Üniversitede 4 Dilde Müzik Dinletisi

Son Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Gül ve Eşi ile davetliler onuruna üniversite Reyhani grubu tarafından Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanice müzik dinletisi verildi.

Tarihi Kasimiye Medresesini ziyaret ettikten sonra medresenin önünde Eşi Hayrünnisa Gül ile birlikte hatıra fotoğrafı çektiren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ağaçlandırma çalışmalarına ağaç dikerek katkıda bulundu. Cumhurbaşkanı Gül daha sonra buradan Türkiye'de ilk kez Kürtçe eğitimin verildiği Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü'nün açıldığı Artuklu Üniversitesi'ne geçerek üniversitenin 2010-2011 akademik açılış töreni ile Dr. Zeynel Abidin Erdem İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin temel atma törenine katıldı.


Cumhurbaşkanı Gül ve Eşi ile davetliler onuruna üniversite Reyhani grubu tarafından Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanice müzik dinletisi verildi.


"Allah'ın selamı üzerinize olsun" diyerek konuşmasına başlayan Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Serdar Bedii Omay, " Mardin, üniversitenin kuruluşuyla birlikte şimdi tam da bir şehir olma özelline geri dönmeye başlamıştır. Bu şehir tarihi boyunca çok önemli bir barış kenti olmuştur. ve dünyaya model olmuştur. Barış ve empati kültürünün olduğu bir modeldir. Mardin'in ve bu coğrafyada yetiştirdiği çok önemli şahsiyetler, alimler olmuştur" dedi.


MARDİN'İN UNESCO LİSTESİNE ALINMASI İÇİN ÇABA HARCAYACAĞIZ


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül. uzun süredir Mardin'i çok görmek istediğini anlattı. Daha önce bir çek kentte bulunduğunu söyleyen Gül, "Bu ziyaretim gerçekleşirken üniversitenin yeni akademik yılında bulunmak benim için ayrı bir mutluluk kaynağıdır" dedi. Gül, şöyle dedi:


"Mardin gerçekten kendine has kimliği özelliği olan şehrimizdir. Türkiyenin her bölgesinin kendine has güzelliği vardır ama Mardin açık bir müzedir. Mardinde çok farklı kimlikler bir kimlik haline bürünmüş şeklinde barış ve hoşgoru kardeşçe yüzyıllardır huzur içinde yaşamaktadır Bu özellikği Mardin'i çok dikkate getirir yapmıştır. Böyle bir şehirde bulunmaktan sevinçliyim. Mardin'in gıyabında her zaman güzel konuşulur ve bu özellikleri dilden dile dolaşır. Aslında burası Mezopotamya'nın büyük merkezlerinden biridir. Bu şehirde taş dantel örülür gibi yontulmuştur. Maalesef son yıllarda Mardin'in bu güzelliği neredeyse kapatılır şeklinde yanlış şehirleşmenin geliştiğini acı hepimiz hissederken tekrar birden bire herkesin Mardin'i sahiplendiği ve keşf ettiği ve tekrar eski o güzelliğiyle hafızalarda kalması için önemli adımlar atılmıştır. Hükümet başta olmak üzere herkes Mardin'i sahiplendi. Bundan büyük memnuniet gördüm. Daha önceki gelişlerimde bu çabayı görmemiştim. Bu çabayı değerli buluyor takdir ediyorum ve teşvik ediyorum. İnanıyorumki UNESCO'nun tarihi mirasları listesine bu şehir girecektir. Bende çalışmalarım içine aldım bu ve hızlandıracağız. Mardin'in sönmek üzere olan o parlaklığının o ateşinin tekrar alevleneceğini ve etrafını aydınlatacağının işaretidir bu. Yerli ve yabancı binlerce insana Mardin ev sahipliği yapacaktır. Bunun getireceği dinamizm, ekonomiye katkıyı vatandaşlara katkısı olacaktır."


MEM U ZİN İLE AHMEDE HANİ, HEPSİ KÜLTÜREL MİRASIMIZDIR, BİZİM BİR PARÇAMIZDIR


Cumhurbaşkanı Gül, bütün üniversitelerin özel olduğunu ve ilim yuvası olduğunu belirterek, "Çok şükür her ilde açıldı" dedi. Gül, şöyle konuştu:


"Ünivresitelerimiz şimdi birbiriyle rekabet eden üniversiteler haline döndü, bundan gurur duyuyorum. Bazıları çok ileri gidebilir bazıları biraz geride kalabilir onlarda yarışta tekrar ileri gidebilirler. Rekabet giderek mükemmelleşmeyi getirecektir. Bunların içinde bu üniversitede büyük bir potansiyel görüyorum. Burası Mezopotamya'ya hitap ediyor, bölgeye hitap ediyor. Burada farklı olarak yine bir gerçek var Müslamanlar, Süryani, Hıristiyan vatandaşlarımız büyük katkı sağlamıştır buraya. Bu bölgede çok büyük bilim adamları gelmiş büyük medreseler açılmış bunlar bugün tekrar canlanıyor.Dolayısıyla bu üniversitede gerçek anlamda sosyal bilimler üniversite olmaya layıktır. Bu üniversitenin avantajını sosyal bilimlerde görüyorum. Sosyal bilimsel üniversitesi olarak kendisine alan seçmesini çok doğru buluyorum. Kültürel mirasın korunması aslında Anayasanın hükmüdür. Anayasa bütün kültürel mirası korumamızı emrediyor. Kültürel mimar çok geniş aslında. Sultanahmet camiside buradaki bir medresede bir Süryani kiliseside, sanatta edebiyatta başka alanlardada kültürel mirasdır. Mem-U Zin'den Ahmedi Hani'nin bunların hepsi bizim kültürel mirasımızdır, bir parçamızdır. Bunların korunması anlatılması yaşatılması hepimizin görevidir. Bu üniversite bunu yapabilecek bir üniversitedir"


Cumhurbaşkanı Gül, halkla buluştuğunu 3 hanımın kendisiyle 3 farklı dile konuştuğunu söyledi. Gül, "Birisi Arapça, birisi Kürtçe, birisi Süryanice konuştu benimle. Bütün bunlar tabii buraların yerlisi olan insanlar. Dolayısıyla bu büyük bir zengiliktir. Farklılıklarımızı zenginlik olarak görmeyi işte bu çerçeve içinde görüyorum. Bu zenginlik burada barış kardeşlik içinde yüzyıllarca yaşamıştır. Burada herkes vardır ve varolmaya devam da edecektir. Bu üniversite bunları en iyi şekilde yapebilir. Üinversitede açtığınız Kürtçe öğretmeye başladınız bunun bölümünü açtınız, başka diller Süryanice öğretiyorsunuz. Bütün bunlar bu üniversetiyi öne çıkartacaktır. Artık bu işler el yordamıyla olmayacak, bu işlerin hepsi bilimsel bir şekilde olacaktır. Mardin Artuklu Üniversitesine çok önem veriyorum. Hepinizide tebrik ediyorum. Devlet üstüne düşenleri yapacaktır. Burası çünkü bir devlet üniversitesidir" dedi.


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, daha sonra Dr. Zeynel Abidin Erdem İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin temelini attı.

Kaynak: DHA