'Sosyal Devlet Anlayışının Temsilcisiyiz'

Son Güncelleme:

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, "İki yıl önce bakanlığımız yeniden yapılandığı zaman 1,2 milyar TL olan bütçemiz, 20 milyar TL'ye ulaştı. Büyük bir çalışma içerisindeyiz" dedi.

Şahin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, Gaziantep'te, kamu kurum ve kuruluş ile sivil toplum kuruluşu temsilcilerine verilen iftar yemeği sonrasında yaptığı konuşmada, şehrine ve ülkesine hizmet eden herkese teşekkür etti.


İki yıl önce bakanlık olarak büyük bir emanet ve sorumluluk aldıklarını belirten Şahin, "Veren el, alan elden üstündür, anlayışından geliyoruz. Komşusu açken tok yatan bizden değildir, anlayışından geliyoruz. Sosyal devlet anlayışının temsilcisiyiz. Nerede bir mağdur, nerede bir mazlum varsa, devletin şefkat eli olmaya ve onun onurluca yaşam mücadelesinde yanında olmaya çalışıyoruz. Huzur ve barış da burada yatıyor " dedi.


Sosyal yardım sistemini, sosyal hizmet anlayışını yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Şahin, "İki yıl önce bakanlığımız yeniden yapılandığı zaman 1,2 milyar TL olan bütçemiz, 20 milyar TL'ye ulaştı. Bu rakamları doğru kullanmaya çalışıyoruz. Bu alan büyük bir alan. Büyük bir çalışma içerisindeyiz" diye konuştu.


Şahin, çok insani ve vicdani bir alanda olduklarını, eğitime büyük önem vererek, cehaletle savaşmaya devam edeceklerini söyledi.


"Biz büyük bir milletiz. Büyük millet demek ortak geçmiş demek. İşte bugün hep beraber ortak geleceğe gidiyoruz" diyen Şahin, gelecek nesillerin kendilerini hayırla yad edeceklerini dile getirdi.


Hoşgörüyü, tahammülü büyük bir zenginlik olarak gördüklerini vurgulayan Şahin, "Atalarımız bunu başarmışlar. Hangi dilden hangi inançtan gelirse gelsin komşuluk yapmışlar. Eğer atalarımız bu tahammülü göstermeselerdi, bugün çözüm sürecini yakalamış, güveni ve istikrarı sağlamış, huzuru ve barışı sağlamış, organize sanayisinde yüz binlerce insana ekmek veren bir şehir olabilir miydik? İşte nereden geldik nereye gidiyoruz. Bunu asla unutmamamız gerekir " ifadelerini kullandı.


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, "Her ülkeye göre değişen adalet kavramı, her ülkenin çıkarlarına göre değişen demokrasi kavramı, her ülkenin kendi bakışına göre yapılan ikircikli açıklamalar, çifte standartlar, dünyadaki huzuru ve barışı bozuyor" dedi.


Bakan Şahin, Türkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şubesini ziyaret etti


Bakan Şahin Gaziantep'teki temasları kapsamında, Türkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şubesini de ziyaret ederek, eğitim merkezindeki engellilerle görüştü.


Şahin, gazetecilerin, Mısır'da demokrasi yanlılarına ateş açılmasına ilişkin soru üzerine, Mısır'ın bütün dünyada önemli yeri ve ağırlığı olduğunu söyledi.


Mısır'da yaşanan gelişmelerin bütün dünyayı ve Türkiye'yi yakından ilgilendirdiğini vurgulayan Şahin, olayların başladığı zaman diliminin ise dikkat çekici olduğunu ifade etti.


Zaman diliminin ve olayların iyi analiz edilmesi gerektiğine işaret eden Şahin, "Şu anda mübarek ramazan ayındayız. Müslümanların rahmet, bereket, mağfiretinin olduğu en kutsal aydayız. Müslümanlar için 11 ayın sultanı dediğimiz bir aydayız ve yüzlerce insanın yaşam hakkının elinden aldığı olaylar yaşanıyor. Bütün dünyanın gözünün önünde, bunlar canlı yayında yaşanıyor. O yüzden bu yaşadığımız ve özellikle Mısır'da yaşadığımız, bugün Suriye'de yüzbinlerin canının gitmesi, yüzbinlerce insanın yaşamını kaybetmesinde dönüp bakıyoruz, niye böyle oluyor ve ne yapmak gerekiyor? Herkesin bu soruyu kendine sorması gerekiyor" dedi.


Mısır'daki gelişmelerin kendisini bir kadın ve anne olarak, bir bakan ve ülkenin bir evladı olarak çok üzdüğünü belirten Şahin, "Dönüp baktığımız zaman buradaki gelişmelere, özellikle dünyadaki hak ve adalet kavramlarındaki çifte standarda dikkatinizi çekmek istiyorum. Her ülkeye göre değişen adalet kavramı, her ülkenin çıkarlarına göre değişen demokrasi kavramı, her ülkenin kendi bakışına göre yapılan ikircikli açıklamalar, çifte standartlar, dünyadaki huzuru ve barışı bozuyor. Dolayısıyla 'Mısır bizi ilgilendirmez' veya 'biz kendi ülkemizden sorumluyuz, kendi insanımızdan sorumluyuz' dediğimiz bir noktada değiliz " şeklinde konuştu.


İnsanlığın geleceği söz konusuysa herkesin bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiğini anlatan Şahin, "Nerede haksızlık varsa, nerede mağduriyet varsa, buna sesimizi çıkarmamız gerekiyor. Devlet olarak mağdurun, mazlumun yanında durmamız gerekiyor. Adaletli durmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Gezi Parkı olayları için The Times gazetesine verilen ilanı da eleştiren Şahin, uluslararası toplumun yüzbinlerce insanın öldüğü olaylara ise sessiz kaldığını belirtti.


Bunun kabul edilemez olduğunu ifade eden Şahin, "Uluslararası toplumun, uluslararası hukukun, insanlığın ayağa kalkması ve kendine gelmesi gerekiyor. Biz, ülke olarak hiç bir zaman kendi çıkarlarımız doğrultusunda Mısır'a, Suriye'ye, Somali'ye bakmadık. Hiçbir yeri altın, petrol olarak görmedik. İnsan odaklı yaklaştık. Eğer orada insan varsa ve insan mağdursa biz de onların haklı sesi olmaya çalıştık. 10 yıldan beri de hiçbir zaman iki ileri bir geri gitmeyip, çifte standart uygulamadık. Çok net bir duruş sergiledik" dedi.


Hak ve adalet kavramının, insanların zihninde ve vicdanında yerini bulması gerektiğini, bu kavramlar üzerinde yeni bir dünya düzeni kurulması gerektiğini vurgulayan Şahin, "Sandıkla gelen ve seçilen bir cumhurbaşkanı daha bir yıl olmadan farklı bir darbe, darbe bile denilmeyen bir darbeyle bu süreçten uzaklaştırılıyorsa, cumhurbaşkanı, bilinmeyen bir yere götürülüp hapsediliyorsa bütün dünyanın önünde, bu kabul edilemez. O yüzden bir an önce Mısır'da asayişin, huzurun sağlanması, sandığa gidilmesi gerekiyor. Mısır halkının Mısır'ı yönetecek düzene geçmesi gerekiyor ve burada Türkiye'nin önemi çok daha önemli bir şekilde kendini buluyor. Hakkın ve adaletin tesis edildiği bir dünya düzeninde birilerinin de 'kral çıplak' deyip doğruyu haykırması gerekiyor. Bu görev de bize düşüyor " diye konuştu.

Kaynak: Bültenler