Yemen'de Husi'lerin serbest bırakması sonrası Sana'dan Aden'e giden Cumhurbaşkanı Hadi'nin evi, militanlarınca yağmalandı. Hadi'nin 3 akrabasının da kaçırıldığı iddia edildi. Haberin devamını okumak için tıklayın.
Kullanıcı Adı
Sizin düşünceleriniz neler ?
Yorumlar (19)
UMMU VARAKA:
Ebû Saidi'l-Hudri'den rivayet edildiğine göre bir gün Allah Resûlü, 'Size Mehdî'yi müjdeleyeyim mi?' diye sormuş ve devam etmişlerdi: 'O ümmetim içinde insanlar arasında ihtilaflar ve sarsıntılar baş gösterdiği zaman gönderilir. Zulüm ile dolan yeryüzünü adaletle doldurur. Ondan gökler ve yer ehli razı olur. ' (İkdü'd-Dürer, Varak: 54sı; Kitabü'l-Fiten, Varak: 5lab. )60Yanıtla
xurdish musluman:
Az önce bir kısmını zikrettiğimiz hadis-i şerifte de bu konu üzerinde durulmaktadır. 'Dünyanın yıkılmasına birgün kalsa bile, Cenab-ı Hak o günü uzatır; Ehl-i Beytimden ismi ismime, babasının ismi babamın ismine uygun birini gönderir. . . ' (Ebû Davud, Mehdî: 4; Tirmizî, Fiten: 43. )Hadîse ilk bakışta Hz. Mehdî'nin kendisinin ve babasının isminin Peygamberimizin ismine benzeyeceği anlaşılmaktadır. Ancak bu uygunluk ve benzerlik tıpa tıp aynı olacağı anlamına gelmez. Yani Hz. Mehdî'nin isminin illâ Muhammed, babasının isminin de illâ Abdullah olması şart değildir. Eğer böyle olsaydı hadiste 'uygundur' mânâsı verilen 'yüvatiû' kelimesi yerine tetabuk kökünden gelen 'yütabikû' şeklinde bir kelime kullanılabilirdi. O zaman açık açık belirtilmiş olurdu ki, bu imtihan sırrına da ters düşerdi. Çünkü imtihan, istikballe ilgili hadiselerin bir ölçüde perdeli, üstü kapalı anlatılmasını gerektirir. Tâ ki herkes zoraki inanma mecburiyetin00Yanıtla
ez mucahidim:
Evet, onun gelmesi haktır. Sadece naklî deliller değil, akıl da onun gelmesini gerektirmektedir. Bunun üzerinde ayrıca duracağız. Bunu daha iyi anlayabilmek için Hz. Mehdî'nin özelliklerini, gönderildiği şartları ve ortaya koyacağı hizmetleri iyi bilmemiz gerekir. Onun ahirzamanda, özellikle gönderilmesinin hikmetleri nelerdir? Bunları bilmemizde fayda vardır. Hz. Mehdî Ehl-i BeyttendirHadis-i Şeriflerden Hz. Mehdî'nin ÂI-i Beytten olacağını öğreniyoruz. Bu husus birçok hadis-i şerifte açıkça belirtilmiştir. Hz. Ali bir gün Resûl-ü Ekreme (a. s. m. ) sorar: 'Ya Resûlallah! Mehdî bizden mi? Bizim dışımızdan mı?' Efendimiz (a. s. m. ) buyurur ki: 'Bilakis bizdendir. Allah bu dini bizimle sona erdirdiği gibi bizimle açacaktır. Şirkten bizimle kurtulacaklar. Allah yine bizim sayemizde kalblerini apaçık bir düşmanlıktan sonra telif edecek. ' (Nuru Í-Ebsar, s. 189. )00Yanıtla
ez xurmancım:
Bazıları Hz. Mehdî'yle ilgili hadisleri zayıf görüp inkâra kalksa da, muteber olan onun geleceğidir. Çünkü ilmî otoriteler bu konudaki rivayetlerin mânâ yönüyle mütevatir olduğunu söylemektedirler. Meselâ bu otoritelerden biri olan Sadeddin Taftazanî, Hz. Mehdî'nin çıkışı ve Hz. İsa'nın inişiyle ilgili birçok sahih hadis bulunduğunu, her ne kadar bunlar âhâd bile olsa mütevatirü'l-mânâ olduğunu kaydetmektedir. (Şerhu'l-Makasıd, Hatime: 8; 2:307. )Bu konu Asr-ı Saadette de o kadar önemli bir yer tutmuş olacak ki Ümmü Selenıe validemiz, Resûllullaha 'Mehdî gelecek mi?' diye sorma ihtiyacını hissetmiş, Allah Resîılü de 'Evet, gelmesi haktır' (Ikdü'd-Dürer, Varak: 7b. ) cevabını vermişlerdi. Hatta başka bir hadis-i şeriflerinde dünyanın yıkılmasına bir gün kalsa bile, Cenab-ı Hak o günü uzatıp Hz. Mehdî'yi göndereceğini (Ebû Davud; Mehdî: 4; Tirmizî, Fiten: 43. ) belirtmektedir ki, bu onun geleceğinin zorunluluğunu ortaya koyar. 00Yanıtla
kurdish cihad:
Sözlükte hidayette, doğru yolda olan, başkalarının hidayet ve doğru yolda gitmelerine vesile olan mânâsına gelen Mehdî, İslâmî bir terim olarak âhirzamanda geleceği müjdelenen, kendisine Allah tarafından özellikle doğru yol gösterilen, dinî noktalarda hata ve yanlışlıklardan korunan, insanları bilhassa Müslümanları irşad eden, doğru yola sevk eden Âl-i Beyt'ten büyük bir zâttır. Mehdî yazdığı eserlerle, inançsızlık içerisinde bulunanları, îmanı şüphe ve tereddütte olanları kurtaracak, mü'minlerin îmanlarını takviye edecek büyük bir âlimdir. 00Yanıtla
sadullah:
Kimdir bu Hz. Mehdî? Resûl-ü Ekrem niçin özellikle ona uymayı tavsiye etmektedir? Eğer onun döneminde yaşayacak olursak onu nasıl tanıyacağız? O karışıklık, bozukluk, herc ü merc, fısk fesad döneminin adamı olduğuna göre mücadelesini nasıl ve kimlere karşı verecektir? Özellikleri nelerdir? Bunlar ve bunlara benzer soruların cevabı bilinmedikçe Hz. Mehdî'nin fonksiyonu, icraatının ehemmiyeti elbette tam anlaşılamaz. İsterseniz hadis-i şerif ve İslâm alimlerinin yorumu, keşf ve kerametleri ışığında bunların cevabını bulmaya çalışalım. 00Yanıtla
zerkavı:
Başka bir Hadislerinde de Allah Resûlü, Huzeyfetü'l-Yemanî'nin bir sorusu üzerine hayırdan sonra şer, şerden sonra sulh olacağını bildirmiş, 'Bu sulhtan sonra ne olacak?' dediğinde de şöyle buyurmuşlardı:'Dalalete davet edilecek. İşte sen o gün bir halife gördüğünde ağacın kökünü ısırarak da olsa ölünceye kadar ona koş. ' (Ebu Avane, Müsned, 4:476. buyurmuşlardı. Hadis-i şeriflerde kar üzerinde emekleyerek, ağaç kökünü ısırarak da olsa ona tabi olmamız öğütlenen halife açıkça görüldüğü gibi Hz. Mehdî'dir. 00Yanıtla
agam:
Bir gün Avf bin Malik'e Allah Resulü 'Çok karanlıklı ve şiddetli bir kısım fitneler gelir. Derken fitneler birbirlerini takip eder. O kadar ki bu Ehl-i Beytimden Mehdî denilen bir zât çıkıncaya kadar devam eder. Sen ona ulaştığında tabi ol ki hidayette olanlardan olasın. ' el-Havî, 2:67, 68; el-Burhan, v. 87a. buyurmuşlardı. Şüphesiz böyle dönemler mânevî kurtarıcıların dört gözle beklediği dönemlerdir. Böyle bir anda ahirzamanın beklenen şahsı Hz. Mehdî geleceğine göre ona bîat etmenin, katılmanın önemi tartışılmaz. Resûl-ü Ekrem de (a. s. m. ) ümmetini buna teşvik ederek, 'Sizden kim o güne yetişirse karlar üzerinde emekleyerek de olsa ona katılsın. ' (İbni Mâce, Kitabü'l-Fiten: 36, Bub: 33, 34. H. 4082, 4084; Müstedrek, 4:465. ; Kitabü'n-Nihaye, 1:28-29) buyurmuşlardır. 00Yanıtla
hudri:
Hz. Mehdî muhakkak gelecektir. Çünkü Mehdî'siz Deccal olmaz. Firavun'suz Hz. Musa, Nemrud'suz Hz. İbrahim olmadığı gibi. . . Onun için Deccal'a da ayrı bir fasıl açmak gerekecek ve o zaman Hz. Mehdî'nin gelme zorunluluğu ve hizmetlerinin ehemmiyeti daha iyi anlaşılacaktır. İnsanlık tarih boyunca nice musibetlere, zulüm ve işkencelere maruz kalmıştır. Âhirzaman ise az önceki rivayette de belirtildiği gibi insanları ümitsizlik ve karamsarlığa itici, kuvve-i mâneviyelerini sarsıcı hadiselerle doludur. Hele Deccalın fitnesi, mânevî tahribatı öylesine büyük ve icraatı öylesine dehşetlidir ki, Hz. Nuh'tan itibaren bütün peygamberler ümmetlerini onun şerrinden sakındırma ihtiyacını hissetmislerdir. 00Yanıtla
dunya:
Bu fitne ve fesada, karışıklıklara, ahlak bozukluğuna başka hadis-i şeriflerde de dikkat çekilmiştir: 'Dünya herc ü merc olduğu, fitneler zuhur ettiği, yollar kesilip insanlar birbirlerinin mallarını yağma ettikleri; büyük küçüğe merhamet, küçük de büyüğe saygı duymadığı zaman, Allah [Hz. Mehdî'yle] dalâlet kalelerini fethedecek, kapalı kalpleri açacak, dini ilk zamanlarda ikame ettiği gibi âhirzamanda da yeniden ikàme edecektir. Dünya zulümle dolduğu zaman adaletle dolduracak birisini gönderecektir. ' Taberânî, Mu'cemü'1Kebîr. 00Yanıtla
SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.
Gelişmelerden Anında Haberdar Olun!
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Yorumlar (19)