
Artgalerim temsil ettiği sanatçılar ile katılacağı fuarda; Emel Karakozak, Gürsel Soyel, Nur Gürel, Saim Erken, Sayat Uşaklıgil, Selahattin Aydın, Semih Zeki ve Zeynep Akgün'ün çalışmalarını sanatseverler ile buluşturacak.
Emel Karakozak'ın farklı bir meslekten gelen yeteneğini kullanarak oluşturduğu, nü bedenlerden oluşan formların birleşimi sonucu elde ettiği soyut formlarda ki etkileyici fotoğrafları. Gürsel Soyel'in kendi içsel iç dinamiğini yansıttığı, dışavurumsal soyut resimleri.
Kapitalist üretim ilişkileri ile aynılaşan tüketim toplumunun yaşadığı çevreyi sahiplenmesi, kendi evi gibi görmesi için, eve ait duvar kağıtları ile yolları döşeyen, yorganlarla binaları sarmalayan Nur Gürel, bu duygusunu, tanrısal bakış açısıyla yukarıdan baktırarak, bize de yaşatmaktadır. Belki de bu durum tanrısını arayan insanın, öncelikle kendine bakması ve kendini sorgulaması açısından önemli izler ve ipuçları taşımaktadır.
Doğadan kopan, yalnız kent insanının kendisine ve çevresine yabancılaşmasını anlatan kompozisyonlar, kendisinin farkına varamayan kent insanına, Saim Erken'in resmilerinde, bize aktarmak istediği mesajı görebiliyoruz.
Sayat Uşaklıgil, ikonlara özenen, onlar gibi davranan, onlar gibi giyinen insanların davranışlarını resmederek, bizlere unuttuğumuz kendimizi, çocukluğumuzu hatırlatmaktadır. Genellikle altmış ile seksenli yıllar arasında yapılan ve dünyanın her yerinde gösterilen filmlerin ikonlarını hatırlatarak yapılan resimlerde, filmlerden direk sahneler yoktur. Sanatçı yapıbozumcu bir tavırla bu filmlerin sahnelerindeki ikonları, yeniden kurgulayarak sıradan insanlarla özdeşleştirmiştir.
Dünyanın en korunaksız varlıkları olan çocuklar ve hayvanların yalnızlığını dile getirerek onlara bir anlamda sahip çıkması, Selahattin Aydın'ın dünya sorunlarına karşı içinde taşıdığı duyarlılığın bir göstergesi gibidir. Arkada kalan kent dokusundan sıyrılıp ön planda bizlerle yüzleşen çocuk figürleri ve iç içe yaşadığımız halde farkına bile varamadığımız hayvan figürleri, tuval üzerinde sanatçının bize sunduğu şekilde görünür olmaktadır.
Kütlelerdeki deformasyona baktığımızda, Semih Zeki'nin figüre yeni bir duyarlılıkla yaklaştığını görürüz. Ayrıca resimlerde görünen mekanlarda ki boyut içinde bir başka boyutu yakalama çabası bunun en iyi göstergesidir. Yapısalcı ve yapı bozucu tavırla yapılan resimler sürreal izler taşısa da, izleyiciler sanatçının samimiyeti ile doğaya nasıl sahip çıktığını direk olarak anlayacaklardır.
Zeynep Akgün'ün resimlerine baktığımızda, yerçekiminin var ya da yok olduğu, belirsiz durumlarda yer alan figürler, bakışları ile bizleri rahatsız etmektedir. Durgun hareketlerle sabitlenmiş sürreal durumların akıcılığı, içinde bulduğumuz çelişkilerin göstergeleri gibidir. Hacim resmi olarak adlandırabileceğimiz bu resimler aynen gerçek hayatta olduğu gibi kolajlanmış hayatlarımızın bir yansıması niteliğindedir.
Son Dakika › Güncel › Artgalerim Nişantaşı Sanat Galerisi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.