Anayasa Mahkemesi Kararı İhlal Ediliyor: Can Atalay Dosyası Yargıtay'a Gönderildi
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararında 'Yeniden yargılamanın başlaması, mahkümiyet hükmünün infazının durdurulması ve ceza infaz kurumundan tahliyesinin sağlanması zorunludur' ifadelerini kullandığı cezaevindeki milletvekili Can Atalay ile ilgili dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi'ne gönderdi. Türkiye İşçi Partisi, 'Türkiye'nin en yüksek yargı kurumunun verdiği karar bir alt mahkeme tarafından hiçe sayılıyor' tepkisini gösterdi.
AYM'nin 25 Ekim'de "seçilme hakkı" ile "kişi hürriyeti ve güvenliği" haklarının ihlal edildiğine hükmederek hak ihlallerinin ortadan kaldırılması işlemleri için gönderdiği kararına ilişkin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirmesini tamamladı. Mahkeme, dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Mahkemenin kararında, Gezi davasında 25 Nisan 2022 tarihinde verilen kararla Can Atalay'ın 18 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince esastan reddedildiğini belirtti. Bu karar için temyize gidilmesi ile dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderildiği, bu sırada Can Atalay'ın 14 Mayıs 2023'te milletvekili seçilmesi üzerine Anayasa 83. maddesi uyarınca durma kararı ve tahliye talebinde bulunulduğu, ancak bu talebin 13 Temmuz 2023 tarihli kararla reddedildiği anlatıldı. Bu karara yapılan itirazın da Yargıtay 4. Ceza Dairesince 17 Temmuz 2023'te kesin olarak reddedildiği, bunun üzerine Can Atalay'ın Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunduğu kaydedildi. Bireysel başvuru inceleme aşamasındayken Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023 tarihli kararla mahkumiyet kararını onadığı kaydedildi.
İHLAL KARARI MAHKEME KARARINA İLİŞKİN DEĞİL
Kararda, Anayasa Mahkemesi'nin 25 Ekim 2023'te hak ihlallerinin ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin mahkemeye gönderildiği, ancak 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 50 maddesinin 1 ve 2. fıkraları gereğince ihlal kararının mahkeme kararına ilişkin olmadığı vurgulandı. Kararda, "Anayasa Mahkemesince verilen bireysel başvuruya konu ihlal kararı mahkememizin kararına ilişkin olmayıp, Yargıtay ilgili Ceza Dairesince verilen tahliye talebinin reddi kararına ilişkin olduğu, dosyanın ilgili Daire önünde bulunduğu sırada başvurucunun milletvekili seçildiği ve bireysel başvuruya konu ihlalin bu Dairenin kararından kaynaklandığı, ayrıca bireysel başvuru yapıldıktan sonra ilgili Ceza Dairesince dosyanın esastan incelendiği ve karara bağlandığı, bu sebeple oluşan yeni hukuki durum karşısında Yargıtay 3. Ceza Dairesince yeni bir değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, dosya Cumhuriyet Başsavcılığınıza gönderilmiştir" ifadesi kullanıldı.