Türkiye ve Suriye masada! Osmanlı'nın son büyük projesi hayata geçiyor

Son Güncelleme:

Türkiye ve Suriye, Osmanlı'nın en önemli projelerinden biri olan Hicaz Demir Yolu'nun yeniden canlandırılması için harekete geçti. Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir arasındaki görüşmede, hattın ihya edilmesi masadaki başlıklardan biri olarak ele alındı.

Osmanlı'nın en önemli projelerinden biri olan ve İstanbul'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demir Yolu'nun yeniden canlandırılması için Türkiye ve Suriye arasında temaslar başladı.

ANKARA VE ŞAM'DAN ORTAK ADIM

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir'i ziyaret etti. Görüşmede, Hicaz Demir Yolu'nun ihya edilmesi de gündeme geldi. Yılmaz, görüşmeye ilişkin paylaştığı fotoğrafta, Hicaz Demir Yolu'nun yeniden hayata geçirilmesinin masadaki başlıklardan biri olduğunu ifade etti.

Yılmaz ile Bedir arasındaki görüşmede ayrıca Karayolu Taşımacılığı Mutabakat Zaptı kapsamında aktarmasız ikili ve transit geçişlerin artırılması ile demiryolları alanında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik atılabilecek adımlar ele alındı.

HİCAZ DEMİR YOLU'NUN TARİHSEL ÖNEMİ

Sultan II. Abdülhamid'in en önemli girişimlerinden biri olan Hicaz Demir Yolu, 117 yıl önce hizmete açıldı. 1 Eylül 1900'de temeli atılan proje, Sultan Abdülhamid'in tahta çıkışının 25'inci yılına denk geldi.

Şam'dan Medine'ye uzanan ve 1464 kilometrelik uzunluğa sahip olan hat, hac yolculuğunu kolaylaştırmanın yanı sıra Osmanlı Devleti'ne askeri ve ekonomik katkı sağladı. Projenin inşası için İstanbul'da Komisyon-ı Ali kuruldu; süreçte binlerce köprü, tünel ve istasyon inşa edildi.

Demir yolunun finansmanı büyük ölçüde Osmanlı topraklarından ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanların bağışlarıyla karşılandı. İlk bağışı ise 50 bin lira ile Sultan Abdülhamid yaptı.

1908'de açılan hatta Medine ile Mekke arasındaki 450 kilometrelik bölüm, bedevi saldırıları ve siyasi engeller nedeniyle tamamlanamadı. Buna rağmen hat, Osmanlı'nın asker sevkiyatında ve bölgesel ticaretinde kritik bir rol üstlendi.

Sultan Abdülhamid, Medine'ye yakın bölümlerde özel bir hassasiyet göstererek rayların altına keçe döşetti. Bu uygulamanın, tren gürültüsünün Hazreti Peygamber'in ruhaniyetini rahatsız etmemesi amacıyla yapıldığı belirtildi.