AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı

Son Güncelleme:

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Duruşuyla fikirleriyle politikalarıyla hiçbir varlık gösteremeyen Devlet Bahçeli, şu anda sokakları tahrik etmek, 1980 öncesi manzaraları bugüne taşımak için elinden geleni yapıyor."

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Duruşuyla fikirleriyle politikalarıyla hiçbir varlık gösteremeyen Devlet Bahçeli, şu anda sokakları tahrik etmek, 1980 öncesi manzaraları bugüne taşımak için elinden geleni yapıyor. Bir avuç çapulcunun çeşitli illerde, Akil İnsanlar Heyetine yönelik saldırılarını biz sabırla takip ediyoruz" dedi.


Başbakan Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ilişkin, "Bu millete en ağır bedelleri, en ağır faturaları ödetmiş birinin bugün çıkıp milliyetçilik pozları vermesi doğrusu oldukça ironidir, trajikomiktir" diye konuştu.


"Duruşuyla fikirleriyle politikalarıyla hiçbir varlık gösteremeyen Devlet Bahçeli, şu anda sokakları tahrik etmek, 1980 öncesi manzaraları bugüne taşımak için elinden geleni yapıyor. Bir avuç çapulcunun çeşitli illerde, Akil İnsanlar Heyetine yönelik saldırılarını biz sabırla takip ediyoruz" diye konuşan Erdoğan, şöyle devam etti:


"Bu ülkede bir terör biterken başka bir terörün sokakları esir almasına asla izin vermeyiz. Terörün bitmesiyle altındaki zemini kayan Bahçeli'nin can havliyle gençleri sokağa salmasına asla müsaade etmeyiz. Devlet Bahçeli şunu iyi bilsin, kim ki 1980 öncesi manzarayı bugüne taşımaya kalkışırsa bedelini hukuk karşısında en ağır şekilde öder. Dağdaki terör biterken şehirde eşkıyalığın türemesine ve türetilmesine göz yummayız. Valilerimizin, emniyet müdürlerimizin şehirlerimizdeki tahrik olaylarına karşı daha duyarlı, daha dikkatli olmalarını da buradan hatırlatmak istiyorum."


Çözüm süreci adını verdikleri, terörü sonlandırmaya, kardeşliği, birliği, dayanışmayı pekiştirmeye yönelik sürecin tam anlamıyla bir umut yolculuğu havasında devam ettiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, Akil İnsanlar Heyetinin dokuzarlı gruplar halinde 7 coğrafi bölgede çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.


MHP ve CHP'nin ağır tahriklerine, kimi zaman sözlü saldırıya varan kışkırtmalarına rağmen heyetlerin şehirlerde büyük bir coşkuyla hatta çoğu zaman sevinç, umut gözyaşlarıyla kucaklandıklarını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:


"İşte önceki gün Hakkari'de, heyeti halaylarla davullarla aynı zamanda sevinç gözyaşlarıyla karşıladılar. Ama az önce söylediğim gibi Kayseri'deki olayı, maalesef bir avuç çapulcunun çirkin gösterilerine rağmen, bu Kayseri halkının tavrı değildir, bunu özellikle bilmenizi istiyorum. Çünkü Kayseri halkı bu heyeti muhabbetle karşılamış ve kucaklamıştır. Akil İnsanlar Heyetinin yanında sürece gönül verenlerin her manada desteklerini esirgemediklerine memnuniyetle şahit oluyoruz. AK Parti olarak biz de bakanlarımızdan, genel başkan yardımcılarımıza, milletvekillerimizden onların eşlerine, kadın kollarımızdan gençlik kollarımıza kadar arazideyiz. Yurt sathında ziyaretlerdeyiz."


Çözüm süreci kapsamında muhalefetin kışkırtma ve istismarlarının iki önemli soru etrafında yoğunlaştığına işaret eden Erdoğan, "Birincisi bize 'nasıl çözeceksiniz, nasıl çözüyorsunuz' diye soruyorlar. İkincisi 'terör bittikten sonra ne olacak' diye soruyorlar. Dikkat edin, CHP de MHP de bu iki soruyu sürekli gündeme getirerek bunlarla milletin zihnini bulandıracaklarını zannediyorlar" dedi.


-"Üç beş çapulcu köşe yazarının yazısı, milletimin beklentisi olmamalıdır"-


Bu sürecin nasılı konusunda en başından itibaren defalarca açıklamaları olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:


"Sürecin hassasiyeti, özellikle de sabotajlara açık olması bakımından nasıl çözdüğümüz konusunda detaya girmek, gereksiz münakaşaların içine girmek yerine tamamen biz işimize yoğunlaştık. Nasıl çözdüğümüz veya nasıl çözüldüğü konusunda kırmızı çizgilerimizi tekrar tekrar vurguladık ve bu kırmızı çizgilerin asla aşılmayacağını defaatle hatırlattık. Ülkemizi, vatanımızı, birliğimizi, bütünlüğümüzü, bayrağımızı, Cumhuriyetimizi tartışma konusu dahi yapacak en küçük bir girişimin içinde değiliz, olmayız ve olamayız. Hiçbir pazarlığın içinde de değiliz, olmayız.


Üç beş tane çapulcu köşe yazarının yazısı, benim milletimin beklentisi olmamalıdır. Biz ne diyorsak milletimiz ona baksın, ona güvensin, ona inansın. O dediğim tür köşe yazarlarının derdi milletin zihnini bulandırmaktır. Bu çözüm sürecine bariyer oluşturmaktır, onların derdi budur. Onlar hiçbir zaman bu ülkede barışı istemediler, ister göründüler. Dolayısıyla bu oyunu millet olarak biz bozacağız. Millet olarak inşallah bunu biz çözeceğiz. Ne şehitlerimizin aziz hatırasına gölge düşürecek ne şehit yakınlarımızı rencide edecek ne de milletimizin başını öne eğdirecek hiçbir adımı atmayız. Kimse de bize böyle bir adım attıramaz. Milletin fertleri arasına zafer gibi, yenilgi gibi süreçle hiçbir alakası olmayan kavramlarla fitne sokmaya çalışanlar kendi terörlerini, kendi fesatlarını üretme peşinde olan hainlerdir. Türkiye Cumhuriyeti'nin her bir ferdi, Türkiye Cumhuriyeti'nin hiçbir şekilde dize getirilemeyeceğini, diz üstü çöktürülemeyeceğini bilmeli, buna inanmalı, bu inançla hareket etmelidir."


-"Terör bittikten sonra güzel olacak"-


Muhalefet tarafından art niyetli olarak gündemde tutulan ikinci konunun ise


"terör bittikten sonra ne olacak" sorusu olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan,


"Çok öz, çok net, çok basit şekilde söylüyorum. Terör bittikten sonra güzel olacak, güzellik olacak, mutluluk olacak" diye konuştu.


"Türkçede biliyorsunuz bir deyim var, ölümü gösterip sıtmaya razı etmek" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:


"Şunu herkesin ama herkesin bilmesini, hatırlamasını bunun üzerinde etraflıca düşünmesini rica ediyorum. Terörün olduğu yerde sağlıklı bir düşünme, sağlıklı bir diyalog zemini olabilir mi- Terörün olduğu yerde sağlıklı bir siyaset olabilir mi- İşte bu Bahçeli, hiçbir zaman eğer bu ülkenin gerçeği olan siyasi partilere görüşme için randevu vermiyorsa, zihnindeki karışıklığın nerelere ulaştığını gösterir. Üç kez ben istedim bana vermedi. Konuşmak bana düşmez ama Anamuhalefetin Genel Başkanı da istedi, ona da vermedi. Niye- Çünkü bunlar masada oturup konuşmasını bilen bir zihniyetin temsilcileri değil. Bunların zemini başka yerler. Terörün olduğu yerde sağlıklı, istikrarlı bir kalkınma, büyüme, refah olabilir mi- 'Terör bittikten sonra ne olacak' diyorlar. Terör bittikten sonra sağlıklı düşünme zemini olacak, terör bittikten sonra sağlıklı istişare, sağlıklı diyalog ve muhasebe zemini olacak. Terör bittikten sonra daha fazla kalkınma, daha fazla büyüme, daha fazla refah ve istikrar olacak. İşsizliğin azaldığı, yoksulluğun gerilediği, gelir dağılımında mesafelerin iyice kapandığı bir ortamda daha fazla demokrasi olacak."


(Sürecek) - ANKARA

Kaynak: AA