Ali İsmail Korkmaz Davasının Bütün Detayları

Son Güncelleme:

Gezi olaylarında hayatını kaybeden Korkmaz'ın davasının ilk duruşmasında polisler olayın yaşandığı geceyi ilk kez anlattı. Aile, tepki gösterdi.

Eskişehir'de Gezi eylemleri sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın Kayseri'deki duruşmasında sanık polis Mevlüt Saldoğan'ın ifadesi ailesinin tepkisine neden oldu. Saldoğan, ''Yere düşmüş vaziyetteydi, hafifçe ayağımla dürterek kalkmasını istedim. Şahıs arkamdan küfür etti. 'Küfretme, ayıp, erkek insana küfür etmek yakışmaz' dedim'' dedi. Gürkan Korkmaz, bu ifade üzerine yerinden kalkarak, "Erkek misin sen? Elinde kan var, tuttuğun oruç oruç değil, kıldığın namaz namaz değil" diye bağırdı.

BUGÜN İK DURUŞMA

Eskişehir'de geçen yıl 2 Haziran'da Gezi Parkı protestoları sırasında saldırıya uğrayıp 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüyle ilgili açılan davanın görüldüğü Kayseri'de bugünkü ilk duruşma öncesi güvenlik önlemleri alındı.

Duruşmada iddianame okundu. İddianamede tanıkların anlatımlarına göre, Ali'yi döven polisler 'Oh be stres attık' demiş.

Mahkeme, Ali'nin ailesi dışındaki müdahillik taleplerini reddetti. Sanık polisler, ellerinde cop olduğunu ama kimseye vurmadıklarını iddia etti. Sanıklar, avukatın ''Elinizdeki sopayla göstericilere vuruyor musunuz?'' sorusuna verdiği "Talimat olursa gereğini yaparım" yanıtını verdi. Sanık polislerden Hüseyin Engin, neden bıyığını kesip, gözlük taktığı sorusuna yanıt veremedi.

YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Kayseri'de bugünkü ilk duruşma öncesi güvenlik önlemleri alındı. Kent dışından gelen otobüsler durduruldu, içindekiler tek tek arandı. Duruşmada Ali'nin acılı annesi oğlunun resmini sanıklara göstererek, ''Ben Ali'yi temiz ellerimle büyüttüm. O pis ellerinizde dokunmayın çocuğuma'' diye feryat etti, avukatlar gözyaşlarına boğuldu.

Duruşma salonunda sivil giyimli bir kişinin üzerinde silah olduğu iddiası salonu gerdi. Üzerinde silah çıkmayan sivil giyimli uzman çavuşun, tutuklu polisin yakını olduğu ortaya çıktı.

MÜDAHİLLİK TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Duruşmada iddianame okundu. İddianamede tanıkların anlatımlarına göre, Ali'yi döven polisler 'Oh be stres attık' demiş. Mahkeme, Ali'nin ailesi dışındaki müdahillik taleplerini reddetti.

ACILI ANNEDEN DURUŞMAYA DAMGA VURAN SÖZLER

Ali İsmail'in davasını 300 avukat üstlendi. Duruşmada sanık avukatları söze 'Gezi direnişi' diyerek başladı. Ali'nin acılı annesi oğlunun resmini sanıklara göstererek, ''Ben Ali'yi temiz ellerimle büyüttüm. O pis ellerinizde dokunmayın çocuğuma'' diye feryat etti, avukatlar gözyaşlarına boğuldu. Anne Korkmaz ayrıca elindeki oğlunun çerçeveli büyük fotoğrafını sanık polisin suratına tutup, "Oraya değil buraya bak, çocuğum var derken gözlerimin içine bak." dedi.

DURUŞMA SALONUNDA SİLAH GERGİNLİĞİ

Duruşma salonunda da sivil giyimli fakat jandarma olduğunu söyleyen bir kişinin üzerinde silah olması salonu gerdi. Silahlı kişi yaka paça dışarı çıkarıldı. Avukatlar kimlik tespiti istedi, arbede yaşandı.  Üzerinde silah çıkmayan sivil giyimli uzman çavuşun, tutuklu polisin yakını olduğu ortaya çıktı.

DURUŞMA BAŞLADI, GERGİNLİK ÇIKTI

Duruşmada sanık avukatları söze 'Gezi direnişi' diyerek başladı. Eskişehir Barosu Başkanı, ''Polis gaz sıkmasaydı bunlar yaşanmazdı'' dedi. Duruşmada yer yokluğu zaman zaman tartışmalara neden oldu. Adliye dışında da Ali İsmail Korkmaz için toplananlarla polis arasında gerginlik çıktı.

ACILI ANNE: NASIL KIYDINIZ OĞLUMA!

Oğlunu yitiren acılı anne duruşmanın başlamasını beklerken adliye koridorlarında gözyaşlarıyla oğlunun resimlerini göstererek ''Nasıl kıydınız çocuğuma? Ne yaptı çocuğum size? Kendi çocuklarınıza nasıl bakıyorsunuz?'' diye isyan etti.

5 TUTUKLU, YÜZLERİNİ GİZLEYEREK GELDİ

Kayseri Kapalı Cezaevi'ne önceki gün duruşmayla ilgili nakledilen tutuklu polis memuru Mevlüt Saldoğan, fırın sahibi İsmail Koyuncu ve akrabaları Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatanseven, Ebubekir Harlar cezaevi aracıyla eski adliye binasının mahkum girişine kadar getirildi.

Jandarmanın adeta etten duvar ördüğü kapıdan 5 tutuklu, yüzlerini ellerindeki dosyalarla, atkılarla kapatarak duruşma salonuna götürüldü. Tutuksuz yargılanan polis memurları Şaban G. Hüseyin E., Yalçın A. da adliyeye, polis kontrolündeki yan kapıdan girdi.

"ADALET HANGİ DELİĞE GİRERSE GİRSİN ÇIKARACAĞIZ"

Eski adliye binasındaki duruşmaya girmek isteyen 300'e yakın avukatla güvenlik görevlileri arasında zaman zaman tartışma yaşandı. Duruşma öncesi avukatlar yaptıkları ortak açıklamada, "Ali'yi aramızdan aldılar. Adaleti hangi deliğe girerse girsin oradan çıkaracağız." dedi.

SANIKLARIN ÖNÜNDE ETTEN DUVAR ÖRDÜLER

Sanıkların önünde polisler, arkasında jandarmalar barikat oluşturdu. Müdahil avukatları usule dair sözler alıyor.

Her avukat sözlerine "Gezi direnişi" diye başladı.

''POLİS GAZ SIKMASAYDI BUNLAR YAŞANMAZDI''

Eskişehir Baro Başkanı, "Polis gaz sıkmasaydı, Ali İsmail o sokağa kaçmaz, öldürülmezdi. Bu çok önemli, Vali bizi dinlemedi, sorumludur. Bütün halkın, herkesin Ali İsmail'e borcu var, adil bir yargılama istiyoruz." dedi.

ACILI ANNE FENALIK GEÇİRDİ

Anne Emel Korkmaz, diğer aile fertleriyle birlikte duruşmanın görüleceği adliye binasına, polisin aldığı güvenlik önlemleri içerisinde geldi. Anne, duruşma salonuna gireceği sırada fenalık geçirdi. Sağlık ekipleri adliyeye alındı ve anneye müdahalede bulundu. İki saat sonra kendisine gelen anne duruşmaya katıldı.

Anne Emel Korkmaz, sanıklara dönerek "O pis ellerinizde dokunmayın çocuğuma, nasıl bakabiliyorsunuz çocuklarınızın yüzüne. Ben Ali'yi temiz ellerimle büyüttüm" diye feryat etti, salondaki avukatlar ağladı.

"ORAYA DEĞİL, GÖZÜMÜN İÇİNE BAK"

Anne Korkmaz, elindeki oğlunun çerçeveli büyük fotoğrafını sanık polisin suratına tutup, "Oraya değil buraya bak, çocuğum var derken gözlerimin içine bak." dedi.

"KAÇACAK DELİKLERİ YOK"

Daha sonra ise adliye dışında destek vermek için gelen gruba hitaben bir konuşma yapan acılı anne, "Kaçacak delikleri yok. Hesap verecekler. Ali Ismailler burada, bir yere gitmedi. Katilleri korumaya çalışıyorlar. O barikatı açtık. Onlar hesap verecek, kaçamayacaklar." diye konuştu.

KIZ KARDEŞİ: KARDEŞİM ÇOCUĞUNU MU ÖLDÜRDÜ

Kız kardeşi de sanığa "Kardeşim çocuğunu mu öldürdü?" diye sordu.

ALİ'NİN ABİSİ: HARAM OLSUN ALDIĞINIZ PARA

Abisi Gürkan Korkmaz sanıklara ve avukatlarına tepki gösterdi, ''Haram olsun aldığınız para'' diye bağırıp ayağa kalktı, yanındakiler koluna girdi.

(Sanıklar duruşma salonunda böyle görüntülendi.)

SİLAHLI KİŞİ YAKA PAÇA DIŞARI ÇIKARILDI

İzleyici bölümündeki bir sivil, jandarma olduğunu söyledi. Kişinin silahı olduğu anlaşılınca yaka paça dışarı çıkarıldı. Avukatlar kimlik tespiti istedi, arbede yaşandı.

SİLAHLI KİŞİ İHBARI ÜZERİNE DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüyle ilgili 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 09.20'da başlayan duruşmaya, 2 kadın avukatın salonda silahlı bir kişinin bulunduğu ihbarı üzerine saat 10.20'de ara verildi. Sivil kıyafetli ve tutuklu polis memuru Mevlüt Saldoğan'ın teyzesinin oğlu olduğu bildirilen Uzman Çavus İ.K. polisler tarafından salondan çıkarılarak başka bir odaya alındı. 2 avukat ve CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu'nun şahitliğinde polisler tarafından yapılan aramada, Burdur 58'inci Piyade Alayı'nda görevli Uzman Çavuş İ.K.'ın üzerdinden herhangi bir silah çıkmadı.

"BENİM ÜZERİMDE SİLAH YOK"

İ.K., hakimin isteği üzerine duruşma salonuna getirdi. İ.K. mahkeme heyetine, "Benim üzerimde silah yok. Salona da silahla girmedim. Boyum kısa olduğu için ayaklarımın üzerinde yükselmeye çalışınca, buradaki avukatlar bunda silah var diye şüphelenmişler. Üzerime yürüdüler" dedi. Emniyet Müdürü Mustafa Aydın da İ.K.'da silah olmadığını ve bu durumun tutanakla tesbit edildiğini belirtti. Aramanın ardından CHP'li Kulkuloğlu da, koridorda bekleyen avukatlara, aramada silah bulunmadığını söyledi.

CHP'Lİ KULKULOĞLU'NDAN SİLAH AÇIKLAMASI: SAKLAMIŞ OLABİLİR

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu ise olayla ilgili "Duruşma sırasında salonun sol arka tarafında bir kargaşa yaşandı. Orada 3 avukat duruşma salonundaki bir polisin üzerinde silah olduğunu iddia ettiler. Polis şahsı dışarı çıkarmaya çalıştı, avukatlar tutmaya çalıştı. Bu arada polisler şahsı dışarı çıkartmaya çalıştı. Yanında uzun boylu birisi vardı, 'vermem bırakmam' diyordu. Acaba kişiyi mi bırakmıyordu? Silahı mı bırakmıyordu? Bilmiyoruz. O kişi şu anda kayıp.

Polis üzerinde silah olduğu iddia edilen arkadaşı arşiv odasına almış. Ben gittiğimde yalnız durumdaydı. Odanın aranmasını talep ettik. Çünkü tamamen dosyalarla dolu bir oda. Çok rahat silah saklamış olabilir. Afyon Çay nüfusuna kayıtlı Jandarma Uzman Çavuş sanık yakını olduğunu iddia ediyor. İçeride arama yapılırsa silahın olup olmadığını göreceğiz. Bu adliyedeki davaya baştan gölge düşürdü. Eskişehir'de bu nedenle alındığı söyleniyordu. Şimdi Kayseri'de bu olayın olması Yargıtayın da Eskişehir'deki Valinin de, Emniyet Müdürünün de bunu bir kez daha gözden geçirmesini hepimize söylüyor. Adalet Bakanlığı yetkililerine de çok büyük görev düşüyor" diye konuştu.

KAYSERİ VALİSİ TWEET ATTI: CEP TELEFONUNU SİLAH SANDILAR

Kayseri Valisi Orhan Düzgün, silahlı kişi ihbarı üzerine tweet attı.

Düzgün, şunları yazdı: Duruşma salonunda bazı kişilerin üzerinde silah bulunduğuna ilişkin bilgiler doğru değildir. Duruşmayı izlemeye gelen avukatlardan birisi salondaki izleyicilerden birinin cebindeki sert cismi (cep telefonu) silah sanmıştır.

DURUŞMAYA METİN FEYZİOĞLU DA GELDİ

Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, uçağını kaçırdığı duruşmaya gecikmeli olarak geldi. Korkmaz ailesinin avukatlığını üstlenen Feyzioğlu, saat 11.20 sıralarında duruşma salonuna girdi.

FEYZİOĞLU'NDAN ESKİŞEHİR VALİSİ'NE ELEŞTİRİ

Metin Feyizoğlu duruşmada söz aldı ve davanın Eskişehir'den Kayseri'ye alınmasıyla birlikte delillerin kararabileceğini söyledi. Feyzioğlu, olay için "Arkadaşları öldürmüştür" diyen Eskişehir Valisi'ni eleştirdi, "Yargının kurucu unsuru olarak buradayız. Adil bir yargılama bekliyoruz" dedi.

Feyizoğlu, "Ali İsmail'in anısı için o vali görevden alınmalı" diye ekledi.

Feyzioğlu, davanın buraya gelmesinde avukat arkadaşlarının çok ciddi mücadelesi olduğunu söyledi.

Davayla ilgili Eskişehir Barosu'na kayıtlı özel bir ekibin çalıştığını belirten Feyzivoğlu, delillerin ortadan kaybedilmesi noktasında çok önemli eylem ve işlemlerle karşılaşıldığını iddia etti.

"ALİ İSMAİL KORKMAZ İÇİN ADALET ÇIKMALI"

Mahkemeden tüm toplumu tatmin edecek bir sonucun çıkması gerektiğine dikkati çeken Feyzioğlu, şunları kaydetti: "Defalarca silinen kayıtlar, birtakım görüntüler, avukatlar tarafından tek tek toplandı. Bütün bu cümlelerin ardından avukatların provokasyon yapabileceği düşüncesiyle 'davanın Eskişehir'de görülmesi uygun değildir' denildi. Mahkemenize tarihi bir sorumluluk yüklendi. Kayseri'de Ali İsmail Korkmaz için adalet çıkması lazım. On binlerce polis teşkilatı mensubu için de adalet çıkması lazım. Aksi takdirde bütün polis teşkilatı zan altında kalacaktır. Buradan verilecek kararla hakim ve savcılar için de adalet çıkacak. Yargı devleti temsil edecek ama suçlular en ağır şekilde cezalandırılarak adalet tecelli etmelidir."

İDDİANAME OKUNDU

Duruşmada savcı iddianameyi okudu.  Ali İsmail'in annesi Emel Korkmaz da kucağında oğlunun resmi, kafasını sallayarak ve ağlayarak dinledi. Emel Korkmaz, gözlerini sanıklardan da bir an olsun ayırmadı.

SANIKLAR, ALİ İSMAİL'İN KÜFRETTİĞİNİ İDDİA ETTİ

İddianamede sanıkların ''Ali İsmail bize küfrediyordu'' dediği yer alıyor. Tanıklara göre ise Ali İsmail ''Yapmayın etmeyin'' diye yalvarıyordu.

İddianame okunurken Ali İsmail'in babası da ''Nasıl yaptınız bunu oğluma'' diye haykırdı.

DÖVEN POLİSLER 'İYİ STRES ATTIK' DEMİŞLER

Tanıkların anlatımına göre Ali İsmail'i döven polisler ''İyi stres attık'' demişler.

Gezi olayları sırasında Eskişehir'de öldürülen Ali İsmail Korkmaz davasında savcılar, hazırladıkları iddianameyi mahkemeye sundular.

- İDDİANAME -

İddianamede, "Maktülün ölümüne neden olan şüphelilerin eyleminin, TCK'nın 81. maddesinde düzenlenen kasten öldürme ve bu yasanın 87/4. maddesinde düzenlenmiş bulunan neticesi sebebiyle, ağırlaşmış yaralama yani meydana gelen ölüm neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama veya olası kasıtla adam öldürme suçunu oluşturmadığı ve iştirak hükümlerinin uygulanması konusunda yapılan değerlendirmede, şüphelilerden M.S. ve Y.A.'nın maktül Ali İsmail Korkmaz'ın arkasından yakalamak için koştuğu, şüphelilerden İ.K., R.K., M.V. ve E.H.'ın kendilerine doğru koşan maktül Ali İsmail Korkmaz'ı bekledikleri, şüphelilerden E.H.'nın maktüle tekme atmak suretiyle, diğer şüphelilerden İ.K., R.K. ve M.V.'nin ise çelme takmak suretiyle düşürdükleri maktülü, Harman Ekmek Fırını'nın karşısında bulunan kaldırıma yatırdıkları, yere düşen ve duvar kenarına sıkıştırılan maktülün bacak, kol, sırtına tekme ile vurarak yaraladıkları, arkadan koşan şüphelilerden M.S.'nin yine yerde yatan maktüle vurduğu, akabinde şüphelilerin maktülün yanından uzaklaştıkları, müdahale sonrası yerde kalan maktülün şüphelilere küfür etmesi üzerine şüphelilerden M.S.'nin tekrar hızla gelerek maktüle 3-4 kez göğüs ve baş kısmına tekme atarak olay yerinden ayrıldıkları, bir süre yerde yatan maktülün sendeleyerek, ayağa kalkarak olay yerinden uzaklaştığı, yerden kalkarak olay yerinden uzaklaşan maktülü, yine Kurtuluş mahallesi Beşik otel yakınlarında şüphelilerden H.E. ve Ş.G.'nin ayak ve bacak bölgesine vurmak suretiyle yaraladıkları ve maktülün Kurtuluş mahallesi Sanayi Sokağı terk ettiği, şüphelilerden M.S.'nin maktul Ali İsmail Korkmaz'ın kafa bölgesine birden fazla tekme attığı ve olayda asıl fail olduğu, şüphelinin yerde yatan maktülün göğüs ve baş kısmına 3-4 defa şiddetli tekme atmasının sonucunda, yaralamanın haricinde ağır netice açısından kastla hareket ettiği, maktüle tekme atması sonucu maktülün ölebileceğini tahmin etmesi gerektiği, şüphelinin maktülün hiç beklemediği bir şekilde çok sert bir tekme atması ve yerde yaralanmış vaziyette yatan maktülün hiç beklemediği bu darbeden dolayı yaralanması akabinde, gördüğü tedaviye rağmen ölmesi olayında şüphelinin, maktülün ölmesine neden olduğu anlaşılmakla." denildi.

İddianamenin devamında ise şunlar kaydedildi:

"TCK'nın maddeleri gereği cezalandırılmasına, diğer şüphelilerden Ş.G., H.E. ve Y.A.'nın, maktül Ali İsmail Korkmaz'ın meydana gelen ölüm olayında suçun icrasını kolaylaştırıldığı, şüphelilerden M.S.'nin eylemini destekleyici, hazırlayıcı veya kolaylaştırıcı eylemlerde bulundukları, bu suretle adam öldürme suçuna iştirak ettikleri, İ.K., R.K., M.V., E.H.'nın diğer şüpheli M.S. ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerini kabule yetecek kesin deliller bulunmadığı, şüphelilerin ani gelişen olayda maktüle tekme ve sopa ile vurma şeklindeki eylemlerinde şüpheli M.S.'nin eylemine doğrudan katılma olarak kabul edilemeyeceği, suçun icrasındaki rolleri göz önünde bulundurulduğunda, şüphelilerin M.S.'nin eylemine nazaran suçun yaratıcı ve yapıcı niteliklerini taşımayıp, onu destekleyici veya kolaylaştırıcı bir durum arz ettiği anlaşıldığı bu suretle, adam öldürme suçuna iştirak ettikleri, şüphelilerin üzerlerine atılı suçlardan yargılanmalarının yapılarak eylemlerine uyan, yukarıda yazılı yasa ve sevk maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırmalarına, Adli Emanet Memurluğunun, 2013/2446, 2013/2521, 2013/2682, 2013/2739, 2013/2920, 2013/3026 ve 2013/3324 sırasında kayıtlı adli emanetlerin dosya delil olarak muhafaza edilmesine, şüphelilerin gözaltı ve tutuklukta geçen sürelerin Türk Ceza Kanunun 63. Maddesi gereğince cezalarından mahsup edilmesine karar verilmesi kamu adına talep ve iddia edildi."

"NASIL KIYDINIZ KARDEŞİME?"

Abisi Gürkan Korkmaz sanık polislere, "Bir suçu varsa gözaltına alsaydınız, neden öldürdünüz kardeşimi?" diye seslenerek şu anısını anlattı: Babam bahçedeki yılanı öldürmek istedi, kardeşim karşı çıktı, bırak doğada yaşasın dedi. Ali İsmail bir yılana kıyamazken siz ona nasıl kıydınız?

SANIKLARIN HEPSİ AYRI AYRI SAVUNMA YAPACAK

Saat 14.15'te duruşmanın öğleden sonraki bölümü başladı. Sanıkların hepsi ayrı ayrı avukatları olduğunu ve savunma yapacaklarını belirttiler.

MÜDAHİL OLANLAR

Korkmaz ailesine davaya müdahil olup olmayacakları soruldu. Anne Emel Korkmaz, "Tabii ki, Ali İsmail'le birlikte katılacağım." dedi.

Ankara'da polisin silahından çıkan kurşunla ölen Ethem Sarısülük'ün abisi Mustafa Sarısülük ile Gezi protestoları sırasında hayatını kaybeden ilk isim Abdullah Cömert'in abisi Zafer Cömert, Mehmet Ayvalıtaş'ın abisi Muharrem Ayvalıtaş da şikayetçi olduklarını ve müdahil olmak istediklerini söylediler.

Çağdaş Hukukçular Derneği ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği de müdahillik talebinde bulundu.

AİLE DIŞINDAKİ MÜDAHİLLİK TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Sanıklar, aile dışındaki müdahillik talepleri için "Tanımıyorum, kabul etmiyorum" dediler. Bu ifadelere aile ve avukatları tepki gösterdi. Gürkan Korkmaz, sanıklara "Ali İsmail'i tanıyor musun?" diye seslendi.

Mahkeme, Korkmaz ailesi dışındaki müdahillik taleplerinin reddine karar verdi.

POLİSLER, O GECEYİ ANLATTI

İlk sorguları yapılan sanıklardan polis memuru Şaban Gökpınar, olay akşamı izinli olduğunu, yazılı değil sözlü talimat üzerine olay yerine gittiğini, elinde cop bulunduğunu, Ali İsmail'i hatırlamadığını söyledi.

"Ali İsmail tabir edilen şahıs" ifadesi tepki çeken Gökpınar, Ali İsmail'in dövüldüğü sokakta olmadığını, kamera kayıtlarından da görüleceğini söyledi. Emel Korkmaz itiraz etti: "Tabir edilen şahıs değil, Ali İsmail Korkmaz"

"TALİMAT OLURSA GEREĞİNİ YAPARIM"

Sanık polislerden Hüseyin Engin ise Ali İsmail'i tanımadığını, kimseye vurmadığını öne sürdü. Sanığın çapraz sorguda müdahil avukatının ''Elinizdeki sopayla göstericilere vuruyor musunuz?'' sorusuna verdiği "Talimat olursa gereğini yaparım" yanıtı tepkilere neden oldu.

BIYIK VE GÖZLÜK SORUSUNA YANIT YOK

Müdahil avukatı teşhis sırasında Engin'e neden bıyığını kesip, gözlük taktığını sordu, yanıt alamadı. Engin, Ali İsmail koşarken ilk vuranlardan biri olduğu iddiasını reddetti.

KOVALAYAN POLİS O MU?

Sanık polis Yalçın Akbulut çapraz sorgu sırasında şöyle konuştu: Yerde yatan şahıs küfür ediyordu. Talimatım da olmadı, müdahalem de. Ben geri döndüğümde, yerde yatan şahıs yoktu. Benim gördüğüm şahıs 1.75 boylarındaydı, Ali İsmail ile alakası yok. Koyu renk kapişonu vardı peşinden koştuğum şahsın. Ali İsmail 1.60 boyunda, kot pantolonlu, tişörtlüydü. Görüntüleri defalarca izledim. Sadece şahsı uzaklaştırmak için kovaladım. Kovalarken yalnızdım.

MEVLÜT SALDOĞAN: AİLESİNE SABIR DİLİYORUM

Sanık polis Mevlüt Saldoğan, duruşmadaki ifadesiyle Ali İsmail'in abisi Gürkan Korkmaz'ı da çileden çıkarttı.

Saldoğan ifadesinde şunları söyledi:

''TEM'de çalıştım, meslek hayatım boyunca ne olursa olsun Ali İsmail gibi bir gencimizi kaybettiğimiz için çok üzgünüm, buradan baş sağlığı diliyorum, ailesine de sabır diliyorum. Ben 31 Mayıs sabahı mesaiye başladım, akşam mesai bitiminde basın açıklaması olacağı şeklinde bilgi geldi, amirimiz olay yerinden ayrılmamamızı söyledi, harekete geçerek AKP binası önüne geldik. Olay günü sabahına kadar 72 saat bilfiil görev yaptım. Olay gecesine gelince, daha gündüz saatleriydi amirlerimizin emirleri sonucu AKP önünde görev aldık, bize önce söylenen Çevik Kuvvet arkasında bir gözaltı yapılacaksa onu yapmamızdı.

"BENİM VURDUĞUM ALİ İSMAİL DEĞİLDİ"

Çevik TOMA ile görev yaparken bir müdahale olmadı. Yetkili amirlerimiz güvenlik şube, özel donanımlı yüksek sesle görev yapan araçla eylemin kanuna aykırı olduğu şeklinde defaten, yalvarırcasına ikaz etti. Daha sonra grup dağılmadı. Cadde üzerine kurulan barikatın arkasından taş, sopa,demir, sapanla saldırılar oldu. Barikatı açmak için Çevik ile harekete geçtik. Saldırı olunca geri çekildik. Çevik Kuvvet'in önünden kaçanlar bize saldırdı. Daha sonra sıralı amirlerimizden biri, elinde telsizle o bölgedeki grubu oradan gözaltı yapılmadan uzaklaştırmamız istendi. Sokağa giriş nedenimiz oydu. Benim vurduğum şahıs kesinlikle Ali İsmail değildi.

"AYAĞIMLA YERDEKİ ŞAHSI HAFİFÇE DÜRTTÜM"

Çünkü şahıs benden uzun boyluydu. Şahıs önümden geçti, müdahalede bulunmadım. Yalçın bey koşuyordu, ileride üç dört şahsın önüne geçtiğini gördüm. Şahıslara 'bırakın dokunmayın' dedim, yere düşmüş vaziyetteydi, hafifçe ayağımla dürterek kalkmasını istedim. Şahıs arkamdan küfür etti. 'Küfretme, ayıp, erkek insana küfür etmek yakışmaz' dedim.''

KORKMAZ'IN AĞABEYİ: ERKEK MİSİN SEN?

Bu ifadeye tepki gösteren Korkmaz'ın ağabeyi Gürkan Korkmaz yerinden kalkarak, "Erkek misin sen? Elinde kan var, tuttuğun oruç oruç değil, kıldığın namaz namaz değil" diye bağırdı.

Tutuklu sanık polis Mevlüt Saldoğan, "Benim müdahale ettiğim şahsın Ali İsmail olduğunu kesinlikle kabul etmiyorum. Olaydan sonra izne çıktım, sonra da tutuklandım" dedi.

Bir kadın seyirci, sanık polislerin müdahale ettikleri kişinin Ali İsmail olmadığını söyleyip, boyunu büyük tarif etmesine, "Ali İsmail gözünüze dev gibi göründü dev" sözleriyle bağırarak tepki gösterince mahkeme başkanının talimatıyla salon dışına çıkarıldı.

"DAVA BUGÜN SONUÇLANSIN"

Sanık polis Mevlüt Saldoğan'ın çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanının bu sorgudan sonra erteleme yapabileceği bilgisi üzerine müdahil avukatları duruşmanın büyük bölümünün bittiğini, bugün sonuçlandırılmasını istedi. Başkan değerlendireceklerini söyledi.

Müdahil avukatı Ayhan Erdoğan, Saldoğan'a gözaltı yapılmadan uzaklaştırma talimatının yakaladığını öldüresiye dövmek mi olduğunu sordu. Sanık polis, amacının saldırıyı önlemeye yönelik olduğunu savundu.

Avukat Erdoğan, sanıklardan Ebubekir Harlar'ın, öldürücü darbeleri Mevlüt Saldoğan'ın attığını söylediğini hatırlatması üzerine polis Saldoğan, "Ebubekir'in düşüncesidir, saygı duyarım" yanıtını verdi ve kabul etmediğini söyledi. Saldoğan, bu tartışma üzerine müdahil avukatlarının sorularına yanıt vermek istemediğini, sanık avukatlarını yanıtlayacağını söyledi.

ÖNCE KONUŞTU, SONRA SUSTU

Avukat Ayhan Erdoğan, sanık Muhammet Harlar'ın ifadesinde, polis Saldoğan'ın bağırarak talimatı üzerine Ali İsmail'i yakaladıklarını söylediğini hatırlatması üzerine sanık avukatı susma hakkını kullanacaklarını söyledi. Bu çıkış avukatların tepkisine neden oldu. Sanık Saldoğan'ın da susma hakkını kullanacağını söylemesi üzerine salondakiler alkışlayarak protesto etti. Avukat Erdoğan, sanık polise Ali İsmail'i sivil şahıslara yakalatıp, sonra da neden öldürme kastıyla hareket ettiğini sordu, sanık reddetti. Avukatın bir husumeti olup olmadığı sorusuna, Ali İsmail Korkmaz'a karşı husumeti olmadığı, müdahale ettiği kişinin o olmadığı yanıtını veren sanık Saldoğan, "Ben herhangi bir iktidarın, siyasi partinin değil Türkiye Cumhuriyeti'nin polisiyim" dedi.

DURUŞMA BUGÜN BİTECEK

Mahkeme bir aranın ardından duruşmaya devam kararı aldı. Duruşma bugün bitecek. Saat 18.30'a kadar ara verildi.

CHP'Lİ VEKİLLER DE DURUŞMADA

CHP'li vekiller Hüseyin Aygün, Sezgin Tanrıkulu, Veli Ağbaba, Süheyl Batum, Musa Çam ve Tufan Köse de duruşmayı izlemek için Kayseri'ye gitti.

Vekiller adliye önünde açıklama yaptı.

Ortak açıklamada, "Kayseri hırszlığın, yolsuzluğun, katillerin yeri olmayacak. Cumhuriyet tarihinin yüz karası bir dava görülüyor burada, katillerin peşini bırakmayacağız. Bugün burada bir yargılama yapılmıyor, olay yerinde davanın görülmediği yere hukuk devleti denemez, davanın buraya alınmasının nedeni katilleri korumak, mağdurları yıldırmaktır, yılmayacağız" denildi.

- DURUŞMA ÖNCESİ YAŞANANLAR -

HER TÜRLÜ GÖSTERİ YASAKLANDI

Kentte her türlü gösteri valilik tarafından yasaklandı. Yaklaşık 2 bin 30 polis memuru, 3 TOMA, bir panzer ve bir polis helikopterinin görev yaptığı duruşma öncesi, şehrin giriş ve çıkışlarına arama noktaları kuruldu. Davada 1'i polis olmak üzere 5'i tutuklu 8 kişi kasten adam öldürmek ve bu suçu kolaylaştırmaktan 10 yıl ile ömür boyu hapis arasında ceza istemiyle yargılanıyor.

KAYSERİ'YE ONLARCA OTOBÜSLE 5 BİNE YAKIN KİŞİ GELDİ

Davayla ilgili olarak Kayseri'ye çeşitli illerden 40'a yakın otobüs, midibüs, minibüs ve özel araçlarla 5 bine yakın kişi geldi.

Otobüsler kent girişinde durduruldu, içindekiler tek tek arandı. Bir otobüsün üzerine aranmayı önlemek için esprili bir dille ''İHH ve MİT'e aittir'' diye yazıldığı görüldü.

Kayseri'nin Ankara ve Adana girişindeki Pastırmacılar Parkı arama noktasında durdurulan, davayı izlemeye gelenler kimlik ve GBT sorguları yapıldıktan sonra kente alındı.

Sosyal medyada ise Ali İsmail Korkmaz davası için Kayseri'ye gelen otobüslerde güvenlik güçlerinin arama ve kimlik kontrolü yaptığı anlara dair kareler paylaşıldı.

AİLE DURUŞMA SALONUNA ALKIŞLARLA GİRDİ

Ali İsmail'in acılı ailesi duruşma salonuna alkışlarla girdi. Ali İsmail'in davasını 300 avukat üstlendi. Yüzlerini gizleyen tutuklu 5 sanık, jandarma tarafından adliye binasına mahkum girişinden alındı.

300 AVUKAT ADINA AÇIKLAMA

Etrafı demir barikatlarla çevrilen ve arama noktalarından girilen adliye binası önünde, Eskişehir Barosu başta olmak üzere 300 avukat adına bir basın açıklaması yapıldı.

Avukat Ali Özgür tarafından okunan bildiride şöyle denildi:

"Eskişehir'de 2 Haziran Gezi parkı protestoları sırasında uradığı saldırı sonucunda ağır yaralanan ve 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren üniversite örgencisi Ali İsmail Korkmaz'ın davası, Eskişehir'den kaçırılarak, Kayseri'ye getirildi. Ali İsmail, dosyasının güvenlik nedeniyle Eskişehir'den Kayseri'ye taşıyan Yargıtay 5'inci Hukuk Dairesi, 1993 yılında da Lice'de katledilen Tuggeneral Bahtiyar Aydın dosyasını güvenlik gerekçesiyle Eskişehir'e nakletmişti. Ali İsmail Korkmaz davasının güvenli bir şehir olduğu yıllardır bu tür davalarda uygulanan nakil kararları ile tescil edilmiş olan Eskişehir'den güvenlik gerekçesiyle kaçırılmış olması ve doysa Kayseri'ye nakledilmişken, 24 tanığın Eskişehir'de yapılacak duruşmada dinlenmesine karar verilmiş olması, naklin aslında hukuki bir sebebe dayanmadığının en açık göstergesidir. Güvensiz denilen Eskişehir'de 6 Ocak tarihinde yapılan ve hiçbir güvenlik sorunu yaşamayan talimat duruşmasına 100'dan fazla avukatla katılan bizler, Kayseri duruşmasına bu kez 300 avukatla katılıyoruz. Yolları kesseniz de Ali İsmail'in ailesi, milletvekilleri, uluslararası heyetler, sendika, parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileriyle Kayseri'deyiz. Siz haksızlığı büyüttükçe, biz bu davanın daha kalabalık takipçisi olacağız. Ali'yi aramızdan aldılar ama adaleti hangi delikte saklanırsa saklansın çıkaracağız."

KAYSERİ VALİSİ'NDEN ALİ İSMAİL TWEET'İ

Kayseri Valisi Orhan Düzgün, sosyal paylaşım sitesindeki hesabından konuyla ilgili yapığı açıklamada,19 yaşında hayatını kaybeden Ali İsmail'in milletin evladı olduğunu belirtti. Vali, alınan olağanüstü güvenlik önlemleriyle ilgili de açıklama yaptı.

İşte Vali Düzgün'ün o tweetleri:

Kaynak: Haberler.Com