Suriyeli Doktorlardan "Denklik" Talebi (1)
- Suriye Nur Derneği Başkanı Dr. Mehdi Davut ile röportaj İSTANBUL - ALİ EBUBEKİR TOKCAN - EMİN İLERİ - Suriye Nur Derneği Başkanı Dr. Mehdi Davut, "Şu an Suriyeli doktorların aslında en büyük sıkıntısı denklik problemi.
- Suriye Nur Derneği Başkanı Dr. Mehdi Davut ile röportaj
İSTANBUL - ALİ EBUBEKİR TOKCAN - EMİN İLERİ - Suriye Nur Derneği Başkanı Dr. Mehdi Davut, "Şu an Suriyeli doktorların aslında en büyük sıkıntısı denklik problemi. Suriyeli doktor aynı diploma ile Almanya'ya gidiyor, 2 sene sonra denkliğini alıyor ve Almanya'da çalışmaya başlıyor. Ama Türkiye'de 5 seneden beri bu doktorlar hala denkliğini almamış." dedi.
14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla AA muhabirine açıklamalarda bulunan Dr. Mehdi Davut ve Kadın hastalıkları uzmanı Dr. Roudda Dawalibi, Türkiye'ye sığınan Suriyeli doktorların yaşadığı sıkıntıları ve dernek olarak sağlık konusunda ne tür çalışmalar yaptıklarını anlattı. Her iki doktor da Suriyeli doktorların temel talebinin 'denklik' olduğunu dile getirdi.
Kurucuları çoğunlukla doktorlardan oluşan Suriye Nur Derneğini 2012 yılında kurduklarını belirten Davut, devrimin ilk yıllarında Suriye içerisinde sağlık çalışmaları yaptıklarını söyledi.
Davut, protestoların ilk başladığı dönemde gizli sahra hastahaneleri kurduklarını ifade ederek, "Acilde kullanılan malzemeleri ise ancak Türkiye'den temin ederek gönderebiliyorduk. Anestezi malzemelerini oradan almak da çok sıkıntılıydı, çünkü anestezi malzemeleri daha çok Suriye devletinin kontrolü altında temin edilebildiği için satın alınması durumunda rejim tarafından muhalif olarak değerlendirilip gözaltına alınıyordu, o yüzden biz elimizden geldiğince Türkiye'den destek veriyorduk sağlıkçılar olarak. Daha sonra silahlı mücadele daha çok şiddetlenince doktorlara çok baskı uygulandı." diye konuştu.
Esed rejimi insani kriterleri yok saydığı için, hiç kimsenin muhalifleri tedavi edemediğini vurgulayan Dr. Davut, şunları kaydetti:
"Biliyorsunuz doktorlar mezun olurken yemin ederler, 'Bana kim gelirse gelsin, düşmanım bile olsa tedavi ederim' diye. Ama Esed rejimi insani kriterleri yok saydığı için, hiç kimse muhalifleri tedavi etmek bir yana pansuman bile yapamadı. Muhaliflere yardım eden doktorlar ve hemşireler gözaltına alınıyor, işkence görüyor ve hatta öldürülüyorlardı. Bu süreç başlayınca Suriyeli doktorlar diğer öğretmenler ve insanlar gibi memleketlerini bırakmak zorunda kaldı. Çoğu da hala Suriye'de insanlara destek olmaya çalışıyor."
"Suriyeli doktorlar Türkiye'de iş yapamıyor"
Dr. Mehdi Davut, Türkiye'ye gelen doktorların yaşadığı en büyük problemin 'denklik' olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"O zaman doktorlar Türkiye'de iş yapamıyor ve Suriyelilerin de sayısı çoğaldı, insanlar hastahaneye gidiyor, dil dolayısıyla iletişimsizlik problemi var. O zaman sağlık hizmetlerinin ücretsiz olacağına dair bir genelge de yoktu, insanların bir maddi sıkıntısı da vardı aslında. Suriye Nur Derneği olarak biz bu doktorlarımızı çalıştırarak insanlarımıza hizmet etmeye çalıştık, hem de Suriyeli doktorları Türkiye'de tutmaya çalıştık. Çünkü biz Suriye Nur Derneği olarak biliyoruz ki, Avrupa'ya giden beyin göçünün tekrar Türkiye'ye dönme durumu çok zor ve dönemezler, bu durum bizim ve Türkiye için büyük bir kayıp olacak sonunda."
Suriye Nur Derneğinin Başkanlığını da yapan Davut, Suriyeli sığınmacılara yönelik yaptıkları çalışmalar hakkında ise şunları söyledi:
"Biz gönüllü sağlık merkezlerini oluşturduk, tabi bu hizmeti biz gayrı resmi olarak veriyorduk çünkü derneklerin sağlık hizmeti sunabilmesine olanak veren ne bir genelge ne de kanun vardı. Sağolsun Başbakanlık daha sonra bir genelge çıkardı Sağlık Bakanlığı yoluyla. Geçici sağlık merkezleri dernekler tarafından yönetilebilir ve 6 ay süreyle izin vererek 6 ay sonunda izni uzatabiliyorduk ama ne yazık ki bir seneden beri bu uygulama iptal edildi. Doktorlar yine onlara gelen hastalara bakıyor ama daha önce legal bir şekilde bakarlarken şimdi de illegal bir şekilde bakıyorlar."
Suriyeli doktorların, Almanya gibi Avrupa ülkelerinde ve Körfez ülkelerinde denklik alabildiğini ama Türkiye'de bu denkliği alamadığını, bunun çok büyük bir problem olduğunu söyleyen Davut, sözlerini şöyle tamamladı:
"Şu an Suriyeli doktorların aslında en büyük sıkıntısı denklik problemi. Suriyeli doktor aynı diploma ile Almanya'ya gidiyor, 2 sene sonra denkliğini alıyor ve Almanya'da çalışmaya başlıyor. Ama Türkiye'de 5 seneden beri bu doktor hala denkliğini almamış, aslında ufukta da bir şey görünmüyor. Evet göçmen sağlık merkezlerinde çalışacak ama göçmen sağlık merkezinde aile hekimi veya bir pratisyen hekim olarak bir genel cerrahı veya bir profesörü ne kadar tatmin edebilirsin? Aslında büyük cerrahlar ve büyük profesörler var, büyük bir bilgi kaynağı ve tecrübe var. Şu anki şartlarda Türkiye sanki bunlardan faydalanamayacak gibi gözüküyor. Biz defalarca bunu söyledik ve Anadolu Ajansı aracılığıyla bunu söylemek istiyoruz; Avrupa ülkeleri nasıl bu denkliği sağlıyorsa ve bu doktorlara çalışma ve izin belgesi veriyorsa Türkiye de aynı şekilde, aynı yolları takip ederek veya Türkiye'ye özel bir yol geliştirerek, -ki Almanya bunu 2 yılda yapıyor, Türkiye 1 senede yapabilir- bunu yapabilir. Bürokratların bize sürekli söylediği şey, 'Bizim Esed rejimi ile diplomatik veya siyasi iletişimimiz yok, bu diplomalardan biz emin olamıyoruz.' Tekrar söylüyorum, Avrupa'daki kurumlar hastahaneler veya körfez ülkelerindeki uluslararası hastahanelerde rahatça çalışabiliyor iken Türkiye'de neden çalışamıyor?"
Suriyeli Kadın hastalıkları uzmanı Dr. Roudda Dawalibi, 4 yıldır Türkiye'de bulunduğunu, Suriye Nur Derneği ile beraber sağlık hizmeti verdiğini belirtti.
Dr. Dawalibi, en büyük sıkıntılarının, dernekte sağlık hizmeti verdikleri için kendileri ile hastahaneler arasında bir kopukluk olduğunu ve bu durumun hastalar için büyük sıkıntı oluşturduğunu aktardı.
Dernek olarak Suriyeli sığınmacıların sağlık ihtiyacını kapatmaya çalıştıklarını ama ihtiyacın fazla olduğunu ifade eden Dr. Roudda Dawalibi, şöyle konuştu:
"Ben bir Suriyeli doktor olarak tüm Suriyeli doktorlar adına bunu söyleyebilirim, Türkiye hükümeti buna çözüm bulma aşamasına geçmeli, bu durum hem Suriyeli hem Türk vatandaşları içinde faydalı olacaktır. Tabii bu hizmetleri sunabilmemiz için yasal bir zemin olması ve doktorların rahat olması lazım ki doktorlar becerilerini sergileyebilsin. Bu kadar tecrübe, bu kadar bilgi ama maalesef biz bunu sunamıyoruz."