2013 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Meclis kürsüsünden kendilerini mezhepçilikle sınayanların, önce aynaya bakmalarını istedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Meclis kürsüsünden kendilerini mezhepçilikle sınayanların, önce aynaya bakmalarını istedi.
Erdoğan, 2013 Yılı Bütçe Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki tümü üzerindeki görüşmelerde, terör örgütünün bölgede, bir yandan demokratikleşme adımlarını etkisizleştirmeye çalışırken, aynı zamanda ekonomik yatırımları da engellemek için her yola başvurduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan, ekonominin demokrasiyi; demokrasinin de ekonomiyi güçlendireceğini bilen terör örgütünün, bölge halkının yoksul kalması, yoksun kalması için kalkınma yönünde atılan her türlü adımın karşısında durduğunu vurguladı.
Bölgede baraj, havaalanı inşaatlarının yapılasını engellemeye çalıştığını, yol, enerji, konut projelerini sabote etmek için uğraştığını ifade ederek,
"Hatta daha da ileriye gidiyor hem demokrasinin hem ekonominin can damarı olan eğitimi kesintiye uğratmak, bölge halkını cahil bırakmak için okulları yakıyor, yıkıyor; öğretmenlere saldırıyorlar. Terör örgütü de çok iyi biliyor ki eğer o çocuklar okurlarsa, okula giderlerse, dağa çıkmayacaklar. O çocuklar okula giderlerse, o çocukların eline taş, molotof verip attıramayacaklar. Eğer o çocuklar okurlarsa, terör örgütü de biliyor ki o çocukları dağlarda ölmeye ve öldürmeye gönderemeyecekler. Bunu bildikleri için de hem demokratikleşmenin, hem ekonomik kalkınmanın önünde set olmaya çalışıyorlar. Demokrasiden de ekonomik kalkınmadan da terörle mücadeleden de vazgeçmeden, asla geri adım atmadan bu kutlu yolda yürümeye, kardeşlik içinde Türkiye'yi büyütmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
-"Buna sessiz kalan siz değil misiniz-"-
BDP Genel Başkan Yardımcısı'nın Meclis kürsüsünden Doğu ve Güneydoğu'daki çocuklardan bahsettiğine işaret eden Erdoğan, "O çocukların eline taşı, molotof kokteylini veren, buna sessiz kalan siz değil misiniz- Bütün bunların yanında siz değil misiniz o çocukları yokluğu, yoksulluğa mahkum eden-" diye sordu.
Doğu, Güneydoğu'daki yatırımlarının on yıldaki toplam bedelinin, eski rakamla 37 katrilyona ulaştığını dile getiren Erdoğan, sözlerini, "Bütün bu yatırımlar bölgede yapılıyor. Bunlar Cumhuriyet tarihinde görülmemiş adımlardır. Alt, üst yapısıyla eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, enerji, tarım aklınıza ne gelirse... Her alanda bu adımları attık. Bugüne kadar bu attığımız adımlarda kesintiye uğratmadık, uğratmayacağız, yine buna devam edeceğiz. Çünkü biz bölgesel, etnik, dinsel milliyetçilik yapmayacağız dedik. Bu kürsüye çıkıp da bizi, özellikle mezhepçilikle sınayanlar önce aynaya baksınlar ve orada kendilerini görsünler. Attığımız adım, yaptığımız yatırımlarla böyle anlayış içinde olmadığımızı her yerde ispatladık" diye sürdürdü.
-"Onlara cevap verirsem..."-
Erdoğan, bundan 10 yıl önce, Türkiye'nin, sanayide düşük yoğunluklu teknolojiye, demokraside de oldukça düşük standartlara sahip olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
"Bugün artık Türkiye, sanayide ileri teknolojiye sahip olduğu gibi buna paralel olarak, demokraside de ileri standartlara sahip. Şu anda bizim artık 2023 hedeflerimize 10 yıl var. Bu 10 yıl içinde 2023 hedeflerine ulaşmak için, bizim iki alanda seviyeyi daha da yukarıya çekmemiz gerekiyor. Biz ne yapacağımızı, ne yaptığımızı konuşuyoruz, bu kürsüye çıkanlar ne yapacaklarını konuşmadılar; yalan yanlış akıllarına ne geliyorsa onları anlattılar. Az önce arkadaşlarım da gereken cevabı verdi. Onlara cevap verirsem asıl konuşmamı yapamayacağım. Asıl konuşmama vakit ayırmak, zaman zaman da belki biraz dokunduracağım.
Birincisi, yüksek yoğunluklu teknolojiye; ikincisi de demokraside çok daha yüksek standartlara ulaşmamız gerekiyor. Eğer, bunlardan herhangi birinde aksama olursa, hedeflerin tutması zorlaşır, hatta imkansızlaşır. 2023'te bizim 500 milyar dolar ihracat hedefimiz var. 2023'te, 2 trilyon dolar milli gelirle, 25 bin dolar kişi başı milli gelirle, dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olma hedefimiz var. Şunu niye kıskanıyorsunuz; 10 yıl önce kişi başına milli gelir 3 bin 600 dolarken, bugün 10 bin 700 dolara yaklaştığımıza göre bundan niye rahatsız oluyorsunuz- Diğer muhalefet genel başkanına da soruyorum, siz aldığınızdaki milli gelirdeki rakama, bir de bize devrettiğinizdeki rakama bakın, bize düşerek teslim ettiniz, biz tekrar ayağa kaldırdık. Bu farkları niye görmüyorsunuz-"
-"Eğitimi yaygınlaştırarak"-
Başbakan Erdoğan, eğitimi daha da yaygınlaştırarak, eğitimin kalitesini daha da yükselterek, özgür, girişimci, cesur ve özgüveni yüksek gençler yetiştirerek, Türkiye'nin geleceğini daha da aydınlatacaklarını ifade etti.
Ülkenin çocuklarına 10 yıl boyunca en başta özgüven aşıladıklarını, çocukların, hiçbir sorunun kalıcı, çözümsüz olmadığını görmelerini sağladıklarını vurgulayan Erdoğan, "Bizim çocuklarımız, kendi öz değerlerinden, kendi tarihlerinden ve kendi medeniyetlerinden aldıkları ilhamla, evrensel değerleri özümseyerek, inşallah bu coğrafyada tarihimizi yeniden yazacaklar, ben buna inanıyorum. Bu ülke geçmişte nasıl tarihe, bilime ve sanata yön veren insanlar çıkardıysa, inşallah bugün ve yarın da bu topraklardan, bu genç nesillerden, geleceğe yön verecek isimler yetişecek" dedi.
-"Bunlarla anlaşmamız mümkün değil"-
Erdoğan, ekonomi ile demokrasi arasındaki paralellik kadar, ekonomi ile aktif dış politika arasında da paralellik bulunduğuna dikkati çekerek,
"Anamuhalefet olsun, diğerleri olsun bunlarla anlaşmamız mümkün değil. Bunlar sıfır toleransın ne olduğunu, tanımını anlamaları için çok zaman ister. Kolay iş değil, hayatında en ufak bir dış ilişki, dış politika, böyle bir şeyin içinde olmayanın, kalkıp da bunu anlaması mümkün değil. Anlayacaklar da neticelerini gördükten sonra" diye konuştu.
Konuşmasına muhalefetten laf atılmasına Erdoğan, "Ama sabretmeye de tahammülleri yok. Biz dinledik, konuşmadık. Ama onlar, bu tür laf atmak suretiyle yerinde boğmanın gayretine giriyor" karşılığını verdi.
-"Küresel vicdanı öne çıkardık"-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, son 10 yılda, aktif, barışçı dış politikaları sayesinde, bölgenin ve dünyanın saygın, etkili, sözü dinlenen ve sözünün ağırlığı olan bir ülke konumuna yükseldiğini ifade etti.
Dış politikada, uluslararası ilişkilerde, her zaman küresel vicdanı öne çıkardıklarını, adaleti yücelttiklerini, kardeşliğe, dostluğa, dayanışmaya vurgu yaptıklarını belirten Erdoğan, sorun çıkaran değil, sorunların üzerine giden, ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanları durdurmak için mücadele eden bir ülke olduklarını anlattı.
Erdoğan, her ülkeyle iyi ilişkiler kurmaya, varsa aradaki sorunları samimi şekilde çözmeye gayret ettiklerini dile getirdi.
KKTC'nin, Azerbaycan'ın, Türk Cumhuriyetlerin, bölgelerindeki, dünyadaki tüm dost ve kardeş halkların hukukunu en güçlü şekilde savunduklarını ve savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Arap halklarının özgürlük, hak, adalet, insanca yaşam taleplerini en güçlü şekilde destekledik. Medeniyetler İttifakı projemizle küresel barış mücadelesi vermeye devam ediyoruz. Bütün olumsuzluklara, bütün engelleme çabalarına rağmen, AB umudumuzu muhafaza ediyor, gerekli reformları yapıyoruz. Uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstleniyoruz. Sadece 2012 yılında 11 ülkeyle Türkiye arasındaki vizeleri kaldırdık. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vizesiz gidebildiği ülke sayısı 64'e, sınırda vize alabildiği ülke sayısı 11'e yükseldi.
Küresel finans krizinde, gelişmiş ülkeler dış temsilciliklerini kapatırken, biz burada da farklı bir performans sergiledik, dış temsilcilik sayılarımızı artırdık. 2002'de Türkiye'nin dünya genelinde 93 büyükelçiliği vardı. Biz 10 yılda 27 yeni büyükelçilik açtık ve toplam sayıyı 120'ye çıkardık. Afrika kıtasında sadece 12 büyükelçiliğimiz vardı; yıl sonunda bu sayı 34'e ulaşıyor. 2002'de 163 olan dış temsilcilik sayımız şu anda 204'e ulaştı. Bunu en kısa zamanda 231'e çıkaracak ve dünyanın en yaygın örgütlenmiş 5 ülkesinden biri olacağız. Sadece 2012'de 23 yeni merkezde Ticaret Müşavirlikleri tesis ettik. Ticaret Müşavirlerimizin görev yaptığı merkez sayısı 2002'de 62 adet iken, şu anda 160'a ulaştı. 2002'de 84 müşavir görev yaparken, şu anda 233 müşavir bu merkezlerde görev yapıyor. 36 milyar dolardan devraldığımız ihracatı, 10 yılın sonunda 150 milyar dolara yükselttik."
Konuşması sırasında bir milletvekilinin, "İthalat ne oldu-" diye sormasına Erdoğan, "Biraz önce Anamuhalefet partisi Genel Başkanı, Hollanda'nın ihracatından bahsetti. Genel Başkanınıza sorun da o ihracatın ne kadarı ithalattır onun cevabını arayıp bulsun, ondan sonra gel bana bu soruyu sor. Her ihracatın karşısında yan ürünler denilen bu tür ürünler de alınır, oradan siz ihracatınızı da yaparsınız. Öğreneceksiniz" karşılığını verdi.
Erdoğan, müteahhitlik hizmetlerinde Çin'den sonra dünyanın ikinci ülkesi olduklarını, turizm gelirlerinin aynı dönemde 3 kat arttığını söyledi.
(Sürecek)
Muhabir: Meltem Yılmaz
Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM