İnşaat Mühendislerinden İstanbul İçin Uyarı

Son Güncelleme:

"Van'daki binaların göçme nedeni neyse, Gölcük'teki binaların göçme nedeni de odur."Her yıl İstanbul için harcanabilecek 1.5 milyar dolarlık bir kaynakla deprem güvenliği olmayan yapı stokunun depreme hazırlanacağını ifade ettik.Haber.

İnşaat Mühendisleri İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe,


" Van'daki binaların göçme nedeni neyse, Gölcük'teki binaların göçme nedeni de odur. Yani yapı stokumuz deprem güvenlikli olarak üretilmiyor"


"Her yıl İstanbul için harcanabilecek 1.5 milyar dolarlık bir kaynakla deprem güvenliği olmayan yapı stokunun depreme hazırlanacağını ifade ettik. Ama ne yazık ki dün Van'da ortaya çıkan tablo da göstermiştir ki, 17 Ağustos depreminden bu yana 12 yıl geçmiş olmasına rağmen uygulamada bir arpa boyu yol alamamışız"


"İstanbul'un yaşayacağı bir depremde 70 - 100 milyar dolar civarında bir ekonomik kayıp olacağı tahmin edilmektedir"


?


Haber: Pınar ÇITAK KOYGUN - Kamera: İbrahim AKTÜRK/ İstanbul DHA


4. Ulusal Çelik Yapılar Sempozyumu İstanbul Teknik Üniversitesi ( İTÜ ) Süleyman Demirel Kültür Merkezinde başladı. TMMOB Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen ve iki gün sürecek sempozyumda Van'da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki deprem konuşuldu. Van'daki yapıların güvenliği de sempozyumda masaya yatırıldı. Sempozyuma İTÜ öğretim üyeleri ile Makine Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası üyeleri de katıldı.


" ÇELİK YAPILAR, YAPI ÜRETİMİ İÇİNDE YÜZDE 2 YA DA 3 'Ü KADAR YER BULUYOR "


Sempozyum Van'da meydanan gelen deprem sonrası çekilen fotoğraf gösterimiyle başladı.Sempozyumda konuşan İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, " Ülkemizde uzun süre dikkate alınmayan çelik yapı sistemi iki önemli yapı sisteminden birisidir. Bu kapsamda, çelik yapı üretimi her geçen gün kendisine önemli bir yer edinmesine karşın ne yazık ki, toplam yapı üretimi içinde yüzde 2 ya da yüzde 3 yer bulmaktadır " dedi. 17 Ağustos 1999'da Gölcük'te meydana gelen depremde zarar gören yapıların yüzde 100'ünün betonarme olduğunu vurgulayan Gökçe, yapıların yüzde 6'sının göçtüğünü, yüzde 7'sinin ağır hasar aldığını, yüzde 12'sinin ise orta büyüklükte hasar gördüğünü kaydetti. Gökçe, " Yani yapılarımızın yaklaşık yüzde 25'i oturulamaz hale gelmiştir. Dün Van'da yaşamış olduğumuz 7.2 şiddetindeki deprem yapı stokumuzun deprem güvenlikli olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Gölcük depremi 7.4, 12 Kasım Düzce depremi 7.2 şiddetinde olmuştur " dedi.


" 12 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN, BİR ARPA BOYU YOL ALAMAMIŞIZ "


Cemal Gökçe, depremlerde yaşanan ciddi can ve mal kayıplarını yapı güvenliği olmamasına bağladı. Gökçe, " 1999 depremi sonrası Ulusal deprem konseyinin hazırlamış olduğu rapor, İstanbul deprem master planı çalışmaları deprem şûrası ve raporları, kentleşme şûrası raporları ve kararları, odamızın geçen yıl TBMM deprem izleme ve araştırma komisyonuna sunduğu bir dizi çalışmalar göstermiştir ki, ülkemizin her an her yerinde önemli bir deprem olabileceği yapı güvenliğinin olmaması nedeniyle ciddi can ve mal kaybı yaşanabilir " diye konuştu.


Gökçe, " 17 Ağustos depreminden sonra yaptığımız görüşmelerde yapı stokunun yüzde 70' inin kaçak olarak üretilmiş olması nedeniyle bu yapıların depremde çökeceği ifade edilmiştir. Bu yapı stokunun bu kadar kısa bir sürede deprem güvenlikli hale getirilmesini istemek bir haksızlıktır. Biz en az 20 yıllık bir stratejik planın yapılacağı, her yıl İstanbul için harcanabilecek 1.5 milyar dolarlık bir kaynakla deprem güvenliği olmayan yapı stokunun depreme hazırlanacağını ifade ettik. Ama ne yazık ki dün Van'da ortaya çıkan tablo da göstermiştir ki, 17 Ağustos depreminden bu yana 12 yıl geçmiş olmasına rağmen uygulamada bir arpa boyu yol alamamışız. Var olan binaların yapı stokunun deprem güvenlikleri 17 Ağustos 1999'da neyse bugün de aynı şartlarda karşımızda durmaktadır " şeklinde konuştu.


GÖKÇE'DEN Van'DAKİ BİNALAR İÇİN ÖNEMLİ UYARI


Gökçe, Van depremiyle Gölcük depreminin bazı açılardan birbirine benzer olduğunu da kaydetti. Gökçe, " Van'daki binaların göçme nedeni neyse, Gölcük'teki binaların göçme nedeni de odur. Yani yapı stokumuz deprem güvenlikli olarak üretilmiyor. Binalara farklı fonksiyon değişikliği yüklenmesi, bodrum katları ve zemin katlarının iş yeri olarak kullanılmış olması, göçmenin önemli nedenlerinden olmuştur .Çünkü taşıyıcı sistem bir binanın ayaklarıdır. Onu yok ederseniz, ayakta kalma şansı yoktur. Altı galeri olan bir binanın göçmesi de, Avcılar'da göçen birçok binanın akıbetine uğramış demektir " dedi.


Gökçe, İstanbul'da yaşanacak olası bir depremde ise, senaryonun çok daha acı olacağını ifade ederek, " Hastanelerimizin ve okullarımızın önemli bir kısmı hizmet dışı kalacaktır.17 Ağustos 1999 depreminin maliyeti 12 milyar dolar mertebesinde olmuştur. İstanbul'un yaşayacağı bir depremde 70 - 100 milyar dolar civarında bir ekonomik kayıp olacağı tahmin edilmektedir " dedi. Başkan Gökçe, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak depremle ilgili her türlü çalışmaya destek vermeye hazır olduklarını da ifade etti. Gökçe, " Yerel yönetimler merkezi idare ve kurumları, meslek insanlarını, malzeme üreticilerini sadece ticari kaygıyla hareket etmek yerine teknik kaygıyla çalışmalarını önemsiyoruz " diye konuştu. Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Uzgider ise, herkesin kendi bünyesinde çalışma yaptığını ancak önemli olan işbirliği yapmak olduğuna değindi. Uzgider, üniversite sanayi kuruluşları ile üniversiteler arasındaki işbirliği konularına vurgu yaptı.

Kaynak: DHA