Vali Karaloğlu’na Ziyaret
Vali Münir Karaloğlu, Yaklaşık 1 Ay Önce Van Barosu Bünyesinde Gönüllü Avukatların Hizmet Verdiği 'Kadın Hakları Danışma Merkezi'nin Açılışına Katılmıştı.
Vali münir karaloğlu, yaklaşık 1 ay önce van barosu bünyesinde gönüllü avukatların hizmet verdiği 'kadın hakları danışma merkezi'nin açılışına katılmıştı. Merkezde görev yapan avukatlardan Badia Özgökçe, Gülcan Azimli Çilingir ve Züleyha Keskin merkezin açılışına katılan Vali Karaloğlu'na teşekkür ziyaretinde bulundu.
Merkezin açılışına katılmasının kendilerini sevindirdiğini dile getiren Özgökçe, kadına yönelik şiddetle mücadelede Vali Karaloğlu'ndan destek istedi. Kadın Hakları Danışma Merkezi'nin kısa süre önce kurulmasına karşın telefonla veya şahsi yapılan müracaatların 15'e ulaştığını kaydeden Özgökçe, toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla da Sosyal Hizmet İl Müdürlüğü 'Aile Danışma Merkezi' ile 'ortak çalışalım' önerisinde bulundu.
Amaçlarının toplumda kadına yönelik şiddetin bir suç olduğunu tüm kesimlerin de bu konuya dikkatini çekmek olduğuna işaret eden Özgökçe " Şiddet bir suç ama birçok insan bunu benimsemiş durumda. Kız kardeşin abi tarafından dövülmesi bazen anne ve baba tarafından 'olur' görebiliyor. Ya da kocanın kadınına karşı gösterdiği şiddet kabul görebiliyor. Bunu da bir şekilde engellemek gerekiyor. Havaların ısınmasıyla birlikte mahallelerde toplantılar yaparak kadınları bilinçlendirmek istiyoruz.
Ayrıca bu konuda ücretsiz hukuki yardım, adalete erişimi sağlama da çok önemli. Ankara'dan gelen uzmanların da katıldığı hafta sonu bir eğitim semineri düzenledik. Meslektaşlarımız tarafından beklemediğimiz bir katılım oldu. Seminer 2 gün sürmesine karşın ilgi çok iyiydi ve 60'a yakın avukat katıldı. Seminer sonunda avukatlara sertifika dağıttık. Bu avukatlarımız sırayla hergün nöbet tutacak ve gelecek olan müracaatları değerlendirecek" dedi.
-"Toplumda Kadına Karşı Şiddet Ayıbının Biran Önce Giderilmesi Gerekir"
Toplumda kadına karşı uygulanan şiddet ayıbının biran önce giderilmesi gerektiğini belirten Vali Karaloğlu, Van Barosu bünyesinde kurulan 'Kadın Hakları Danışma Merkezi'nin önemli misyon üstlendiğini söyledi. Sadece kadına karşı uygulanan şiddetin değil de ailenin tüm fertlerine karşı uygulanan şiddetin önlenmesine dikkat çeken Karaloğlu "Toplumda desteğe ihtiyacı olan kesimler, sosyal yardıma ihtiyacı olan kesimleri mutlak surette korumak lazım. Kocanın karşısında eğer eş zayıf ise onu korumak lazım. Aile içerisinde çocuk zayıf durumda ise onu korumak lazım. Yaşlı zayıf durumda ise onu da korumak lazım. Zaten sosyal devletin gereği de budur"
-"Sosyal Hizmetler İl Müdrüğü İle Ortak Çalışma Yapılacak"
Kadın Hakları Danışma Merkezi'nin, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde kurulan 'Aile Danışma Merkezi' ile ortak çalışma yapmaları için kurum müdürü Ünal Öncü'ye telefonda talimat veren Karaloğlu, merkezin kamuoyuna duyurulması noktasında hazırlanan broşürlerin kurumlara asılması için de yetkililerin yardım olacağını bildirdi.
Aile Danışma Merkezi'nde görevli personelle yakın çalışmaları tavsiyesinde bulunan Karaloğlu "Size gelmeyen bazı sorunlar aile danışma merkezine gidebilir. Oraya sizinle ilgili işleri o merkezin size yönlendirmesi lazım. Sizin düzenlediğiniz seminerlere merkezdeki görevli personellerimizde katılsın.
Sadece size gelen vakaları takip etmek, suçluyu takip değil de belki şiddete karşı toplumun bilinç düzeyini yükseltme noktasında da merkezin yapacağı çalışmalar olabilir. Kadın Hakları Danışma Merkezi'nin yapacağı en önemli çalışma önleyici tedbir. Sonuca ulaşmak değil, sonuç ortaya çıkmadan önleyici ve toplumdaki o hassasiyeti oluşturmak gerekir. Toplum erkeğin karısını dövmesini bir hak olarak görebiliyor. Abi kız kardeşini dövmeyi bir hak olarak görüyor. Bunun bir hak değil de bir insanlık suçu olduğunu anlatabilmek gerekir"
-"Kadına Karşı Şiddette Toplumda Bir Bilinç Oluştu"
Son zamanlarda toplumda bir bilinç oluştuğunu ve bunu konuda bir ilerlemenin de olduğunu gözlemlediğini kaydeden Karaloğlu "Bu konuda kötüye gittiğimizi düşünmüyorum. Nihayetinde bizde bu toplumda yaşayan insanlarız. O konuda iyiye gidiş var.
Fakat olaylarda azda olsa, bugün olayların bilinirliği arttığı için hepimizi rahatsız ediyor. İnsana karşı yapılan şiddetin 'hiç olmasın' istiyoruz. Türkiye'de sadece doğuda kadına yönelik şiddet oluyor, batıda olmuyor diye bir şey yok. Bu ayıp Türkiye'nin her yerinde var, ama her bölgede de bununla mücadele etmek lazım" dedi.
Türkiye'nin herhangi bir bölgesinde meydana gelen bir olayın kısa sürede duyulmasında iletişim imkanlarının artmasının rolü olduğuna dikkat çeken Karaloğlu, şunları kaydetti. "Bundan 10 yıl önce Van'ın Saray ilçesinde bir kadının çektiği işkence sadece yanına 'kar' kalırdı. Ama şimdi bu şiddet Türkiye'ye mal olabiliyor. Türkiye'de bütün sivil toplum örgütleri olayı sahiplenebiliyor. Bu farkındalık dediğimiz şey oluştu aslında. Kadına karşı şiddet maalesef hep vardı. Ama bugün iletişim araçları sayesinde görülür duruma geldi ve toplumun hassasiyeti oluştu."