Yeni Türkiye'nin Açılan Kilidi: Çözüm Süreci Çalıştayı"

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Atalay: (2) "Bu defa temel aktör toplum ve toplumda büyük destek var. Toplum artık özellikle bu bölge terörle, şiddetle varılacak bir yerin olmadığını görüyor" "Büyük sorunlar daima zor çözülür ve çözülürken inişler çıkışlar gösterir. Ancak bu konuda açık gönüllülükle, samimiyetle her türlü diyaloğu da kurmaya çalıştık. Son yıllarda coğrafyamızdaki değişimler Suriye gibi bu süreci, çalışmaları çok etkilemiştir ve halen olumsuz etkilemektedir" "Biz umutluyuz, biz kararlıyız, bu süreç, bu konular olgunlaşmıştır artık Türkiye'de.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, çözüm sürecine ilişkin  "Bu defa temel aktör toplum ve toplumda büyük destek var. Toplum artık özellikle bu bölge terörle, şiddetle varılacak bir yerin olmadığını görüyor" dedi.


Başbakan Yardımcısı Atalay, Diyarbakır'da "Yeni Türkiye'nin Açılan Kilidi: Çözüm Süreci Çalıştayı"nın açılışında yaptığı konuşmada, AK Parti hükümetlerinin çalışmalarının parti programlarında yer aldığını belirtti.


Partiyi kurarken en büyük hedeflerinin Türkiye'yi normalleştirmek, özgürleştirmek ve sivilleştirmek olduğunu dile getiren Atalay, hükümetin göreve başladığı 11'inci günde bölgede süren "olağanüstü hal" uygulamasını kaldırdığını anımsattı.


12 yıldan bu yana gerçekleştirilenleri "sessiz devrim" olarak niteleyen Atalay, bu süre içerisinde Türkiye'de önemli demokratik adımların gerçekleştirildiğini kaydetti.


"Türkiye'de büyük bir özgürlükler sorunu vardı"


"Biz aslında Türkiye Cumhuriyeti devletini kendisiyle hesaplaştırdık, geçmişte yaptıklarıyla yüzleştirdik. Sadece devleti değil, kurumları da kendisiyle hesaplaştırdık" ifadelerini kullanan Atalay, söyle konuştu:


"Yapılan yanlışlar, haksızlıklar, zulümler, yasaklar, korkular, faili meçhul cinayetler ve akla gelebilecek tüm olumsuzlukları tekrar gözler önüne serdik. Devletin neredeyse bütün vatandaş kesimleriyle  sorunları vardı. Kiminin dili ile kiminin dini inacıyla, bir kısmıyla çocuğunun veya köyünün ismi nedeniyle, bir kısmı kıyafetiyle, pek çok vatandaş kesimiyle devletin sorunları vardı. Türkiye büyük bir özgürlükler sorunu vardı. Büyük mücadeleyle doğrusu büyük kısmını çözdük, hepsini çözdük de diyemiyorum."


"Yüce Divan'ı gösterenler oldu, hala gösterenler var"


Atalay, 12 yıllık dönemde yaptıklarının demokrasi mücadelesi olduğunu belirterek, "Bu kavramları ve cümleyi bilinçli kullanıyorum. Her riski aldık, her cesareti gösterdik ve suçlandık. Yüce Divan'ı gösterenler oldu, hala gösterenler var" dedi,


"Hükümet olarak Türkiye'de büyük bir dönüşümü sağlama mücadelesi veriyoruz. Bütün istediğimiz çoğulcu, açık ve demokratik toplum, bütün farklılıkları kucaklayan devlet, bütün zenginliklerle, farklılıklarla zengin bir ülke bütün istediğimiz bu" diyen Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu süreç içerisinde terörün, şiddetin kullandığı tüm zeminleri yok etme çabası gösterdik. Sosyal, ekonomik rahatsızlıkları, şiddetin bütün zeminini kaldırmak için uğraştık, bölgesel farklılıkları asgariye indirme mücadelesi verdik ve nice demokratikleşme paketleri çıkardık. Siyasetin önünü daha da açmak için uzun çaba gösterdik. Başbakanımızın 2005 yılında Diyarbakır'da yaptığı konuşma dönüm konuşmasıdır. Demokratik açılım süreci 2008 de başlayan bir köşe taşıdır. Bunlar olmasaydı bugünkü çözüm sürecini konuşamazdık."


"Bu süreç şeffaf oluyor ve şeffaf olacak"


Atalay, bu süre içerisinde yaptıkları çalışmaların hepsinin olumlu katkı sunduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:


"Büyük sorunlar daima zor çözülür ve çözülürken inişler çıkışlar gösterir. Ancak bu konuda açık gönüllülükle, samimiyetle her türlü diyaloğu da kurmaya çalıştık. Bunları biliyorsunuz. Son yıllarda coğrafyamızdaki değişimler Suriye gibi bu süreci, çalışmaları çok etkiledi ve halen olumsuz etkilemektedir."


Son 1,5 yılda en önemli aktörün toplum olduğunu ifade eden Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Halen de öyle olacaktır. Toplumu daima bu sürecin içerisinde tuttuk, tutmaya da devam edeceğiz. bu süreç şeffaf oluyor ve şeffaf olacak. Toplum destekli gittiğinde sürecin daha iyi yürüdüğünü gördük ve görüyoruz. Türkiye'nin her kesiminden özellikle bu bölgeden bu sürece ne kadar büyük destek olduğunu biliyoruz. Bu defa ana aktör, ağırlıklı aktör toplumdur."


"Yine sabote edici, provoke edici pek çok gelişme var"


Başbakan Yardımcısı Atalay, son dönemdeki gelişmelere dikkati çekerek, şöyle dedi:


"Yine sabote edici, provoke edici pek çok gelişme var. Bunun bir kısmı biliniyor, duyuluyor, medyaya yansıyor. Bir kısmı bilinmiyor. Türkiye'nin kendi kendine bu projeyi yürütmesi, uluslararası aracılar kullanmaması önemli konudur, önemli bir sorun olmuştur dış dünyada. Ama biz büyük bir özgüven ve cesaretle bunu yürüttük, yürütüyoruz."


"Sürece yeni bir ivme kazandırma çalışması içindeyiz"


Pazar günü yeni bir yol haritası üzerinde çalıştıklarını açıkladığını bildiren Atalay, şöyle devam etti:


"Sürece yeni bir ivme kazandırma çalışması içindeyiz. Özellikle 30 Mart seçimi arafesinde seçime yoğunlaştık ama seçimden sonra sürece hükümet olarak yoğunlaşmamız arttı. Başbakanımızın başkanlığında çok geniş katılımlı uzun süren bir değerlendirme yaptık. O değerlendirme sonunda yeniden geldiğimiz safhadan itibaren daha somut, daha zamanlı, peryodu belli atılacak adımları belli, bir yol haritası üzerinde çalışma kararı çıktı. Şimdi biz bu çalışmayı yapıyoruz."


"Diyalogların nasıl yürüdüğünü biliyorsunuz"


Atalay, çalıştay sayesinde Türkiye'de bir defa daha da derinliği olan üzerinde durmaya gerek duyulan bu sorunun gündeme gelerek tartışıldığını belirterek, herkesimden bu konuya pozitif destek istedi.


"Diyaloglarımız tabi ki sürüyor, diyalogların nasıl yürüdüğünü biliyorsunuz. Ama son zamanlarda siyaset kurumunu, siyaset kesimini daha ön planda tutma yönünde de çabalarımız var" ifadelerinin kullanan Atalay, "Doğrusu biz siyaset kurumunu daima en önemli ayak olarak görüyoruz. Esasen nihai hedefimiz bütün bu konular, bu sorunlar, ülkenin bütün dertleri demokratik siyaset içerisinde tartışılsın, çözülsün" şeklinde konuştu.


"Bölgedeki vatandaşlarımızın desteğine büyük ihtiyacımız var"


Atalay, bütün hedefleri çizerken, bütün görüşmeleri yaparken, somut adımlar üzerinde çalışırken Türkiye'nin gerçeklerini, siyasetin gerçeklerinin asla gözardı edilmemesi gerektiğini söyledi.


"Bölgedeki vatandaşlarımızın desteğine büyük ihtiyacımız var. Bu defa temel aktör toplum ve toplumda büyük destek var. Toplum artık özellikle bu bölgede terörle, şiddetle varılacak bir yerin olmadığını görüyor" diyen Atalay, şunları dile getirdi:


"Adaletle, vicdanla empatiyle biz bunu yürütmek zorundayız, yürüteceğiz Allah'ın izniyle. Yoksa bakın biz siyaset kurumunu daha fazla merkeze çekelim diyoruz, siyaset kurumu yürütsün diyoruz. Örgütten daha fazla örgütçü olunursa devletin İmralı ile görüşen elemanları gidip örgütün Kandil'deki liderleriyle görüşürler. Siyasetin tutumu farklı olmalı. 3 çocuk geldi işte ikisi lise öğrencisi dün teslim edildi. Bir sürü spekülasyon yapılıyordu. Bunlarda samimi olacağız."


Atalay, "Umutluyuz, kararlıyız, bu süreç, bu konular olgunlaşmıştır artık Türkiye'de. Çözüme en yakınız, Allah'ın izniyle başaracağız ve mecburuz" ifadelerini kullanarak, sözlerini şöyle tamamladı:


"İnsanımız için çözme sorumluluğumuz var, tarihimize karşı ve geleceğimize karşı çözmek sorumluluğumuz var. Benim duygularım bunlar. En samimi ve en içten duygularımı burada paylaşıyorum. Bu somutlukta siyasete güven, eve dönüşler, hayata dönüşler, siyasete tekrar dönüş, hepsi var. Farklı Türkiye var. Bütün bunlar görüşülüyor, değerlendiriliyor. İnşallah ülkemizin bütünlüğü için milletimizin kardeşliği için büyük demokrat güçlü Türkiye için hepimiz buna katkı verelim."


- Diyarbakır

Kaynak: AA