12. Sanayi Kongresi
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "(Soma için) Ülke çapında bir yardım kampanyası başlatıyoruz.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Soma için ülke çapında bir yardım kampanyası başlattıklarını belirterek, "Bunun ilk adımı olarak 5 milyon lira katkıda bulunuyoruz. Tüm iş dünyamızı da bu kampanyaya katılmaya çağırıyorum" dedi.
Hisarcıklıoğlu, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "21. Yüzyılla Büyük Yüzleşme" başlıklı 12. Sanayi Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Soma'da çok sayıda işçinin feci bir maden kazasında şehit olduğunu belirterek, "Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Kederli ailelerinin acısını yürekten paylaşıyor, kendilerine başsağlığı ve sabır temenni ediyorum. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Böyle zamanlar birbirimize sığınacağımız, acıları birlikte paylaşacağımız zamandır. Kavga ve siyaset yerine acımızın daha da büyümemesi ve mahsur kalanların kurtulması için dua edelim" diye konuştu.
Bu dünyada içine kuruş haram karışmayan bir kazanç varsa, onun da maden işçisinin kazancı olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:
"Zira canları pahasına kazanırlar. O yüzden bir ihmal varsa, sorumlu olanlar, kamu-özel fark etmez, cezalarını çekmeli ve hukuken bedeli neyse ödemeli. Dün Soma'daydım, insanlarımızın ızdırabını bizzat yaşayarak buraya geldim. Bunu tarif edecek hiçbir kelime yok. TOBB olarak 81 İl ve 160 ilçedeki odalarımız ve borsalarımızla birlikte şehit madencilerimizin artık bizlere emaneti olan ailelerine destek olmak istiyoruz. Bu amaçla ülke çapında bir yardım kampanyası başlatıyoruz. Bunun ilk adımı olarak 5 milyon lira katkıda bulunuyoruz. Tüm iş dünyamızı da bu kampanyaya katılmaya çağırıyorum. Zira bu günler milletçe dayanışma günleridir. Büyük bir millet olduğumuzu en çok böyle günlerde idrak eder ve gösteririz. Şimdi yine büyük bir seferberlik başlatarak acıları paylaşmalı ve yaraları birlikte sarmalıyız."
"Üretim, sanayi demektir"
Hisarcıklıoğlu, böyle bir zamanda, sanayi üzerine konuşmaya çalışmanın hiç kolay olmadığını söyledi.
Henry Ford'un "Eğer sadece gözümün önündeki piyasayı takip etseydim, otomobil değil at arabası üretip satardım" sözünü anımsatan Hisarcıklıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"Dünya ekonomisinde son dönemde yaşanan en önemli gelişme, Fed'in para musluklarını kısma kararı oldu. Fed her yıl piyasa yaklaşık 1 trilyon dolar likidite veriyordu. Bu dönem sona eriyor. Bu durum bir taraftan ABD ekonomisinin düzeldiğine işaret ediyor. Diğer taraftan bu likiditeye alışmış piyasaları tedirgin ediyor. Zira yüksek likidite herkesin işini kolaylaştırıyordu. Şahıslar ve şirketler kolay borçlanıp, yatırım ve harcama yapabiliyorlardı. Kamu hem kendi borcunu daha kolay çeviriyor, hem de ekonominin büyümesi için gerekli finansmanı daha rahat sağlıyordu. Şimdi bu dönemin sonuna geldik. Artık herkesin daha iyi hesap yapması gereken bir sürecin başındayız."
Zenginliğin kaynağının sanayi olduğunun dikkate alınması gerektiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, "Üretim demek, sanayi demektir. Sanayi olmadan istihdamı, geliri, zenginleşmeyi arzu ettiğimiz seviyelere yükseltmek mümkün değil" dedi.
Hisarcıklıoğlu, üretim gücünü diri tutan Almanya, Hindistan, Çin gibi ülkelerin krizden daha hızlı sıyrılıp ayakta kaldığını vurgulayarak, sırtını sadece hizmet sektörüne yaslayan ülkelerin kolayca alabora olduğunu anlattı.
Türkiye olarak, sanayileşme yolunda önemli kazanımlar ve başarılar elde ettiklerini belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
"1990'lardan itibaren sanayimizde, düşük teknolojili ürünlerin yerini, orta teknolojili ürünlerin alması, sanayicilerimiz açısından çok önemli bir başarıdır. Şimdi önümüzde yeni bir mücadele bizi bekliyor. Sanayi ürünü ihracatımızda orta teknolojili ürünlerin payı artarken, ileri teknoloji gerektiren ürün ihracatının payı bir türlü artmıyor. Bu durum sanayimizdeki yapısal dönüşüm ihtiyacını net bir şekilde gösteriyor. Türkiye'yi bir dünya devi yapmak istiyorsak, sanayicilerimizin sorularına hızla çözüm bulmak ve ileri teknoloji üretiminde atılım yapmak zorundayız. Yalnız burada biraz iğneyi de kendimize batırmak istiyorum. Ben Türkiye'nin her tarafını geziyorum. Ortaklık kültürünü bir türlü başaramadık. Oysa kurumsallaşmanın yolu ortaklık kültüründen geçer. Eğer kurumsallaşamazsak, binbir emekle kurduğumuz ve büyüttüğümüz işimiz, bir nesil sonraya kalmaz."
"Anam-babam usulü çalışarak Edirne'den öteye geçemeyiz"
Hisarcıklıoğlu, özel sektör olarak bu noktada kendilerine düşen görevin iş süreçlerini verimli hale getirebilmek olduğunu ifade ederek, "Anam-babam usulü çalışarak Edirne'den öteye geçemeyiz. Değişime, yeni fikirlere açık olmamız lazım. Devlet her türlü düzenlemeyi yapsa bile biz bu kültürü kendimizde oluşturamazsak, şikayet etmeye devam ederiz" diye konuştu.
"Hükümetin atacağı adımlar da deniz feneri gibi önümüzü daha rahat görmemizi, daha düzgün kararlar almamızı sağlayacak" diyen Hisarcıklıoğlu, bu nedenle, Sanayi Strateji Belgesi'ni ve çeşitli sektörler için hazırlanan raporları çok önemsediklerini ve bunların, raflarda duran bir doküman olmaktan çıkıp, her yıl yenilenen bir yol haritasına dönüşmesini beklediklerini kaydetti.
Hisarcıklıoğlu, hükümetten, sanayi stratejisinin ülke gündeminde ön plana çıkmasını, yapısal dönüşüm ve reform sürecinin ana unsuru olmasını talep ederek, şunları aktardı:
"Vergi, eğitim, yargı, kamu yönetimi reformlarını, firmaların sağlıklı büyümelerine elverişli hale getirecek şekilde tasarlamalıyız. Şirketlerimizin yeni pazarlara girmelerini destekleyecek, ihracat ve yatırım sigortası sistemlerini geliştirmeliyiz. İstihdam ve enerji alanında girdi maliyetlerini azaltan reformlara devam etmeliyiz. Dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz ama lojistik performans endeksinde 27. sıradayız. Rekabetçi olmak, sanayileşmeyi Anadolu'ya yaymak istiyorsak, ulaşımdaki bu sıkıntıyı çözecek altyapıyı kurmalıyız. OSB'ler ile demiryolu ve liman bağlantılarını güçlendirmeliyiz."
Hükümetin desteği ile başlattıkları Büyük Anadolu Lojistik Organizasyon (BALO) projesi gibi başarılı örneklerin çoğaltılması gerektiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Akaryakıt üzerindeki ağır vergi yükleri, hem rekabet gücümüzü azaltmakta, hem de kayıt dışılığı teşvik etmektedir. Enerjiyle ilgili yüksek vergileri belli bir vade içinde azaltmalıyız. Sanayicilerimizin yurt dışı taşımacılık maliyetlerine, Hazine desteği sağlamalıyız. Uzak Doğu kaynaklı ithalatın yol açtığı haksız rekabete karşı üretici sektörlerimizi korumalıyız. Piyasa denetim ve gözetim sistemlerini güçlendirmeliyiz. İş barışını bozacak adımlardansa uzak durmalıyız" şeklinde konuştu.
"Türkiye'nin sanayi haritasını çıkarmaya hazırız"
Hisarcıklıoğlu, bölgesel ve ulusal üretim kapasitelerinin tespit edilmesine yönelik veri toplanması amacıyla sağlıklı bir sanayi envanterinin oluşturulmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, "Uluslararası yatırımları Türkiye'ye çekebilmek amacıyla, sektöre özgü yatırım yerlerinin tespit edilmesi ve yatırım yeri envanterinin de çıkarılması gerekiyor. Biz TOBB olarak elimizi taşın altına koymaya ve Türkiye'nin sanayi haritasını çıkarmaya hazırız" dedi.
Son yıllarda hükümetin Ar-Ge için ayırdığı kaynakları hızlı artırmasını memnuniyetle karşıladıklarına işaret eden Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ar-Ge'ye yapılan harcamalardan istediğimiz verimi almak için fikri mülkiyet ve eğitim alanlarını da geliştirmemiz gerekiyor. Eğer bir girişimcinin yaptığı yenilik hemen kopyalanıyorsa ne yenilikçiliğin ne de girişimciliğin serpilmesini bekleyebiliriz. İleri teknolojinin kaynağı ise üniversitelerimiz olmak zorunda. Bu nedenle, devletimizden üniversitelerimizin işleyişini, günümüz küresel ekonomisinin şartlarıyla uyumlu hale getirmesini bekliyoruz. Bunun yanında, üniversite ile sanayi iş birliğinin geliştirilmesi için yükseköğretim ders programları sanayinin ihtiyaçlarına yönelik şekillendirilmeli. Yüksek lisans ve doktora tezlerinin sanayide uygulanmasına yönelik ek teşvikler verilmeli."
TOBB ETÜ Ortak Eğitim Programı'nda uyguladıkları gibi üniversite öğrencilerinin her yıl üçüncü dönem olarak uygulamalı staj eğitimi görmesi sağlanması gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Üniversitelerin OSB'ler bünyesinde araştırma enstitüsü kurmaları teşvik edilmeli. Ayrıca mesleki eğitim hamlesini hızlandırmak zorundayız. Nitelikli eleman açığını kapatmak için, OSB içinde özel meslek liselerinin kurulmasına yönelik çalışmalara hız verilmeli. İş hayatında güven esastır. Güven yoksa, bunun maliyetini hem özel sektör hem ekonomi için yüksek olur. Güven duygusunun toplumda yerleşmesi için mutlaka ülkemizde, kavganın değil huzurun, çatışmanın değil diyaloğun, kutuplaşmanın değil istişarenin hakim olmasını sağlamalıyız. Zira insanların birbirine güvenmesi sağlıklı bir ekonomi için gerektiği kadar istikrarlı bir demokrasi için de önemli." - İstanbul