Tutuklu Milletvekilleri İçin Formül Aranıyor
AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş: "Siyasi partilerin uzlaşması sonucu Anayasa değişikliğiyle önemli adım atılmış olur.
MELDA ÇETİNER - AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, tutuklu milletvekilleriyle ilgili ceza kanunlarında yapılacak değişikliğin "anayasaya aykırı" bulunabileceğini belirterek, Anayasa değişikliği yapılması gerektiğini söyledi.
Elitaş, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, tutuklu milletvekilleriyle ilgili yargının verdiği kararın "çifte standart uygulamasının en önemli göstergesi" olduğunu ifade ederek, "Yargının; 35 yıla mahkum olmuş, mahkumiyeti onaylanmış bir kişinin uzun tutukluluktan dolayı Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar doğrultusunda tutuksuz olarak yargılanmasını istiyorsa, BDP'li milletvekilleri için istenen en yüksek ceza sınırı 10 yıl olmasına rağmen 4 yıldan fazla süren tutukluluğunu devam ettirmesini çifte standart olarak değerlendiriyoruz. Tutuklu veya tutuksuz yargılamaya karar verecek olan mahkemelerdir. Tutukluluk tedbir amaçlıdır ve istisna olmalıdır. Ama bir taraftan darbecilikten yargılanmış ve 35 yıla hüküm giymiş birisinin tutuksuz yargılanmasını hakkaniyete ve adalete uygun görmeyen yargı, henüz daha hüküm giymemiş birinci derece mahkemede davası devam eden milletvekillerinin tutukluluğunun devam etmesi; vicdanları sızlatan bir durumdur ve yargıdaki çifte standardı ortaya koyar" diye konuştu.
Uzun tutukluluğu benimsemediklerini, 2005 yılında çıkarılan düzenlemeyle 3 yıla düşürülmesini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Elitaş, daha önce tutukluluk süresinin hakimin iki dudağı arasında olduğunu, buna üst sınır getirdiklerini ancak yargının farklı kararlar verdiğini söyledi.
Elitaş, TBMM Genel Kurulu'nda 20 Aralık Cuma günü 2014 yılı bütçesinin kabul edilmesinin ardından Hükümet adına teşekkür konuşması yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın tutuklu milletvekilleriyle ilgili 4 siyasi parti grup başkanvekillerinin bir araya gelerek nasıl düzenleme yapılacağını ortaya koyabileceğini hatırlattı.
-"Darbecilikten yargılanmış milletvekili..."
MHP'nin konuyla ilgili çalışmalara katılmayacağına ilişkin olarak Elitaş, "MHP'nin bu konuda bir çalışması olmadığını görüyoruz. Görüyoruz ki bir taraftan MHP, darbecilikten yargılanmış bir milletvekiline söz hakkını vermeyi onur meselesi olarak ortaya koyarken, 7-10 yıllık cezayla yargılanan milletvekillerinin 5 yıl tutuklu kalmasını içine sindirebiliyor. Onların milletvekili hükümlü; darbeye teşebbüsten yargılanmış ve 18 yıl hüküm giymiş, cezası Yargıtay tarafından onanmış. Yargıtay; onama kararını Meclis'e bildirdikten sonra, TBMM Başkanlığı'nın bunu Genel Kurul'da okuttuğu anda milletvekilliği düşecek. Aynı durum, CHP'li milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay için de söz konusu. Yargıtay bunları da onadığında ve bu karar Genel Kurul'da okununca onların milletvekilliği de düşmüş olacak" dedi.
MHP'nin 24. Dönem başında kendilerine getirdiği teklifin daha radikal çözüm içerdiğini savunan Elitaş, "Biz o değişiklik teklifinin 'Kandil'den TBMM'ye tünel açmak' olduğunu ifade etmiştik. O zaman MHP'liler düşündüler ve geri döndüler. Günün şartlarına ve siyasi duruşuna göre değerlendirmek yerine, olayı daha geniş kapsamlı düşünmek siyaset kurumunun en önemli özelliği olmalıdır" görüşünü ifade etti.
-"YSK çözüme kavuşturmalıydı"
Elitaş, tutuklu milletvekilleriyle ilgili Anayasa değişikliği yapılması gerektiğini savunarak, şöyle konuştu:
"Şu anda Anayasa'nın 83. maddesi, seçimden önce başlamış bir dava varsa, bu konuyla ilgili tutukluluk kararını mahkemelere bırakmış. Orada seçimden önce veya sonra isnat edilen meseleye ilgili dava açılması, sorgulanması, tutuklanması TBMM'nin iznine bırakıldığında bu iş çözülebilir. Siyasi partilerin uzlaşması sonucu Anayasa değişikliğiyle önemli adım atılmış olur. Ceza Kanunu'nda yapılacak değişiklik yeterli olmaz gibi geliyor. Hukukçuların daha ayıntılı şekilde değerlendirmesi gerekir.
Ama böyle bir düzenlemeye fırsat vermeden, konu YSK tarafından 2011 seçimlerinde net olarak çözüme kavuşturulmalıydı. YSK, yetkili kurullar ve kuruluşlar, bu konuyla ilgili görüşlerini net olarak ortaya koymadıkları için sorunu çözmek siyaset kurumuna bırakılmaya çalışılıyor. Bugün yapılacak düzenlemelerin yarın ne gibi olumsuz sonuçlar doğuracağıyla ilgili ellerindeki imkanları kullanmayan kurumlar, siyaset kurumunun yeni düzenleme yapmasıyla birlikte ileride telafisi mümkün olmayan sorunları beraberinde getireceği kaygısı taşınmaktadır. BDP'li milletvekilleri kanun değişikliğiyle soruna çözüm bulunabileceğini savunuyor ama benim kanaatime göre, Anayasanın 83. maddesi, 14. maddesi orada durduğu sürece yargı, bu konuda çıkarılan kanunu 'Anayasaya aykırı' diye iddia edip salıvermeyebilir, Anayasa Mahkemesi'ne de müracaat eder. Anayasa Mahkemesi de Anayasaya aykırılıktan dolayı iptal edebilir. AYM, bizleri bu konuda başka bir çifte standardı düzeltmek için kanun maddesi değiştirmek yoluna gitmemiz yerine, tutuklu milletvekillerinin bireysel başvurusunu acil işlerden görüp konuyla ilgili görüşünü derhal vermelidir. Bu milletvekillerinin başvurularını hızlı şekilde sonuçlandırıp buradaki kördüğümü çözmek, AYM'nin önemli görevlerinden olmalıdır." - TBMM