UMAD, İslam dünyasını Filistin'e yardım etmeye çağırıyor
Uluslararası Müslüman Alimler Dayanışma Derneği (UMAD), İsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili olarak dünya kamuoyunu ve İslam dünyasını zalimin karşısında yer almaya ve mazlum Filistin halkına her türlü yardımı yapmaya davet etti. UMAD açıklamasında, İsrail'in Filistin'de yıllardır işgal, tehcir, gasp, katliam ve soykırım gibi insanlık suçlarına devam ettiği ve Filistin halkının insanlık dışı muamelelere maruz kaldığı belirtildi. Açıklamada, İslam alimlerinin Mescid-i Aksa'yı ve Filistinli kardeşlerinin haklı davasını desteklediği ve dünya kamuoyunu zalimin karşısında yer almaya ve Filistin halkına yardım etmeye çağırdığı ifade edildi.
Uluslararası Müslüman Alimler Dayanışma Derneği (UMAD), dünya kamuoyunu ve İslam dünyasını "zalimin karşısında yer almaya ve mazlum Filistin halkına her türlü yardımı yapmaya" davet etti.
UMAD'dan İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin yapılan açıklamada, "İsrail terör devleti"nin Filistin'de yıllarca işgal, tehcir, gasp, katliam ve soykırım gibi insanlık suçu olan zulmün her türlüsünü yaptığı, kadın ve çocuklar başta olmak üzere katliamlarına devam ettiği aktarıldı.
Açıklamada, Filistin halkının kendi topraklarında açık bir cezaevine hapsedildiği ve insanlık dışı muamelelere maruz kaldığı kaydedildi.
Dünya kamuoyu ve İslam aleminin ise yapılanlara seyirci kaldığı vurgulanan açıklamada, Birleşmiş Milletler ve bir kısım uluslararası örgütlerin İsrail'in zulümleri karşısında kör ve sağır davranmaya devam ettiği belirtildi.
Açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu:
"İslam alimleri olarak siyonist zulmüne karşı ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı ve vatanlarını meşru müdafaa hakkıyla savunan Filistinli kardeşlerimizin haklı davasının yanında olduğumuzu beyan ediyoruz. İnsani bir görev olarak tüm dünya kamuoyunu ve İslam dünyasını zalimin karşısında yer almaya ve mazlum Filistin halkına her türlü yardımı yapmaya davet ediyoruz. Ümmet coğrafyasının kalbi Mescid-i Aksa ve mübarek Filistin topraklarına bir hançer gibi saplanmış işgalci siyonistler, işgal ettikleri topraklardan kovulmadıkça kan ve gözyaşı dinmeyecek, Orta Doğu ile birlikte bütün bir dünya barış ve huzura hasret kalmaya devam edecektir."