Tatvan'da 'Cumhuriyet'ten Günümüze Kürt Sorunu' Konulu Seminer

Son Güncelleme:

Özgür Der Batman Şube Üyesi Mehmet Şat, özgürlük rüzgarlarının estiği ve toplumsal özgüvenin yüksek olduğu dönemlerde meseleye daha çok 'Kürt meselesi' adı verildiğini belirterek, "Askeri kayıpların çoğaldığı dönemlerde ise 'Güneydoğu' veya"...

Özgür Der Batman Şube Üyesi Mehmet Şat, özgürlük rüzgarlarının estiği ve toplumsal özgüvenin yüksek olduğu dönemlerde meseleye daha çok 'Kürt meselesi' adı verildiğini belirterek, "Askeri kayıpların çoğaldığı dönemlerde ise 'Güneydoğu' veya 'terör sorunu' adı verilmektedir" ifadelerini kullandı.


Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (ÖZGÜR DER) Bitlis Tatvan Şubesi, her hafta düzenlediği seminerleri sürdürüyor. Bu hafta düzenlediği 'Cumhuriyet'ten günümüze Kürt sorunu' seminere konuşmacı olarak Özgür Der Batman Şubesi'nden Mehmet Şat katıldı. Şat, "Kürt sorununu konuşurken nasıl çözüleceği bir yana, henüz ismi üzerinde anlaşamadığımız bir konudan bahsedildiği de unutulmamalıdır. Artık klişe haline gelen ifadesiyle, 'Adına ne dersek diyelim' diye başlayan cümlelerle muhtemel tüm isimler


sayılarak sorun adlandırılmaya çalışılmaktadır" dedi.


Türkiye'de Kürt sorunu meselesine çoğunlukla 'Şark meselesi, Doğu sorunu, Güneydoğu sorunu, terör sorunu, Kürt sorunu' adlarının verildiğini söyleyen Mehmet Şat, "Özgürlük rüzgarlarının estiği ve toplumsal özgüvenin yüksek olduğu dönemlerde meseleye daha çok 'Kürt meselesi' adı verildi. Askeri kayıpların çoğaldığı dönemlerde ise Güneydoğu veya terör sorunu adı verilmektedir. Irak'ta resmi adı 'Kürdistan Bölge Yönetimi' olan idari yapı için bile Kuzey Irak'taki oluşum gibi garip bir terminoloji


kullanılıyor. İran'daki Kürdistan bölgesinden ise çok az kimsenin haberi var" diye konuştu.


Milli mücadelenin başlarında Mustafa Kemal Atatürk'ün Kürt aşiret reislerine çektiği telgraflarda, Sovyet Dışişleri Komiseri Çiçerin'e yazdığı mektuplarda, bazı Meclis konuşmalarında 'Kürdistan' dediğini savunan Şat, "Birinci Meclis'in Doğu'dan gelen üyelerine 'Kürdistan milletvekili' denildiğini biliyoruz. Ama 1923'ten itibaren belgelerde bölgeden 'Vilayet-i Şarkiye' veya 'Şark-ı Anadolu' olarak söz edilmeye başladı. 1930'larda şark, 1950'lerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu, 1960'larda kalkınmada öncelikli


yöreler, 1984'ten 2002'ye kadar OHAL bölgesi denildi" şeklinde konuştu.


Yaklaşık iki saat süren seminer, soru-cevap bölümüyle sona erdi.


(HO MSA GS-Y)


25.04.2012 12: 24: 22 TSI


NNNN - BİTLİS

Kaynak: İHA