TOBB İstişare Toplantısı

Son Güncelleme:

Başbakan Davutoğlu: (2) "Ne yaparlarsa yapsınlar kamu düzeni zaafa uğramayacaktır.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ne yaparlarsa yapsınlar kamu düzeni zaafa uğramayacaktır. Devlet, kamu düzenini tesis etmek için her türlü tedbiri almaya kararlıdır. Bu konuda en ufak bir ihmal ve zaaf söz konusu olmayacaktır" dedi.


Davutoğlu, TOBB İstişare Toplantısı'nda yaptığı konuşmasında, IŞİD bahanesiyle yapılan izinsiz gösterilere değindi. Olaylar sırasında üç ana unsurun hedef alındığını belirten Davutoğlu, bunların birincisinin kamu binaları, okullar, araçlar, ambulanslar ve kütüphaneler olduğunu, burada devletin kamu otoritesinin hedef alınmaya çalışıldığını söyledi.


İkinci hedefin işyerleri, üçüncüsünün ise AK Parti binaları olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, şunları kaydetti:


"Aslında bu üç temel hedefe bakıldığında, bu vandalizmin arkasındaki niyeti de okumak mümkün. Göstermek istedikleri şey şuydu: Bir, devlet otoritesi zaafı vardı, devlet kamu binaları hedefe konularak. İki, toplumsal omurganın temelini teşkil eden bir ekonomik aktiviteyi, yatırımı, parlak bir geleceği topluma gösteren işyerleri... Oradaki yatırımların olduğu işyerleri hedef edildi. Üçüncüsü de AK Parti binaları. Bununla şu denmek istendi: 'Burada tek bir görüş hakim olur herhangi bir başka siyasi aktiviteye izin verilmez. Bizim istemediğimiz ekonomik aktiviteler yapılmaz. Toplumda oluşturulmak istenen iyimser havaya karşı ekonomik yatırımları biz istersek durdururuz ve devleti zaafa uğratırız.' Şimdi ben buradan sesleniyorum; ne yaparlarsa yapsınlar kamu düzeni zaafa uğramayacaktır. Devlet, kamu düzenini tesis etmek için her türlü tedbiri almaya kararlıdır. Bu konuda en ufak bir ihmal ve zaaf söz konusu olmayacaktır"


TOBB İstişare Toplantısında Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinden de gelen oda ve sendika temsilcileriyle yaşananlara karşı mesaj vermek istediklerini dile getiren Davutoğlu, "Sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapımızın omurgasını teşkil eden işadamlarımızın, esnaflarımızın ortak mesajı bu toplumsal omurganın kırılmasına kesinlikle izin verilmemesidir. Nasıl Ahi Evran'ın kardeşliği bizim iş ahlakımızın temeli ise Ahi Evran'ın bu topraklara ektiği bu kardeşlik tohumu da ebediyen korunacaktır. Yine siyasi olarak AK Parti binalarına yönelik saldırılarla verilmek istenen mesaj;  burada tek bir parti egemen olur aynen Suriye'de ve başka yerlerdeki Baas ideolojileri gibi ise bilsinler AK Parti, bu şantajlara boyun eğmeyecektir ve Türkiye'nin her bir santimetrekaresinde siyaset yapmaya, bu millete hizmet etmeye kararlıdır" diye konuştu.


Davutoğlu, olaylar sırasında üç ayrı tavrın görüldüğünü, bunlardan ilkinin tahrip edenler, yıkanlar, ikincisinin vizyon kuranlar, inşa edenler ve üçüncüsü ise "buradan acaba nasıl bir siyasi rant elde ederiz" diye düşünenler olduğunu belirterek, "Biz inşa  edenler tarafındayız. Yıkanlara ve tahrip edenlere karşı inşa ve ihyayı öne çıkartıyoruz. Kriz çıkartanlara karşı yepyeni bir vizyonun temsilciliğini üstleniyoruz. Çözüm sürecini sabote etmeye karşı da çözüm sürecini ayakta tutmaya, çözüm sürecini milli birlik ve kardeşlik projesinin temel ayağı olarak korumaya kararlıyız" dedi.


-"Kobani bizim için tarihi bir emanet, tarihi bir mirastır"


Suriye'deki olayları istismar edenlere karşı, hangi kesimden olursa olsun yardım bekleyenlere sonuna kadar destek olmaya ve mazlumlara zalimler karşısında sahip çıkmaya kararlı olduklarını dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:


"Bu yoldan bizi kimse döndüremez. Nasıl dünyanın her yerindeki mazlumlara sahip çıkmışsak, tarihi olarak bizim hem akrabamız hem kardeşimiz olan Suriyeli Araplara, Türkmenlere, Kürtlere, Sunnilere, Nusayrilere, Hristiyanlara hepsine yardım elimizi uzatmaya da kararlıyız. Kobani (Ayn El-Arab), Halep gibi, Şam gibi, Lazkiye gibi bizim için tarihi bir emanet, tarihi bir mirastır. Oradaki kardeşlerimizin kaderi bizim kaderimizle ortaktır. Bunu her vesileyle söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. Ancak Suriye'deki olayları bahane ederek Türkiye'de kargaşa çıkartmak isteyenlere vurgulayarak söylemek istiyorum ki, Kobani'den gelen 200 bin kardeşimize kucak açan biziz. Suriye'den gelen 1 milyon 600 bin kardeşimize kucak açan biziz. Kobani'den gelen kardeşlerimiz Türkiye'de bu vandalizmi yapan bu terör mensuplarına sığınmak için gelmediler. Türkiye'nin huzuruna, Türkiye'deki emniyete sığınmak ve burada tam bir güven içerisinde hayatlarını idame ettirebilmek için geldiler. Huzur içerinde en kısa zamanda da Suriye'ye geri dönerler. Bundan sonra da ne olursa olsun biz elimizden gelen yardımı bu kardeşlerimize yapmaya kararlıyız."


Başbakan Davutoğlu, şehirleri tahrip edenlerin son 12 yılda gerçekleştirdikleri çok geniş katılımları, demokratikleşme çabalarını ve ekonomik kalkınma projelerini hedef aldığını ifade ederek, şöyle konuştu:


"Demokratikleşme konusunda Türkiye'nin son 12 yılda aldığı mesafeyi hepiniz yakından biliyorsunuz. 1987'de başlayan ve 46 kez uzatılan OHAL'i kaldıran biziz. Herkesin gösteri ve toplantı hakkını kullanabilmesini sağlayan biziz. Devlet Güvenlik Mahkemelerini kapatıp, EMASYA Protokolünü kaldıran biziz. Siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştırarak, neredeyse imkansızlaştıracak özgür siyasetin önünü açan biziz. İşkenceye karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket ederek Türkiye'de 80'li yıllardan kalan acı hatıraların izlerini silen biziz. Kamuoyunda taş atan çocuklar yasası olarak bilinen düzenlemeyle 18 yaş altındaki tüm çocukların çocuk mahkemelerinde yargılanmasını temin eden biziz. Farklı dil ve lehçelerde kurs açılması, yayın yapılması, müzik dinlenmesi ve hatta seçimlerde siyasi propaganda yapılması gibi hakları güvenceye kavuşturan biziz. İnsanların çocuklarına istediği ismi vermesini bile engelleyen bir ayıba son veren biziz. Tutuklu ve hükümlüler ile yakınlarının anadilde, kendi dillerinde konuşmalarının önünü açan biziz. Şehirlerin, köylerin isimlerini iade etme yolunu açan biziz. Yol kontrol noktalarını azaltıp meraları, yaylaları tekrar hayvancılığa, şenliklere açan biziz. Köye dönüş ve rehabilitasyon projesini uygulayan biziz. Tüm bunlar bizim iktidarımızda sağlanmışken ve çözüm süreciyle inşallah bunları çok daha ilerileri aşamalara taşıma kararlılığındayken bu yapılan vandalizm çözüm sürecini sabote etmek isteyenlerin hedefinin sadece Kobani değil, Türkiye'nin geleceği ve Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki kalkınma projelerinin engellenme çabasıdır."


AK Parti hükümetleriyle 12 yılda Türkiye'nin genelinde, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde kalkınma hamleleri başlattıklarını ve bunun kapsamını genişleterek Türkiye'nin geleceğinin perspektifini değiştirdiklerini belirten Davutoğlu, "Türkiye'nin gayri safi milli hasılası dört misli arttı, kişi başına düşen gayri safi milli hasılada Türkiye'nin her yerinde daha eşitlikçi bir yapıya kavuşuldu. AK Parti iktidarları döneminde 730 milyar lira kamu yatırımı yapıldı bunun içinde doğu anadolu  için 85 milyar lira, güney doğu anadolu bölgesi için ise 81 milyar lira kamu yatırımı ve desteği yapıldı. tek tek zikretmek istemem ama zikretmek gerekirse ulaştırma ve haberleşme için 28 milyar lira, eğitim için 11,5 milyar lira, sağlık için 6 milyar lira, orman ve su işleri için 17 milyar, toplu konut için 15,5 milyar, tarım ve hayvancılık için 17 milyar, gençlik ve spor yatırımları için 5 milyar, üniversiteler için 4,8 milyar, Köy-Des projesi için 3,2 milyar lira bölgeye yatırım yaptık. Hava ulaşımında Doğu Anadolu'daki 14 ilimizin 10'una, Güney Doğu Anadolu'daki 9 ilimizin 8'ine havaalanı imkanına kavuşturduk. Her bir ilimizde üniversite kurduk. Bunların tümüne bakıldığında bizim iktidarımız döneminde bütün Türkiye'ye bakışımız yanında bölgeye nasıl bir perspektifle baktığımız açık bir şekilde ortaya çıkar" diye konuştu.


Davutoğlu, tüm engelleyici çabalara rağmen kalkınma hamlelerinin devam edeceğinin altını çizerek, konuşmasına şöyle devam etti:


"Yeni teşvik paketinde en fazla istifadeye mazhar 6. bölge teşvikinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine öncelik verdik. Daha ilk aşamada 13 milyar liralık yatırımın alt yapısı devreye sokuldu. Bölge yepyeni bir geleceğe ve perspektife açıldı. İşte bu vandallar, bu eşkıyalar, bu teröristler böyle bir geleceği imha etmek, tahrip etmek için harekete geçtiler. Bizler burada hem siyasi irade olarak, hem de sivil toplum temsilcilerimizin ortak sesi olarak böyle bir geleceği imha projesine karşı dimdik ayakta durmaya kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Kesinlikle Türkiye 1990'lara geri dönmeyecektir, aksine 2023 hedefleri doğrultusunda gelecek perspektifiyle yeni bir Türkiye'nin inşasında kararlıyız. İnşa ve ihya dönemi başlamıştır, bunu kimse durduramayacaktır. Bu inşa ve ihya döneminin demokratik temeli çözüm sürecinin başarıya ulaşmasıdır. Tarihi kardeşliğin ebedi kardeşliğe dönüşmesi konusundaki çabalarımız kesintisiz devam edecektir. Kim ne derse desin, hangi terör faaliyetleri yapılırsa yapılsın, daha ilk günden vurguladığımız gibi kesinlikle çözüm sürecini teröre kurban vermeyeceğiz."


- Ankara

Kaynak: AA