Yerebatan Sarnıcı'nın Devrine İlişkin İşlemin Yürütmesi Durduruldu

Son Güncelleme:

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar adına tescilinin ardından verilen tahliye kararının yürütmesini durdurdu. Mahkeme, İBB'nin açtığı tapu iptali davasında verilen ihtiyati tedbir kararını dikkate alarak tahliyede hukuka uygunluk bulunmadığına hükmetti.

İSTANBUL - İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesinin ardından Fatih Kaymakamlığı tarafından verilen tahliye kararına ilişkin yürütmenin durdurulması talebini reddeden ilk derece mahkemesi kararını kaldırdı. Daire, Yerebatan Sarnıcı'nın tahliyesine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi, Yerebatan Sarnıcı'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesinin ardından verilen tahliye kararına yapılan itirazı inceledi.

Daire, İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin yürütmenin durdurulması talebini reddeden kararını kaldırarak, Fatih Kaymakamlığı'nın tahliye işleminin yürütmesini oybirliğiyle durdurdu.

VAKIFLAR ADINA TESCİL EDİLMİŞTİ

Dosyaya göre, İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan ve tapuda "Yerebatan Su Sarnıcı" vasfıyla kayıtlı taşınmaz, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında çeşitli mazbut vakıflar adına 1 Nisan 2026 tarihinde tescil edildi.

Bunun üzerine, İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü, taşınmazın 15 gün içinde boşaltılarak kendilerine teslim edilmesini istedi. Sürenin sonunda tahliye gerçekleşmeyince Fatih Kaymakamlığı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca İBB'nin tahliyesine karar verdi.

"FUZULİ ŞAGİL OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ"

İBB, taşınmazın daha önce kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla kendi adına tescil edildiğini, Vakıflar lehine yapılan yeni tescilin hukuka aykırı olduğunu ve bu işleme karşı İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tapu iptali ve tescil davası açıldığını belirterek, tahliye kararının iptalini istedi. Belediye ayrıca söz konusu davada ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve bu nedenle "fuzuli şagil (bir taşınmazı malikinin veya idarenin izni olmadan kullanan, işgal eden kişi ya da kurum)" olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.

MAHKEME: TEDBİR KARARI DİKKATE ALINMALI

İstinaf dairesi kararında, hukuk devleti ilkesinin gereği olarak derdest bulunan tapu iptali ve tescil davasında verilen tedbir kararının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Kararda, İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28 Nisan 2026 tarihli kararıyla taşınmaz hakkında teminatsız ihtiyati tedbir kararı verdiği hatırlatıldı. Bu nedenle İBB'nin bu aşamada "fuzuli şagil" olarak değerlendirilip 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamında tahliye edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldı.

"GEREKTİĞİNDE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILABİLİR"

Daire ayrıca, uyuşmazlığa konu 40,50 metrekarelik 14 parsel ile yaklaşık 9 bin 800 metrekarelik Yerebatan Sarnıcı'nın fiziki sınırları konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğuna işaret etti. İBB'nin, tahliye kararı verilen parselin sarnıcın altında ya da üstünde bulunmadığı ve giriş-çıkış alanlarının bir bölümünün özel mülkiyete taşkın olduğu yönündeki iddialarının araştırılması gerektiği belirtildi.

Kararda, ilk derece mahkemesinin gerekli görmesi halinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırarak tahliyeye konu taşınmazın net biçimde belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

"TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞABİLİR"

İstinaf dairesi, tahliye işleminin uygulanması halinde İBB açısından telafisi güç veya imkansız zararların doğabileceğini belirterek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda öngörülen şartların birlikte gerçekleştiği sonucuna vardı. Bu nedenle dava konusu işlemin teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına kesin olarak karar verildi.

Kaynak: ANKA