AK Parti Grup Toplantısı

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Merhum Müslüm Gürses'in hayatı da eserleri de, işte bu toplum mühendislerine, işte bu halkı aşağılayanlara verilmiş en güzel cevaptır" dedi.konuşmasına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak başladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Merhum Müslüm Gürses'in hayatı da eserleri de, işte bu toplum mühendislerine, işte bu halkı aşağılayanlara verilmiş en güzel cevaptır" dedi.


Partisinin TBMM'deki grubunda konuşan Erdoğan,


konuşmasına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak başladı. Erdoğan, "Kadına kalkan eli her defa şiddetle lanetlediğimizi bunu insanlık dışı bulduğumuzu, bunu durdurmak için her türlü tedbiri aldığımızı, gerektikçe alacağımızı burada ifade ediyorum.


Şiddetin her türlüsü kötüdür ancak kadına ve çocuğa yönelik şiddet tahammülü olmayan kötülüktür. Bazılarını töre adı altında yapıyor. Bu


erkeklik değil kahramanlık


değil, aciziyetsizlik, insansızlık ve vicdansızlıktır" dedi.


Hükümet olarak bu meselenin üzerinde kararlılıkla gittiklerini ve gitmeye devam edeceklerini belirten Başbakan Erdoğan, kadına yönelik şiddet konusunun başta muhalefet olmak üzere kimi çevreler tarafından siyasi istismar aracı olarak kullanıldığını söyledi. Şiddete daha fazla duyarlık gösterildiği


ve bu konuda artık bilimsel araştırmalar yapılıp değerlendirildiği için şiddette artış varmış gibi görüldüğünü belirten Erdoğan, bunun böyle lanse edilmesini eleştirdi.


Şiddete karşı kapsamlı örnekler aldıklarını anımsatan Başbakan Erdoğan, geçen yıl 8 Mart'ta çıkarılan yasanın etkili olduğu gördüklerini ifade etti. Erdoğan, "İnşallah


yasalarla


birlikte toplumun bilincinin artmasıyla kadının kadınca yaşadığı yani insanın insanca yaşacağı bir atmosferi hep birlik inşa edeceğiz" dedi.


Bu haftanın Yeşilay Haftası olduğunu da anımsatan Erdoğan, bu haftayı çeşitli etkinliklerle kutlayacakların söyledi. Erdoğan, "Duyarlılığın ve farkındalığın artması için


bu haftayı önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum. Çünkü tüm bu kötü alışkanlıklardan gençliğimizin kurtarılması devlet olarak bizim anayasal görevimizdir.İnsani görevimizdir. Bunu da yerine getirmek zorundayız" dedi.


Konuşmasında Müslüm Gürses'in vefatına değinen Başbakan Erdoğan, bir kez daha sanatçıya rahmet ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Gürses'in sadece bir ses sanatçısı olmadığını çok önemli eserler bırakan, gençliği derinden etkileyen, sevgi ve dayanışmayı çoğaltan bir sanatçı olduğunu söyledi. Müslüm Gürses'in


sanatçılığının yanında toplumsal muhalefetin


bir sivil itirazın unutulmaz önderi olduğunu belirten


Erdoğan, "Duyguların insanıydı, duyguların temsilcisiydi, Onların temsilcisi olmasından dolayı da yüzbinlerce gencin arkasından yürümesini sağlıyordu" dedi.


Merhum Aşık Veysel'in de CHP zihniyeti nedeniyle çok sıkıntı çektiğini anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: "Yakınlarına bir dönem sazıyla Sivas'a şehir merkezine giremediğini söylüyor polis ve jandarmanı sazını hemen elinden aldığını, kırdığını ya da ateşe atarak yaktığını ifade ediyor. Neden? Çünkü dönemin tek Dahiliye Vekaleti tarafından


saz gerici bir müzik aleti olarak görülüyor. Valilik eliyle, polis eliyle görüldükleri yerlerde toplatılması ve yakılması isteniyor. Bu ülkede kimin


ne olduğun anlıyor musunuz? Bu CHP


zihniyeti böyle bir


zihniyettir. Halk müziğinin radyolarda çalınması yasaklanıyor, dinlenmesi icratı yasaklanıyor.


Halk sanatçısı Aşık Veysel'in .aşına bunlar gelirken Türkiye'nin en


büyük değerlerinden tarihteki en büyük sanatçılarından biri olan Itri'de hafızalardan silinmek isteniyor., Yaklaşık 40 yıl önce Ankara'da Devlet Konser Salonu'nda bir Itri konseri verilmesi planlanıyor ama daha plan aşamasında malum çevreler bunların içerisinde


bazı sözüm ona sanatçılar da var, devreye giriyorlar, senfoni orkestra salonunda tek sesli alaturka müzik yapılamaz diye ayağa kalkıyorlar. Bunu engelliyorlar. Hatta dönemin Kültür Bakanı bu etkinlikten dolayı görevden alınıyor.


Bu anlamsız yasağı gezen Haziran ayında biz kaldırdık.


Tek parti her alanda tek tip insan yetiştirme topluma zulüm ederken tek tip müzik dinlenmesi için de ağır bir baskı uyguladı.insanların siyasi tercihlerine dini tercihlerine,


maneviyatlarına duygularına, sözlerine kelimelerin o duygularını


nasıl ifade edeceklerine bile müdahale ettiler. İşte


Müslüm Gürses, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur daha nicesi


bu baskıya, bu tek tipçiye, bu zihniyete karşı bir itiraz olarak ortaya çıktı. Halkın diliyle müzik yaptılar.


Yıllardır bu ülkede


arabesk müzik tartışıldı, hala de tartışılıyor. Bize yakışmadı, şöyleydi böyleydi. Bırakın


ya. Onun da bu ülkede hedef


kitlesi var . Farklılıklar bizim zenginliklerimiz. Niye rahatsız oluyorsunuz? Bu insanlar halkın içinden geldiler halkın hissiyatını aktardılar. Boyunları büküktü, kalpleri kırıktı sazlarından başka bir şeyleri yoktu. Ama sazları


ve sözleriyle baskıya, zulme, toplum mühendislerine çok güçlü şekilde itiraz ettiler. 70'lerde 80'lerde


ağır baskılar da


yaşadılar. Merhum Cem Karaca yıllarca gurbete mahkum oldum. Merhum Ahmet Kaya


gurbete gözlerini yumdu.Seversin sevmezsin ayrı konu. Geçmişte devletin bu anlayışı sebebiyle gurbete çıkmak zorunda kalan


Şian Perver benzeri bir otoriter anlayışın benzeri bir tek tip zihniyetin


terör


örgütünün baskıları neticesinde doğduğu topraklara hasret biçiminde yaşıyor. Bütün bu ve benzeri sanatçıların şarkıları


şarkıları elden ele gönülden gönüle dolaşırken radyolarda


televizyonlarda yer bulamadılar. Ahmet Kayaya yapılanları unutmayın. Neler yaptılar.


O köşelerinden yazı yazanlar, duayen diye geçinenler, çok satan gazetelerin köşe yazarları neler yaptılar. Salonda zor kaçırıldı ama aynı Ahmet Kaya beni Pınarhisar'a uğurlayanlardan biriydi. Kaymak tabaka tarafından sözde aydılar tarafından bu müzik ve bu sanatçılar horlandılar ve aşağılandılar. Bugün bile 21. yüzyılda o demode anlayışı sürdüren halkın tercihlerini, halkın müziğini halkın sevdiği müzisyenleri aşağılamaya devam ederler, bugün bile toplumu bir mühendis gibi şekillendirme, bir aşağılama özlemi arzusu sevdası içinde olanlar var. Dinlersiniz dinlemezsiniz, beğenirsiniz


beğenmezsiniz Ama halkın duygularını ifade etme biçimine saygı duymak ve tahammül etmek zorundazınız. Merhum Müslüm Gürses'in hayatı da eserleri de, işte bu toplum mühendislerine, işte bu halkı aşağılayanlara verilmiş en güzel cevaptır. Yine Belediye Başkanlığım döneminde zaman zaman görüştüğüm olmuştur. Kendisinin


o duyguların insanı olduğunu gördüm. Müslüm Gürses eserleri ile olduğu kadar bu itirazları ile de hatırlayacak arkadaşlarıyla


gerçekleştirdiği sessiz devrimi her zaman hafızalarımızda diri tutacağız". - ANKARA

Kaynak: İHA