120 DERECE SICAKLIKTA DEMİR ERİTİYOR

Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayın
Son Güncelleme:

GAZİANTEP'te baba mesleğini 120 dereceyi bulan sıcaklıkta icra eden demirci ustası Halil İbrahim Gürban (37) gelişen teknolojiye rağmen mesleğini geleneksel yöntemlerle devam ettiriyor.

GAZİANTEP'te baba mesleğini 120 dereceyi bulan sıcaklıkta icra eden demirci ustası Halil İbrahim Gürban (37) gelişen teknolojiye rağmen mesleğini geleneksel yöntemlerle devam ettiriyor.

Halil İbrahim Gürban hava sıcaklığının arttığı kentte dışarısı 40 dereceyi bulurken, 20 metrekare dükkanda ateşin de verdiği sıcaklıkla 120 dereceye yükselen ısı karşısında demir bükerek çalışıyor.

Gaziantep'in tarihi Bakırcılar Çarşısında yüksek derece sıcakta çalışan demirci ustaları, yaz ayların zorlansalar da çalışmaya devam ediyor. 200 derecede erittiği demirleri çekiç ve örs yardımı ile şekil vererek kebap şişi üreten Gürban, yaklaşık bir asır önce dedesinin açtığı dükkanda babasından sonra kalan son usta olarak biliniyor.

Gürban, kızgın ateşle birlikte 120 dereceye kadar yükselen sıcaklık karşısında el yapımı mangal şişi yaparak ekmeğini kazanırken, örsün üzerindeki demire çekiçle vurarak şekil verip ürettiği kebap şişlerini Türkiye'nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesine gönderiyor.

'120 DERECEYİ AŞAN SICAKLIKTA ÇALIŞIYORUZ'

Yaptığı mesleğin geleceği olmamasından endişe eden Halil İbrahim Gürban, kentte el emeği ile demir döven son ustalardan birisi olduğunu kaydetti.

Özellikle yaz aylarında hava sıcaklığı dışarıda 40 dereceyi aşınca dükkan içerisinde 120 dereceyi bulan sıcaklıkta mesai yaptığını kaydeden Gürban, yaptıkları işin emeğe dayalı olduğu için oldukça yorucu olduğunu belirtti.

Gürban, "Yaptığımız iş el emeği olduğu için oldukça zor. Özellikle ocakta ateşin karşısında olunca çok zorlanıyoruz. Sıcaklık bazen 120 dereceyi bazen de 180 dereceyi görüyor. Şuan da havalar sıcak çalıştığımız yer de doğal olarak daha sıcak oluyor. Bunalınca çay molası verip biraz serinliyoruz. Sonrasında mecburen yeniden işimizin başına dönüyoruz. Bu meslek biz bitersek biter. Çünkü artık kimse çocuğunu çırak olarak göndermiyor. Bu işin geleceği yok en son nesil olarak biz bakıyoruz. Çocuğumun üstü kirlenmesin elbiseleri yağlanmasın diye göndermiyorlar hal böyle olunca da bu meslek ölüyor" dedi.

Çalıştığı dükkanın babasına dedesinden kaldığını kendisinin de günümüzde devam ettirdiğini ifade eden Gürban, yok olmaya yüz tutmuş demir dövme sanatını kendisi de torununa bırakmak istediğini anlattı. Halil İbrahim Gürban şunları söyledi

"Biz çocukluğumuzdan beridir mesleğin içerisindeyiz 7 yaşından bu zamana dükkana girip çıkıyorum. Burası artık bizim evimiz oldu. Burada yaptığımız ürünleri Türkiye'nin hemen hemen her şehrine gönderiyoruz. Aynı zamanda yurt dışına da sipariş oldukça yapıp talepleri karşılamaya çalışıyoruz. Afrika ülkelerine kadar gönderimini yaptık. Nerede ihtiyaç varsa nerede kebap yeniliyorsa biz bu şişleri gönderiyoruz. Çocukluğumdan beridir bu mesleği yapıyorum. Demedim yanında başlamıştım. Şimdi de babamın yanındayım. Bu meslek bizde ata mesleği dedemizden kalmadır. Zor da olsa bu mesleği sürdürüyoruz. Bende bu mesleği torunuma bırakmak isterdim ama artık kimse bu tür işlere yönelmek istemiyor."

Kaynak: DHA