Wullf'un Halefi Belli Oldu

Son Güncelleme:

Almanya'da 18 Mart'ta yapılacak seçimde, Joachim Gauck'un aday gösterilmesi konusunda görüş birliğine varıldı.

Almanya'da savcılığın hakkında soruşturma başlatması üzerine görevinden istifa eden Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un yerine 18 Mart'ta yapılacak seçimde 72 yaşındaki Joachim Gauck'un aday gösterilmesi konusunda görüş birliğine varıldı.


Almanya'da 6 yıl içerisinde 3'üncü kez yapılacak 11'inci Cumhurbaşkanlığı seçiminde Doğu Almanya döneminde insan hakları savunucusu olarak faaliyet gösteren Joachim Gauck adı üzerinde anlaşma sağlandı. Almanya Başbakanı Angela Merkel, başbakanlıkta diğer partilerin yöneticileriyle birlikte görüşürken muhalefet partileri tarafından 2010 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Christian Wulff'a karşı aday gösterilen Gauck'un adı üzerinde uzlaştı. Merkel, demokrasiye bağlı olan Gauck'un uluslararası alanda da önemli sinyaller verebileceğine inandığını söyledi. Toplantıya katılan iktidar ortağı partilerden Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı ve Bavyera Eyaleti Başbakanı Horst Seehofer de, Jochim Gauck'un ortak aday gösterilmesinin Almanya için iyi bir karar olduğunu söyledi. Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı ve Ekonomi ve Teknoloji Bakanı Philipp Rösler de, Joachim Gauck'un cumhurbaşkanlığı için iyi bir aday olduğunu cumhurbaşkanlığı makamına yeniden güven sağlayacağına inandığını bildirdi. Muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı Sigmar Gabriel ise, iktidar ile uzlaşmanın memnuniyet verici olduğunu, çünkü Gauck'un hayatı boyunca özgürlüğü savunmuş bir insan olduğunu, Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir de Gauck'un halk tarafından da sevilen ve takdir edilen bir insan olduğunu belirtti.


Gözlerin üzerine çevrildiği Jochim Gauck, partilerin adı üzerinde görüşbirliği sağlamasına sevindiğini, söyledi.


GAUCK, WULFF'UN RAKİBİYDİ


Wulff'un seçimi kazandığı geçen cumhurbaşkanlığı yarışında en güçlü rakibi olan 72 yaşındaki Joachim Gauck, insan hakları konularında çabalarıyla tanınıyor. Daha önce muhalefet partilerinin adayı olan protestan papaz Gauck, eski Doğu Almanya'nın önde gelen özgürlük ve insan hakları savunucularından biri. Joachim Gauck, Rostock'da dini eğitimini tamamladıktan sonra kiliselerde papaz olarak çalıştı ve iki Almanya'nın birleşmesinin ardından Doğu Alman İstihbarat Servisi (Stazi) arşivlerinin başına getirildi. Görevde kaldığı 10 yıl boyunca yaptığı başarılı çalışmalarla adından sıkça söz ettirdi. Geçen seçimden önce Deutche Welle'de röportajı yayınlanan Gauck, 'Neden daha iyi bir cumhurbaşkanı olacağına' ilişkin 'Daha iyi olacağımı başkaları söylüyor. Yaşam tecrübem ve iletişim gücümle hükümet eden ve edilenler arasında bağlantı kurabileceğimi düşünüyorlar. Bence toplumun arayışları beni öne çıkartıyor. İnsanlar inanabilecekleri birine özlem duyuyor, alt ve üst arasındaki iletişimin iyileştirilmesini istiyorlar.'


Gauck'un öne çıkarttığı özelliklerinin başında iletişimi güçlendirmek geliyor. Bu özelliğini Ortadoğu'da yaşanan sorunların çözümü için de kullanma vaadinde bulunan Gauck, Türkiye'nin rolünü bölgesinde düzeni sağlayabilecek bir ülke olarak gördüğünü Türk ve Avrupalı politikacıların daha iyi iletişim kurması için aracı olabileceğini söylemişti.


Cumhurbaşkanlığına artık kesin gözüyle bakılan Joachim Gauck, Türkiye konusunda Başbakan Merkel'den farklı düşündüğünün sinyallerini verirken 'Türkiye'nin Avrupa Birliği ile daha sıkı işbirliği içinde olmasından memnuniyet duyarım. Bunun pek çok nedeni var. Örneğin bizim modelimizin, farklı kültür ve değerlere sahip Türkiye tarafından kabul görmesi, Avrupa'yı mutlu edecektir. Ben Türk ve Avrupa gelenekleri arasında anlaşma potansiyelinin yüksek olduğunu düşünüyorum' demişti.


Cumhurbaşkanı adayı Joachim Gauck göçmenlerin Almanya'ya uyumu konusunda hatalar yapıldığı görüşünde olduğunu vurgulamıştı. Önümüzdeki ay yeni Cumhurbaşkanı seçilecek Gauck, ABD'ye yaptığı bir gezide karşılaştığı göçmenlerden çok etkilendiğini anlatırken 'Amerika'ya 2-3 yıl önce göç edenlerin parlayan gözlerle bana bakıp, 'ben bu ülkenin vatandaşıyım' dediğini gördüm. Sanki Amerika'nın Anayasası'nı yazmışçasına gururluydular ve kendilerini evlerinde hissediyorlardı. Biz bu hissi onyıllardır burada yaşayanlara veremedik. Ben bunun gelişmesi için elimden gelen katkıda bulunacağım? demişti.

Kaynak: DHA