31. İsedak Toplantısı
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İyad Medeni, İİT Tercihli Ticaret Sistemi'nin süratle hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İyad Medeni, İİT Tercihli Ticaret Sistemi'nin süratle hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Medeni, açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan tarafından yapılan İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 31. Bakanlar Oturumu'nda, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) ve Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) gibi bölgesel anlaşmaların süratle inşa edildiği küresel ticaret gündeminde Müslüman ülkelerin iş birlikleri konusunda daha pratik davranması gerektiğini ifade etti.
İİT üyesi ülkeler arasındaki ticaret hacminin artması için alt yapı çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Medeni, 2013 yılında yüzde 18,7 olan İİT içi ticaretin, 2014 yılında 19,3'e çıktığı bilgisini verdi.
Bu artış yaşanırken petrol fiyatları azaldığını ve uluslararası ticarette belli gerilemeler görüldüğünü aktaran Medeni, İİT üyesi ülkelerin küresel ticaretteki hacmi 2013 yılında 4,18 trilyon dolarken, 2014 yılında 4,16 trilyon dolara geriledi. Burada imalat sektörü gerçekten önemli bir performans ortaya koydu" dedi.
"İİT Tercihli Ticaret Sistemi süratle hayata geçirilmeli"
Uluslararası Ticaret ?Finansmanı İslami Kurumu'nun (ITFC) tarım projeleri için 331 milyon dolar bütçe ayırdığı bilgisini veren Medeni, üye ülkelerde ticaretin kolaylaşması için birçok program yürüttüklerini ve İslami Ticaretin Geliştirilmesi Merkezi'nin ticaretin maliyetini azaltabilme çabasıyla çalıştığını dile getirdi.
İİT Tercihli Ticaret Sistemi'nin süratle hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Medeni, üye ülkelere gerekli idari adımları atma çağrısı yaptı.
Medeni, "Önümüzdeki günlerde karar alıcılarımızla, ticaret ve yatırımlardan sorumlu bakanlarla bir araya geleceğiz ve uzun süreli mekanizmanın, İİT Tercihli Ticaret Sistemi'nin hayata geçirilmesi konusunu görüşeceğiz. Bunun hayata girmesiyle bizim ticari ilişkilerimizde ikinci bir safha başlayacaktır. Bu da İİT Serbest Ticaret Bölgesi'nin kurulmasıdır" diye konuştu.
" Türkiye, zor zamanlarında akın eden Suriyelilerin sorumluluğunu da üstlendi"
İslam Kalkınma Bankası (IDB) Başkanı Ahmed Muhammed Ali ise Türkiye'nin dönem başkanlığında başarıyla düzenlenen G20 Zirvesi'nde bir dönüm noktasına tanıklık edildiğini belirterek, İslami finansı bir çalışma konusu olarak G20 gündemine dahil eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.
Dünyanın küresel gündemde karşılaşılan sorunların etkisiyle değişimden geçtiğine değinen Ali, "Bu değişimler ve sorunlar tek bir soruyu akla getiriyor; İİT üyesi ülkelerimiz küresel büyümenin böylesine yavaş olduğu bir ortamda hedeflerini nasıl gerçekleşecektir? Bu hedefler kapsayıcı ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesi, saygınlığa ve insan haklarına yatırım yapılması ve insanların yoksulluk tehlikesinin pençesinden kurtarılması hedefleridir. Bunlar önemli zorluklardır" diye konuştu.
Türkiye'nin deneyimlerinden yararlanarak bu sorunların sezgi, kararlılık, güç ve iradeyle aşılabileceğini gördüklerini ifade eden Ali, bunlara göğüs germenin yolunun önemli kararlar almak ve zorlu seçimler yapmaktan geçtiğini, Türkiye'nin bu konuda pek çok ülkeye örnek olduğunu anlattı.
Türkiye'nin borç alan bir ülke olmaktan çıkıp, artık borç veren bir ülke olduğuna işaret eden Ali, "Ürünleriniz 190 ülkenin piyasasında alıcı bulurken, ihracat 7 kat artmış, gençlere yönelik istihdam fırsatlarının artması için eşi benzeri görülmemiş çalışmalar yapılmıştır" dedi.
Türkiye'nin kapsayıcı büyüme konusunda fevkalade bir örnek oluşturduğunu vurgulayan Ali, Türkiye'nin zor zamanlarında akın eden Suriyelilerin sorumluluğunu da üstlendiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorunların üstesinden gelmek için bir yol haritası belirlediğini belirten Ali, bunun sonucunda herkesin artık ümmetin karşı karşıya olduğu tüm sorunları Erdoğan'ın liderliği sayesinde çözülebileceğine dair büyük umutlar beslediğinin altını çizdi.
"İslam ülkelerinin vize konusunda kapsayıcı bir politika geliştirilmeli"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı ve İslam Ticaret Sanayi Tarım Odası Başkan Yardımcısı Rifat Hisarcıklıoğlu da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İslam ülkelerinin sorunlarına her zaman büyük bir önem verdiğini belirterek, Erdoğan'ın başta Filistin olmak üzere, Somali'de, Suriye'de sıkıntı çekenlere, ortak değerlere her zaman sahip çıktığını anlattı.
İslam dünyasının dünyada yaşanan dönüşümü görmesi ve bu yeni küresel döneme hazırlanırken kendi özeleştirisini iyi yapması gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
"İslam ülkeleri olarak çok büyük hazinenin üzerinde oturuyoruz. İslam coğrafyasının nüfusu, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 23'ü. Dünya petrol rezervlerinin yüzde 69'u, dünya doğalgaz rezervlerinin yüzde 57'si İslam ülkelerinde. Coğrafi olarak da büyük bir avantajımız var. Dünyanın ticaret ve enerji koridorları üzerindeyiz. Dünya zenginliğinden aldığımız pay sadece yüzde 11. Tek başına ABD dünya zenginliğinin yüzde 19'una, Çin ise yüzde 13'üne sahip. 57 İslam ülkesinin toplamı bu rakama ulaşamıyor.
Daha vahimi dünyanın en az gelişmiş 48 ülkesinin 21'i maalesef İslam ülkeleri. Daha vahimi, İslam ülkeleri arasındaki gelir farklılığı çok büyük. En zengin İslam İşbirliği Örgütü üyesi ile en fakirinin kişi başı milli geliri arasında tam 630 kat fark var. Bu durum hepimizi rahatsız ediyor olmalı. Çünkü biz 'Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir' diyen bir inancın mensuplarıyız."
Hisarcıklıoğlu, zenginliği artırmanın ve bu gelir farkını azaltmanın tek yolunun İslam ülkelerinde ticareti artırmaktan geçtiğini belirterek, "Özellikle de birbirimizle yaptığımız ticareti artırmalıyız. Bu konuda hızlı davranmak zorundayız. Burada en öncelikli konu İslam ülkeleri arasında ticareti artıracak olan Tercihli Ticaret Anlaşmasının hayata geçirilmesidir" ifadelerini kullandı.
Vize uygulamalarının da önemli bir konu olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "İnsanlar girip çıkarken zorlandıkları ülkeyle değil, rahat ulaşabildikleri ülkeyle ticaret yapar. Türk iş dünyası olarak beklentimiz, İslam ülkelerinin bu konuda topyekun ve kapsayıcı bir politika geliştirmesidir. Ticari sorunların hızlı çözümü de önemli. Ticari sorunların karara bağlanacağı ortak bir tahkime sahip olmalı, bu konuda ortak iradeyi ortaya koymalıyız" değerlendirmesinde bulundu.
"Türkiye, İslam ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğine büyük katkı sağlıyor"
Toplantıda üye ülkelerin üç coğrafi grup temsilcisi de birer konuşma yaptı. Arap ülkeleri adına söz alan Kuveyt Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Enes Halid es-Salih, bölgesel ve uluslararası anlamda terörle daha aktif mücadele yürütülmesi gerektiğini söyledi.
İİT üye ülkeleri olarak bütün mali ve ekonomik meselelere karşı güç birliği içerisinde hareket edilmesi gerektiğini aktaran Salih, Türkiye'nin, İslam ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğine büyük katkı sağladığını ifade etti.
Afrika ülkeleri adına konuşma yapan Gabon Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Madeleine Berre ise Türk halkının Afrikalı kardeşlerine her zaman saygı duyduğunu belirterek, Afrika'da bugün topluluk içinde kendini ortaya koyma hedefi bulunduğunu vurguladı.
Afrika kıtasının çekiciliğini engelleyen bazı durumlar bulunduğuna dikkati çeken Berre, şunları kaydetti:
"Kuralık gibi çevresel sorunlar var. Bu durumda uluslararası topluluğa ve İslam ümmetine çağrıda bulunuyoruz. Beraber çalışarak ülkelerimiz arasındaki ticari bağları güçlendirebileceğimizi düşünüyoruz. İSEDAK'ın adımları çok önemli. Ancak bölgemizde istikrar ve güvenliği sağlamamız çok önemli. Bölge içinde diyaloğu sağlamak için gerekli adımları atmamız lazım. Bunu hem ülkeler hem bölgeler düzeyinde yapmalıyız. Bu şekilde bölgemiz için refah ve kalkınmayı mümkün kılabiliriz."
Asya ülkeleri adına konuşan Pakistan Ticaret Bakanı Hürrem Dastgir Han da İSEDAK projelerinin finansmanı ile birlikte birçok üye devletin tecrübelerini diğer devletlerle paylaşmaya başladığını dile getirdi.
Herkesin bu sistemden istifade edebilmesi için bütün İİT üyesi ülkelerin bunu desteklemesi gerektiğine belirten Han, üye devletlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin uygulanmasına katkı sunması gerektiğini sözlerine ekledi.