Arslan: Bakliyatta Tehlike Çanları Çalıyor

Son Güncelleme:

Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye'nin küresel ölçekte adını duyurduğu, üretimden ihracata dünya sıralamasında ilk beş içinde yer aldığı bakliyatta tehlike çanlarının çaldığı söyledi.

Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye'nin küresel ölçekte adını duyurduğu, üretimden ihracata dünya sıralamasında ilk beş içinde yer aldığı bakliyatta tehlike çanlarının çaldığı söyledi. Mahmut Arslan, bakliyatta yaşanan üretim düşüşünün son yıllarda sektörü tehdit ettiğini, bakliyatın en fazla üretildiği bölgelerden olan Güneydoğu'da üreticilerin, sulu tarım imkanının artması ile daha çok verim alabileceği ve destekleme primleri daha yüksek ürünlerin ekimine yöneldiğine dikkat çekti.


Arslan, geleneksel ürün ve en iyi ihracat kalemlerinden olan kırmızı mercimeğin ekiminin desteklenmesi gerektiğini, bakliyat ürünlerinin ekim alanlarının daralmasının 5 -10 yıl içinde Türkiye'yi ithalatçı konumuna düşürebileceğini belirtti. Bakliyatta destekleme primlerinin arttırılması gerektiğini savunan Arslan, "Dekar başına 100-150 kg ürün alınan bakliyata 10 kuruş, dekar başına 500-600 kg verim alınan hububata 5 kuruş destek verilmektedir. Teşvik, bakliyatta hububata göre 2 kat olmasına rağmen, çiftçinin eline hububat ekiminde daha fazla para geçmektedir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın geleneksel ürünler olan bakliyatı düşünerek dengeleri kurması ve havza bazlı destekleme yapması, çiftçiyi bu ürünlerin ekimine yönlendirmesi gerekmektedir. Çiftçinin bu şekilde bakliyat ekiminden kaçması engellenerek baklagillerde en iyi ihracat kalemlerimizden olan kırmızı mercimeğin ekiminin desteklenmesi kaçınılmazdır. Çiftçi başka ürünlere yönelir ve bunların ekimine alışırsa tekrar dönüş yapmaz. Bu da dünyada rağbet gören ve en iyi ihracat kalemlerimizden olan kırmızı mercimeğimizin sonu olur, ancak kendi kendine yeten bir ülke konumuna düşeriz" diye konuştu.


Kırmızı mercimeğin en fazla üretildiği Şanlıurfa Ceylanpınar, Mardin Kızıltepe ve Viranşehir Ovası'nda sulu tarım imkanının artmasıyla beraber, bu yıl bu yörelerde büyük miktarlarda mısır ekildiğini, mercimek ekiminin artık Batman, Kurtalan ve Diyarbakır'ın kıraç alanlarına kaydığını vurgulayan Arslan, bu yıl hasat zamanına yakın dönemde bölgede görülen aşırı yağışlar ve dolunun mercimeğe zarar verdiğini, dekar başına 70-80 kg ürün alınacağını tahmin ettiklerini dile getirdi.


'TÜRK BAKLİYATINA SAHİP ÇIKILMALI'


Türk bakliyat ürünlerinin Avrupa ülkelerinin tercih ettiği kalite ve aromaya sahip olduğunu, bu ürünlerin Kanada gibi ülkelerin ürünlerinden fiyat olarak daha yüksek olmasına rağmen tercih edildiğini anlatan Arslan daha sonra şu görüşlere yer verdi:


"Türkiye'nin geleneksel ürünleri ile dünyada rekabet edebilecek ülke sayısı oldukça azdır. Mercimek üretiminde dünyanın en büyük üreticileri içinde yer alan Türkiye, 'Kabuli' denilen İspanyol tipi nohut üretiminde de dünya sıralamasında ilk sırada yer almaktadır. Türk markaları özellikle Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde her geçen yıl daha fazla talep görmektedir. Sektör her geçen yıl ihracat yapılan ülke sayısını ve çeşitliliğini de arttırmaktadır. Birkaç yıl öncesine kadar girilmeyen Güney Kore, Filipinler, Malezya, Angola ve Gabon'a bugün iyi miktarlarda ihracat yapılmaktadır. Tarım sektörü olarak 180'i aşkın ülkeye 1552 çeşit tarım ürünü ihraç ediyoruz. 2012 yılında yüzde 3.5'lik büyüme oranıyla, yüzde 2.2 büyüyen Türkiye ekonomisinin de üzerinde büyüme gerçekleştirdik. Devlet destekleri, çıkarılan kanunlardaki sürekliliğin sağlanabilmesi ve ürün çeşitliliğinin korunabilmesi tarım sektörünün geleceği açısından büyük önem arz etmektedir. Tüm dünyada tercih edilirliği bu kadar yüksek olan Türk bakliyatına sahip çıkılması gerekmektedir." - Mersin

Kaynak: DHA