıl bir anne oldunuz?


Biz arkadaşız, çok gülüyoruz. Daha 1.5 yaşında ama her söyleneni anlıyor. Bazen uzun uzun bakışıyoruz, aşk yaşıyoruz. Sürekli beraber olduğumuz için her ortama alışık. Gayet rahat bir bebek Sare.


Sakinliğinde karnınızdayken dinlettiğiniz klasik müziğin faydası olabilir mi?


Bilmiyorum ki. Araya başka bir şarkı listesi karışmış olabilir (gülüyor). Bir süre tek başıma baktım Sare'ye ve bunu dünyanın bir ucunda yaptım. Çocuğu için gereksiz yere evhamlanan anneler görüyorum. Ben onu alıp Tayland'a gittim. O kadar güzel zaman geçirdik ki orada. Taş gibi benim kızım. Çocuğu; hayatınızın en büyük projesi olarak görmemek, hayatın merkezine koymamanız gerekiyor. Hayatın devam ederken, o da senin yanında olacak! Sen ona, o da sana ayak uyduracak.


BASINA MALZEME OLMAK İST EMEDİM


Çocuğunuzu neden Los Angeles'ta doğurdunuz?


Burada magazin anlayışı ne yazık ki çok sert. Hassas dönemlerinde insanın canı çok acıyor. İnsanlar yazarken; karşısındakinin de duyguları olan bir varlık olduğunu unutuyorlar. Ben magazinde bugüne kadar 'süper' haberleri çıkan hiç kimseyi görmedim zaten. O dönem ben de çok hassaslamıştım, magazine malzeme olmak istemedim. "Her gün ultrasona gidiyor" haberlerinden sonra kararımı verdim.


Buna bir kaçış diyebilir miyiz?


Kaçış değil, ben huzuru seçtim. Los Angeles benim ikinci evim. Orada da bir hayatım var.


KAÇMIYORUM, İNKAR DA ETMİYORUM


Mirgün Cabas'la ilişki yaşadığınız iddia edildi, son olarak da birlikte görüntülendiniz. Bu konuda ne söylemek istersiniz?


Benim bir çocuğum var artık. Külhanbeyi gibi, "Size ne kardeşim ilişkim var ya da yok" diyemem. Çocuk sahibi olunca her şeyi iki kere düşünüyorsun. Büyüdüğü zaman bunları okuyacak. O yüzden bu konuda hassasım. Hiçbir zaman ilişkilerimi saklamadım, hiçbir zaman da teşhir etmedim. Ben hayatımı kendi kafama göre yaşıyorum. Hayatımı şu ana kadar ne eşim, ne ailem, ne de şan-şöhret yönetti. Ama şu an benim hayatımı yöneten küçük bir böcek var; ona göre yaşamak zorundayım. Dolayısıyla da özel hayatımla ilgili kimseye hesap vermek zorunda değilim. Kimseden kaçtığım ya da bir şeyi inkar ettiğim yok! Şu an gerek iş hayatımda, gerek özel hayatımda çok mutluyum. Yaşadığım ilişki ile ilgili kimseye kendimi anlatmak mecburiyetinde değilim.


MURAT'LA SADECE SEVGİLİLİK İLİŞKİMİZ BİTTİ!


Kitapta eski eşiniz Murat Pilevneli'yle birlikte yaşadığınız acı tatlı olaylar da yer alıyor. Bunlarla yeniden yüzleşince hüzünlenmediniz mi?


Bizim sevgililik ilişkimiz bitti. Sare'nin annesi ve babası olarak hayatımızı medeni şekilde sürdürüyoruz. Geçmişe dönüp baktığımda; içimi acıtan bir durum yok! Ben aile olmak için çok uğraştım. Yazdıklarımı yeniden okuduğumda vicdanen çok rahatladım.


MÜCAD ELE DOLU HAYA T


İlişkinizin bozulmasında çocuk nedeniyle sorumluluklarınızın artması etkili oldu mu sizce?


Hayır! Ben hep sorumluluk alarak yaşadım. 15 yaşımda Paris'te tek başıma modellik yaptım. Hayatım hep bir şeylerle mücadele etmekle geçti.


Evlenmeden çocuk sahibi olma fikri üzerinizde baskı yarattı mı?


Ne kadar hazır olsanız bile, içinizde bir bebek taşıdığınızda, onu hayata getirmek için çok düşünüyorsunuz. Böyle bir psikolojiyle uğraşırken, evlenme fikri de üstümde baskı yarattı. Ama Sare'yi böyle bir karmaşanın içinde dünyaya getirmek istemedim. İmza atmak sadece prosedür, çocuk yapmaya karar vermek ondan çok daha önemli bir şey.


Şimdiki aklınız olsaydı yine aynı şekilde mi davranırdınız?


Kesinlikle evet! Biz modern bir toplum değiliz. Evliliğin mantığını çözemiyorum ben!


Sabah : http://www.sabah.com.tr

Kaynak: Sabah.com.tr