Yeniden2bakan Çelik, Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneğini Topkapı Sarayı'nda Kabul Etti
*"Srebrenitsa'daki annelerin acısı dinmedi."
*kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik,
*" Srebrenitsa'daki annelerin acısı dinmedi. Bu kadar zaman geçtikten sonra çocuklarını daha yeni toprağa verebilenler, çocuklarını daha yeni mezarına kavuşturan anneler var. Bizim için şehitler azizdirler. Bosna-Hersek'teki şehit anneleri, ülkemizdeki şehit anneleri hepsi bizim annemizdir"
*"Bosnalı annelerin kaderini paylaşan coğrafyamızda pek çok anne var. Bugün Mısır'daki anneler çocuklarını şehit olarak toprağa veriyorlar"
Haber: Serpil KIRKESER - Kamera: İstanbul DHA
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, daveti üzerine Bosna Hersek'ten gelen Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneğini, Topkapı Sarayı Mecidiye Köşkü"nde kabul etti. "Bosna-Hersek'ten gelen değerli annelerimize İstanbul'a hoşgeldiniz' diyorum" diyerek sözlerine başlayan Bakan Ömer Çelik, "Srebrenistsa bizim için büyük bir yaradır. Bosna'daki katliamlar gerçekleştirildiği sırada üniversite eğitimine devam ediyordum. Hepimiz 'Bosna-Hersek için ne yapabiliriz?' diye gençliğimizde çok uğraştık. Türkiye'de bir Bosna Dayanışma Grubu kurulmuştu. Ben de onun faaliyetleri çerçevesinde Bosna-Hersek'teki kardeşlerimize yardım ulaştırabilmek için çalışmıştım. Aradan çok zaman geçti ama acılar örtülmedi tabi. Bizler geçliğimizde Aliya İzzetbegoviç'in bütün kitaplarını okuduk, bütün fikirlerini öğrendik. Bosna zaten bize uzak bir yer değildir. Fakat aradan zaman geçti. Bütün bu zaman içerisinde Srebrenitsa'daki annelerin acısı dinmedi. Bu kadar zaman geçtikten sonra çocuklarını daha yeni toprağa verebilenler, çocuklarını daha yeni mezarına kavuşturan anneler var. Bizim için şehitler azizdirler. Bosna-Hersek'teki şehit anneleri, ülkemizdeki şehit anneleri hepsi bizim annemizdir. O sebeple ben Bosna Hersek'teki şehitlerden bahsederken Bosnalı Şehitler diye bahsetmiyorum. Onlar hepimizin şehitleridirler. İnşallah hepsinin mekanı cennet olur" dedi.
"BOSNA'DA EN UFAK BİR ACI OLDUĞU ZAMAN İSTANBUL VE ANKARA'DA BİZLER RAHAT UYUYAMAYIZ" Çelik, "Srebrenitsa Katliamı törenlerine hükümet adına katıldığımda annelerimiz İstanbul'u görmediğini öğrendim. Kendilerini Başbakanımız adına, hükümetimiz adına Türkiye'ye davet etmek istedim. Kendileri bizi kırmadılar geldiler. Onların şehitlerine, bizim şehitlerimize rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı. Zor günlerden geçildiğini ifade eden Bakan Ömer Çelik, "Bosnalı annelerin kaderini paylaşan coğrafyamızda pek çok anne var. Bugün Mısır'daki anneler çocuklarını şehit olarak toprağa veriyorlar. Suriye'deki anneler çocuklarını şehit olarak toprağa veriyorlar. Dolayısıyla buradaki annelerimiz kabul ederek, onların şahsında şehitlerimize hürmetlerimizi sunarak, hem ülkemizdeki Türkiye'mizdeki her zaman beraber olduğumuz kalbimizin kendileriyle beraber attığı aziz şehitlerimizle manevi birliğimizi teyit ediyoruz. Mısır'daki, Suriye'deki ve Filistin'deki coğrafyamızın her noktasındaki şehitlerimizlede manevi birliğimizi teyit ediyoruz. Bosna Hersek bizim için bir yabancı toprak değildir. Dolayısıyla buradaki annelerimizi misafir kabul etmiyoruz. Onlar kendilerinin ikinci öz vatanlarına gelmişlerdir. Bizim için İstanbul ne kadar aziz ise Saray Bosna'da o kadar azizdir. Saray Bosna'da en ufak bir acı olduğu zaman İstanbul ve Ankara'da bizler rahat uyuyamayız" ifadelerini kullandı.
MECİDİYE KÖŞKÜ'NÜN RESTORASYONLARININ TAMAMLANDI Bakan Çelik, Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneği'ni kabul ettiği Mecidiye Köşkü'nün restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından ilk kez bugün açıldığını belirterek, köşk hakkında tarihi bilgi verdi. Konuşmasının ardından Bakan Çelik, Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç'e günün anısına destimal, gül suyu ve akide şekeri hediye etti. Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç de Bakan Ömer Çelik'e günün anısına yanında getirdiği üzerinde 'Srebrenitsa' yazan küçük bir kilim ve kitap hediye etti.
"MISIR VE SURİYE'DEKİ ANNELERİN ÜZÜNTÜLERİNİ PAYLAŞIYORUZ" Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç, "Burada olduğumuz için heyecanlı ve çok mutluyuz. 18 yıldan beri gerçeğin ve doğrunun peşinde koşturuyoruz. Yaşanan bu katliamı tüm dünyaya duyurmak için uğraşıyoruz. Katiliamdan 18 yıl aradan sonra ilk kez Türkiye'ye geldik. Buraya gelmemize yardımcı olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'e çok teşekkür ediyorum. İstanbul'da kendimizi çok daha rahat hissediyoruz. Çünkü buradaki Türklerin bizleri anlayacağına, destek vereceğine ve yardımcı olacaklarına hissediyoruz" dedi. Ailesinden 22 kişiyi kaybettiğini anlat ve ağlayan Subaşiç, Mısır ve Suriye'de yaşanan olaylara da değinerek şöyle konuştu: "Her gece haberleri seyrettiğimde ve insanların çocukların tabutlarının başlarından ağladığını gördüğümde benim 18 yıl önce yaşadıklarım aklıma geliyor. Avrupa ve dünya bu konuda yardım etmiyor ve yardım edeceklerini de zannetmiyorum. Çünkü onlar çok da bu konuyla alakalı değiller. Mısır ve Suriye'deki annelerin üzüntülerini paylaşıyoruz. En acı şey insanın çocuğunu kaybetmesidir." Oğlunun cesedinin bulunduğunda kafasının olmadığını anlatan 61 yaşındaki Ramiza Gurdic ise, "Ben böyle bir çocuk dünyaya getirmedim. 2-3 kemik parçası vardı. Üzerinde bulunan kemerden oğlumu tanıdım. O günden beri yastayım ve mutsuzum" dedi. Sorular üzerine Gurdic, yakasına taktığı çiçeğin Srebrenitsa Katliamı'nı sembolize ettiğini belirtti.