Uygulamayı yükle! YÜKLE

Türkiye’nin İlk Ultra Maratonu

Son Güncelleme:

Her Maratonda Olduğu Gibi Koşucuların Tek Hedefi "BİTİŞ" Çizgisine Ulaşmak!

Prof Dr Taner Damcı, hekim kimliğinin yanı sıra bir maraton koşucusu olarak Türkiye'nin ilk ultra maratonu olan Likya Yolu Maratonu'nun danışmanı.


Kendisinin bu organizasyon ile en büyük hedefi ülkemizin ve Tarihi Likya Yolu'nun tanıtımını en iyi şekilde gerçekleştirmek ve beraberinde Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları uzmanı olarak sağlıklı bir yaşam için egzersizin önemini vurgulamak.


Soeren Kruse Lilleoere, Danimarka'dan maratona katılan, Tip 1 diyabetli, bir ultra maraton koşucusu. Soeren'nin 2 hedefi var; maratonu tamamlamak ve bir diyabetlinin de en zorlu sporları yapabileceğini göstermek.


Aralarında Yunanistan, Çin, Fas, Avustralya gibi ülkelerin bulunduğu, dünyanın birçok farklı yerinde düzenli olarak gerçekleştirilen ultra maratonlar, ilk kez medeniyetlerin beşiği Ege ve Akdeniz topraklarına geliyor. Yaklaşık 42 km'lik normal maraton mesafesini aşan dayanıklılık yarışları olarak nitelendirilebilecek ultra maratonlar; patikalar, dağlar, çöller, buzullar gibi zorlu parkurlarda çeşitli tip ve mesafelerde gerçekleşiyor.


Her yıl yaklaşık 70.000 lisanslı ve lisanssız yarışçının katıldığı organizasyonlarda hem koşucular hem de gönüllü personel bu yarışlara katılabilmek için dünyanın çeşitli ülkelerinden geliyorlar.


Türkiye'de ilk kez düzenlenen Likya Yolu Ultra Maratonu 11-17 Ekim 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek. Likya Yolu Maratonu'nun yarış danışmanı, çeşitli ülkelerde ultra maraton koşmuş olan, İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Damcı.


Maratonda koşacak olan biri var ki; onun hedefi sadece bu zorlu parkuru aşıp "BİTİŞ" çizgisine ulaşmak değil;


Soeren Kruse Lilleoere, 22 yaşında iken Tip 1 Diyabet tanısı almış bir koşucu. Soeren diyabet tanısından yaklaşık bir yıl önce koşmaya başlamış. Doktoru; koşuyor olmasının hastalığın ortaya çıkışını geciktirmiş olabileceğini söylediğinde Soeren, egzersizin "diyabetli yeni yaşam"ının bir parçası olması gerekeceğini anlamış.


Tanısının konmasından bu yana Soeren aralarında Çin Seddi Maratonu ve Grönland Kutup Dairesi Maratonu'nun da yer aldığı en zorlu maratonlardan bir kısmını tamamladı ve dünyanın en çekişmeli yaya yarışı olarak genel kabul gören Fas Kum Maratonu [Marathon Des Sables]'unda yarıştı.

Diyabetin farkındalığını artırmak için koşan Soeren'in hedefi, aktif ve sağlıklı bir yaşam tarzıyla diyabetin yönetilebilir bir hastalık olduğunu topluma göstermek. Soeren, yarışları başarı ile tamamlayarak insanların diyabet algılamalarını değiştirmek ve kendisi gibi diyabetli kişilere ilham kaynağı olmak istiyor.


Soeren'in Türkiye'de ilk kez koşacağı Likya Yolu Ultra Maratonu 240 kilometrelik bir parkura sahip.


Likya Yolu Ultra Maratonu, gücünün sınırlarını zorlamaya odaklanmış ultra maratonculara sunduğu çetin parkurlardan oluşuyor. Belirlenen rota, deniz seviyesi ile 800 metrelik dağlık bölgeler arasında iniş çıkışlar içeriyor. Kumsal, toprak yol, kayalık patikalar, iğne yapraklarının kayganlaştırdığı ormanlık araziler ve dik yamaçlar gibi birbirinden oldukça farklı zemin koşullarında bölgenin ve tarihin doğal zenginlikleri üzerinde gerçekleşecek maratonun zorluk düzeyi de oldukça yüksek. Likya Yolu Maratonu'nun gerçekleşeceği parkur, çeşitli kaynaklarca dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösteriliyor.


11 Ekim 2010 Pazartesi günü koşulmaya başlanacak olan maratonda, katılımcılar yaklaşık 240 km boyunca yiyeceklerini sırt çantalarında taşıyacaklar. Su ve çadır desteği ise organizasyon tarafından karşılanacak. Etapların uzunluğu her gün için farklılık göstermekle birlikte, yarışmacılar her etap için belirlenen süreyi aşmadan, bir sonraki hedef noktasına ulaşmaya çalışacaklar. Bu hedef noktaları arasında da, koşuculara su ve gerekli hallerde tıbbi yardım sağlamak amacıyla, yaklaşık olarak 10 km'de bir kontrol noktaları kurulacak.


Katılımcıların kazanmak, öne çıkmak, ödül almak yerine hayatlarında değişiklik yapmak, sosyal hayata katkıda bulunmak, sivil toplum kuruluşlarına destek olmak gibi amaçlarla katıldıkları ultra maratonların Türkiye'deki ilk örneği olan Likya Yolu Ulta Maratonu'nun ana sponsoru Novo Nordisk Sağlık Ürünleri.


T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi desteği ve N-BA Danışmanlık'ın katkılarıyla Argos Kültür ve Sanat tarafından düzenlenmekte olan maratonun diğer sponsorları arasında ETİ ve Saka Su yer almaktadır.

Kaynak: Bültenler