Topçu Aa Editör Masası'na Konuk Oldu

Son Güncelleme:

Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, HDP'li bakanların Cizre'deki tutumlarına ilişkin, "Seçilmiş olanlar devletin polisiyle, Mehmetçiğiyle yaka paça mı olması gerekiyor?

Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, HDP'li bakanların Cizre'deki tutumlarına ilişkin, "Seçilmiş olanlar devletin polisiyle, Mehmetçiğiyle yaka paça mı olması gerekiyor? Ne zaman molotof atanların karşısında görüyoruz? Ağzı maskeli, ayağı entarililerin karşısına hiç çıkıyorlar mı? Şehirlerimizi yakıp yıkanların karşısına çıkıp bunlara 'dur' diyorlar mı? Benim bu kanaatim azledilmeleri noktasında gereğinin yapılması" dedi.


AA Editör Masası'na konuk olan Bakan Topçu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


"Cizre'ye giden HDP'li bakanların görevden azledilmesi" yönündeki açıklamalarının ardından HDP'li Bakanların "Biz seçilmiş kişileriz, o atanmış kişi" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Topçu, seçilmiş olmanın bölücü terör örgütünün yanında durmak anlamına gelmediğini ve terör üzerinden Türkiye'yi göçertmeye çalışan güçlerin yanında durmayı gerektirmediğini ifade etti.


Seçilmiş olanların, seçilmenin hakkı ve gereği neyse onu yapmaları gerektiğini dile getiren Topçu, "Seçilmiş olduğumu söyleyen arkadaşlar seçildik diyorlar. Seçilmişliğin gereği gelip Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin önünde arkasında da yazıyor 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir' yemin ediyorlar. Yeminde bölücü teröre desteklik var mı? Yaptıkları yeminde millete ihanet var mı?" diye konuştu.


Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletinin adeta Çanakkale'yi, Malazgirt'i ve Kudüs'ü yaşadığını ifade eden Topçu, "Seçilmiş olanlar devletin polisiyle, Mehmetçiğiyle yaka paça mı olması gerekiyor? Ne zaman molotof atanların karşısında görüyoruz? Ağzı maskeli, ayağı entarililerin karşısına hiç çıkıyorlar mı? Şehirlerimizi yakıp yıkanların karşısına çıkıp bunlara 'dur' diyorlar mı? Benim bu kanaatim azledilmeleri noktasında gereğinin yapılması. Bunu söylemeye de kimse engel olamaz. Şu anda yaptıkları, bütün ülkenin gözü önünde bölücü terörü meşrulaştırıyorlar. Bunların onlardan tek farkı var, sadece ellerinde silah yok ve milletten aldıkları ücretle, maaşla büyük büyük maaşlarla bölücü terör örgütünü meşrulaştırmak için onlara kol kanat gererek, onlara destek olmak için elden gelen her şeyi yapıyorlar. Ben Müslüman bir Türk evladıyım, bunu kabul etmem asla ve asla mümkün değil. İhanete ortak olmalarını gerektirmiyor" değerlendirmesinde bulundu.


"Ağaç kovuğunda yetişmiş birisi değilim"


Bakanların görev ve yetkilerinin kanunlarda belirli olduğunu aktaran Topçu, sözlerine şöyle sürdürdü:


"Yaptıkları iş ne vatandaşlığa ne seçilmişliğe ne de bakanlığa uygun değil. Madem bu kadar heveslisiniz bu tür eylem ve olaylarda başrol oynamaya, soyunun sivil olarak gereğini yapın. Zaten sizin elinizi, kolunuzu tutan yok. Seçilmiş olduğunuzu söylüyorsunuz. Seçilmiş olmanın gereğini yapmıyorsunuz. Bakanların görev ve yetkileri kanunlarımıza göre belirlenmiş, bunun da gereğini yapmıyorsunuz. O seçilmiş, ben atanmış. Ben ne olduğumu çok iyi bilen birisiyim. Evet, Anayasa gereği kurulmuş bir hükümettir. Devlet bu dar zamanı geçerken bize bir emirde bulunmuş. Ben de buna 'evet' demişim, 'baş üstüne' demişim. Sıkıntıya meydan vermemek için. Hükümetin bağımsız bakanıyım. Ağaç kovuğunda yetişmiş birisi değilim. Deve kuşuna demişler ki 'yük taşı.' 'Kuşum' demiş, 'uç o zaman.' 'Deveyim' demiş. Öyle şey olur mu?"


Kazak, Kırgız, Çerkez, Laz hepsinin Türkiye şemsiyesinin altında toplanan büyük bir millet olduğunu belirten Topçu, birilerinin inat ve ısrarla Türk, Kürt çatışması söylemini ortaya çıkardığını söyledi. Bölücü terör örgütünün adını hiç kullanmadığını kaydeden Topçu, terörle mücadele ederken usul ve uslubun da kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.


'Kürt sorunu' söylemlerini reddeden Topçu, 5 milyon ailenin birbirleri ile evli olduğuna ve kimsenin böyle bir söylem kullanmasının doğru olmadığına dikkati çekti.


Yalçın Topçu, "Bu sistem zaman zaman Kürt'ü dövmüş, Alevi'yi dövmüş, ülkücüyü dövmüş, devrimciyi dövmüş, bu sistemden zarar görmeyen, dönem dönem, konjonktürel olarak, sistemin başında olanların kanaatleri, kişilikleri, siyasi tavırları, duruşları yüzünden dövmedikleri kim kalmış? Bunun adı ülkücü sorunu mu olur, bunun adı devrimci sorunu mu olur, bunun adı dindar sorunu mu olmuş? Böyle olmayacağı gibi, bunun adı Kürt sorunu değil. Bunun adı bölücü terör örgütü sorunudur" diye konuştu.


Küresel güçlerin örgütünü bütün Avrupa'da tanıttığını belirten Topçu, Avrupa'ya sitemde bulunarak, kırmızı bültenle aranan 650 örgüt mensubunun Türkiye'ye teslim edilmediğini söyledi.


Bakan Topçu, şöyle devam etti:


"Terör örgütü tanıtıldı, kandırıldı. En son safhası nedir? Taban tutturulacak, bu da bir parti eliyle yaptırılıyor. Siyasallaşma çabası, devletin kurucu partisi olduğunu iddia eden siyasi yapı tarafından Meclis'in göbeğine getirilip konuluyor. Siyasallaşma noktası da Cumhuriyetin kurucusu bir partinin eliyle yapılıyor ve siyasallaşıyor, Meclis'e giriyor. Bu siyasallaşan yapının başına bir genel başkan lazım. Onun için de bir ada tahsis ettiler. Onu da adaya oturtturdular. Belediyeleri var, bütçeleri var. Bugün patlayan mayınlar nerede, nasıl, kim tarafından döşenildiği devletimizin bilgisinde. Orada belediyeler var, bütçeleri var. Milletimizin vergilerinden kesilen bütçelerle milletimizin kanı dökülüyor. Enteresan bir konsept oluştu. Hayat tarzları birbirine benzemez, anlayışları birbirine benzemez. Bakıyorsunuz ki, bu terör örgütünün siyasi istikrarı bozma noktasında üzerinde antant kalınıyor. Nişantaşı ile Hakkari'deki oy kullanıyor. Birbirine benzemez kesimler, hayat tarzları birbirine benzemez, anlayışları birbirine benzemez ama bakıyorsunuz ki bu terör örgütünün siyasi istikrarı bozma noktasında üzerinde antant kalınıyor. Bunun için Nişantaşı ile diyelim ki Hakkari'deki bilmem ne aynı noktada oy kullanıyor. Orada çıkan oranla burada çıkan oranın arasında hiçbir fark yok. Bölücü terörün etkin olduğu bir yerdeki tehditle aldığı oy oranı neyse öbür tarafta da tamamen zıddında da viski içerken aynı fikirle örtüştüğünü hep beraber gördük. Onun için dış proje diyorum."


(Sürecek)

Kaynak: AA