
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Mardin'de düzenlenen Gelir İdaresi Başkanlığı 2011 yılı değerlendirme toplantısına katıldı. Avrupa Birliği ile ABD'deki ekonomik durum hakkında bilgi veren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin ise, krizden sonra çok güçlü bir toparlanma içine girdiğini söyledi. Şimşek, "Çünkü temellerimiz sağlamdı. Temellerimiz zayıf olsaydı, biz de Avrupa gibi giderdik. Yani hiçbir şekilde bizim rehavete kapılmamamız lazım" dedi.
AVRUPA'DA SORUN KONTROL ALTINA ALINDI
Mardin'de bir otelde düzenlenen ve Vali Turhan Ayvaz, Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ, Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu ve Türkiye'deki 81 ilin Gelir İdaresi Müdürleri katıldığı Gelir idaresi Başkanlığı 2011 yılı değerlendirme toplantısında konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Avrupa Birliği, ABD ve Türkiye'deki ekonomik durumu değerlendirerek bilgi verdi. Avrupa'da ekonomi alanında kısa vadede bir yangın görüldüğünü anlatan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yangının kontrol altına alınmasına yönelik çok önemli adımlar atıldığını söyledi. Avrupa'da 489 milyar euronun bankalara aktarılmasıyla likitsel sıkışıklığın, potansiyel daralmanın sınırlandırıldığını kaydeden Şimşek, şöyle dedi:
"O yetmedi. Bir de problemli ülkelerin tahvillerini doğrudan satın aldılar. O da yetmedi bir de AB euro bölgesini oluşturan ülkeler Haziran'dan itibaren 500 milyar euroluk sürekli bir destek paketi ortaya koydular. Bütün bunlara baktığımızda özetle şu. Avrupa Birliği'nde en azından sorun kontrol altına alındı. Geleceğe yönelik bir takım reformların adımları atıldı. Bu bizim için önemlidir. Çünkü euro bölgesinin sağlığı hala Türkiye için kritiktir. Çünkü oraya bağlığımız oraya olan ilişkilerimiz çok güçlüdür."
Avrupa Birliği ile Euro bölgesine bakıldığında, Türkiye'ye doğrudan gelen sermayenin neredeyse yüzde 80'inin bu bölgelerden geldiğini dile getiren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, şunları söyledi:
"Turizmin 60'i de orandan geliyor. İhracatımızın neredeyse yüzde 50'si o bölgeye gidiyor. Dolayısı ile bu bölgenin sorunlarını çözme açısında iradenin ortaya koyması bizi ümitlendiriyor. O acıdan 2012 yılına belirsizliklerle başlamış olsak da gelinen noktada bu belirsizlik miktarının azaldığını söylemek mümkündür. İkinci olarak tabii ki dünya ekonomisi açısından diğer bir ülke önemli bölge Amerika'dır. Amerika'dan da son dönemlerde çok önemli veriler sinyaller almaya başladık. İşsizlik hızlı bir şekilde düşmektedir. Bu çok önemlidir ama bunun yanında daha kritik olan konut piyasasından da ilk defa olumlu sinyaller almaktayız. Bakın ikinci el konut satışlarında ciddi bir artış vardır. 2011 Mayısından bu yana en yüksek düzeye çıktı. İlk defa yeni konut inşatlarında anlamlı bir artış meydana geldi. Konut piyasası finans krizinin temelini oluşturan konut piyasasında yavaş yavaş bir istikrar ve iyileşme görülmektedir. Bu çok önemlidir. Bunların hepsini bir araya getirdiğimiz zaman küresel ekonomide kötümser beklentilerin geriye gittiğini en azından bir iyimserlik olduğunu söylemek mümkündür. Temel sorunlar çözüldü mü hayır. Temel sorunlar yerinde duruyor. Ama biliyorsunuz kötümserlikte bulaşıcıdır iyimserlikte bulaşıcıdır. Bunu biz çok yaşadık."
KRİZDEN SONRA TOPARLANDIK, REHVETE KAPILMAMAMIZ LAZIM
2009 yılındaki krizde Türkiye'nin makro ekonomik temellerinin hiçbir şekilde daralmayı hak etmediğini ortaya koyduğunu dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çünkü etrafta büyük bir kriz vardı. Türkiye'nin güçlü makro ekonomik temellerine rağmen o kötümserliğin bulaşıcı olması hasebi ile vatandaş finansı, yatırımları erteledi. Çok şükür krizden sonra çok güçlü bir toparlama içinde girdik. Çünkü temellerimiz sağlamdı. Temellerimiz zayıf olsaydı, biz Avrupa gibi giderdik. Ama bizim performansımıza baktığımız zaman hakikaten son 10 yılda yapılan reformlar, doğru uygulamalar ve özelikle mali disiplinin ne kadar doğru ne kadar yerli yerinde olduğunu göreceksiniz. O açında bakıldığı zaman Türkiye'nin hem performansı hem son derece güçlü, hem de inanıyorum ki olası bir dış şoka karşı önemli bir manevra oluşturduğumuz için gelecek adına da biz iyimseriz. Türkiye şu anda bir yumuşak giriş sürecinde. Son birkaç yıldır çok hızlı gidiyorduk. O nedenle biz biraz frene bastık. ve şimdi bir miktar yumuşak geçişi başarmaya çalışıyoruz. Ona ilişkinde emareler var. Ona ilişkin veriler var. Kasım ayından itibaren cari açıklar oluyor. Tabi bütçe anlamında da biz 2011 yılını çok güçlü bir şekilde kapattık. Aslında genel anlamda da belki fazla bile verebilirdik. Eğer ilave altyapımıza depremin yaralarını sarılmasına ilave 11 milyar lira vermeseydik muhtemelen 2011 yılını genel devlet anlamında yüzde 0,3'lük bir fazla ile kapatabilirdik. Şimdiye kadar gelen nokta ile hakikaten Türkiye'de gurur verici bir noktadayız. Çünkü biz ülkemizin ihtiyacı olan gerekli yatırımları yapıyoruz.. Ülkenizin dört bir yanında fazlası ile yatırımlar yaptık. AB'de kamu yatırımları kısılırken, kamu personel giderlerinde çok ciddi azaltmalar yaşanırken Türkiye ihtiyacı olan doktoru da öğretmeni de, ihtiyaca olan kamu personelini de fazlası ile istihdam ediyor. Yatırımları fazlası ile yapıyor. ve Türkiye bu dönemde arayı çok hızlı bir şekilde kapatıyor. Bu bizim için önemlidir. Ama şu anlama da gelmiyor. Yani hiçbir şekilde bizim rehavete kapılmamamız lazım."
BÜTÇE SONUÇLARI ÇOK İYİ
Bu yılın ilk ayına baktıklarında bütçe sonuçlarının çok iyi olduğunu belirten Mehmet Şimşek, işi sıkı tuttuklarını, ancak 1 aylık rakamlara bakmadıklarını vurgularken, şöyle devam etti:
"Bizim için önemli olan yılın tamamındaki hedefleri tutturmaktır. Bir trend oluşturmak. Nedir bu trend. Biz ülkemizin borç stokunun gayri safi hasılatını aşağı doğru bir oranla tutturmaya çalışacağız. Böylece ülkemizin yatırım maliyeti düşecek. Böylece ülkemize daha çok hizmet vermiş olacağız. Eskiden gelirimizin %86'sı faize gidiyordu. Ama bizim dönemimizde bu oranı % 16.6'ya indirdik. Ama 16.6'da bizim için yüksek bir miktardır. Bu oranı daha da aşağı indirmeyi hedefliyoruz. Dolayısı ile kaynaklarımızın yüzde 84'ünü kamu hizmetlerine yatırım olarak götürüyoruz. Bunlar bizim için önemlidir. Önümüzdeki dönem için temel hedeflerimiz kayıt dışılılıkla mücadele olarak görüyorum. Fazla konuşmadan işimizi yapmamız lazım. Bu konu çok konuşulduğu için sonuç nerde diye soruyorlar. Sonuç ancak bu çalışmalarımızın bu çalışmalarımızın sonunda olacak. Bu eylem planı uygulaması sizin için çok önemlidir."
Son Dakika › Güncel › 'Rehavete Kapılmamamız Lazım' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?