Güney Afrika, Türkiye için Sahra Altı Afrika'nın kapısını açan anahtar

Son Güncelleme:

Türkiye, Avrupa Birliği ile olan ilişkilerini sürdürürken 'Uzak Ülkeler Stratejisi' kapsamında Güney Afrika'da yeni ticaret fırsatları arıyor. Pretorya Büyükelçisi, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmayı hedefleyerek, Güney Afrika'nın ekonomik potansiyeline dikkat çekti.

Küresel ticaret yollarının jeopolitik gerilimler ve lojistik krizlerle yeniden şekillendiği bir dönemde, Türkiye için Avrupa Birliği öncelikli pazar konumunu korurken, 'Uzak Ülkeler Stratejisi' kapsamında Güney Afrika, Sahra Altı Afrika'nın kapılarını açan bir anahtar niteliği taşıyor. Güney Afrika, SADC ve SACU içinde gümrüksüz ve imtiyazlı ticaret fırsatları barındırıyor.

Türkiye'nin Pretorya Büyükelçisi Kezban Nilvana Darama Yıldırımgeç, Orta Doğu'daki istikrarsızlık nedeniyle tıkanan ticaret yollarına karşılık Güney Afrika'nın güvenli bir 'merkez üssü' olabileceğini vurguladı. 2023'te Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Güney Afrika dış ticaretinin 2 milyar dolardan 3.2 milyar dolara çıktığını belirten Yıldırımgeç, benzer bir tablonun tekrarlanabileceğini ifade etti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 2.5 milyar dolar olduğunu ve Türkiye aleyhine işlediğini kaydeden Büyükelçi, kısa vadeli hedefin 5 milyar dolar, orta vadeli hedefin ise 10 milyar dolar olduğunu açıkladı.

Büyükelçi Yıldırımgeç, Güney Afrika hükümetinin istihdam yaratan, fabrikasını orada kuran ve yerel ortağı olan yatırımcıyı tercih ettiğini belirtti. İmalat sanayii, tarımsal mekanizasyon ve yeşil enerji alanında teşvikler sunulan 'ekonomik bölgeler' bulunduğunu aktardı. Planlı elektrik kesintilerini 2026 sonuna kadar sıfırlama hedefinin, Türk enerji ve altyapı firmaları için devasa bir modernizasyon pazarı anlamına geldiğini vurguladı. Güney Afrika'da 70 civarında Türk firmasının yatırımı bulunurken, en büyük yatırımları Arçelik ve Aksa oluşturuyor.

Bankacılık sistemindeki farklılıklar nedeniyle para transferlerinde güçlükler yaşandığını anlatan Yıldırımgeç, bir Türk bankasının şube açması için çalışmalar yapıldığını, özellikle katılım bankacılığı tarafında iş birliklerinin mümkün olduğunu söyledi. Demiryolları, havalimanı, deniz limanı gibi altyapı alanlarında da fırsatlar bulunduğunu ekledi.

Bölgede Çin hakimiyetinin bulunduğunu dile getiren Yıldırımgeç, Güney Afrika'nın Çin hakimiyetini kırmak için Türkiye'yi dengeli ve güvenilir bir ekonomik ortak olarak konumlandırdığını belirtti. İş dünyası için 'stratejik sabir' kavramının önemine dikkat çeken Büyükelçi, yerel bir ortakla çalışmanın neredeyse zorunluluk olduğunu, karar alma süreçlerinin yavaşlığı ve yolsuzluk risklerine karşı güçlü hukuk firmalarıyla ilerlenmesi gerektiğini vurguladı.

Toplam 2 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip Sahra Altı Afrika bölgesinin ithalat hacmi 600-630 milyar dolar seviyesine ulaştı. Güney Afrika, bu ithalatın yaklaşık yüzde 20'sini tek başına gerçekleştiriyor. Türkiye'nin Güney Afrika'ya 2025 yılında 707.7 milyon dolarlık ihracatı bulunuyor. Türkiye Pretorya Ticaret Müşaviri Bengü Okur Erdoğan, bölgenin bir HUB konumunda olduğunu ve bu pazarda olmanın önemli olduğunu ifade etti. Modernizasyon eksikliğini 'en kritik' başlık olarak yorumlayan Ticaret Müşaviri Hayrünnisa Karcı da, bu dönüşümden Türkiye'nin de pay alması gerektiğini söyledi.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi