Atilla: Adı Konmamış Bir Savaş Var!
Şanlıurfa'da İHD Şube Eşbaşkanı Başkanı Atilla Yazar, hem devletin hem PKK'nin tekrar müzakere masasını dönmesi gerektiğini söyledi.
Doğu ve Günedoğu'daki il ve ilçelerde yaşanan çatışmalı ortamı değerlendiren Şanlıurfa İnsan Hakları Derneği Eşbaşkanı Atilla Yazar, yaşananları savaşa benzetti.
Bütün insan haklarının ihlal edildiğine dikkat çeken Yazar, mutlaka müzakere masasına dönülmesi gerektiğini vurguladı.
Yazar, "24 Temmuz'dan bu yana ülkede devam eden adı konmamış bir savaş var. Bu savaşta gerçekten çok ciddi acılar yaşanmaktadır. Yani öyle acılar yaşanıyor ki geri dönüşü zor olabilecek durumlar yaşanıyor. Şu anda Silopi'de de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Sokağa çıkma yasağı ilan edilen yerlerde 100 günün üzerine çıkan yerler var. 3-4 ay, orada yaşayan insanların barınma, eğitim gibi bütün insan hakları açısından bütün varoluş nedeni olan her şey ihlal ediliyor ve şu anda Türkiye Cumhuriyetinin bu bölgede uyguladığı sokağa çıkma yasağı insanlara karşı işlenen suçlar arasında yer alıyor. Çünkü biz Cizre'de gördük, bir bodrum katında sıkışan sivil insanlar, o sivil insanlar telefonlarla birilerine bağlanıyor 'bizi kurtarın' diyor ve bir türlü ambulansları oraya gönderip o sivil insanları oradan çıkarmadılar. Ve onların tümünü imha ettiler ve Başbakan çıkıp diyor ki 'orda insanlar vardı hani, bodrumlar çökertildi bodrumda insan çıktı mı?' Cizre'deki o bodrumda çıkan insanların 28 tanesi Urfa'ya getirildi ve o cenazelerin 20 tanesi ailelerine gönderildi ve aileleri gelip teşhis etti" dedi.
MÜZAKERE MASASI
Kürtlerle Türkler arasında bütün bağlar kopmadan siyasilerin kesinlikle barış dilini kullanmaları gerektiğini vurgulayan Yazar, "Mutlaka Türkiye'de olmazsa olmaz çözüm sürecidir, Dolmabahçe mutabakatıdır, her iki kesimin de bir an önce savaştan şiddet dilinden kurtulup, özellikle siyasilerin barış diline uzanması elzemdir. Çünkü bu savaş ister bu baharda bitsin ister on bahar sonra bitsin mutlaka ama mutlaka yine oturulacak. Bu çözüm olacak müzakere olacak. Bu müzakere edileceği süreye kadar önemli olan can kayıplarının, derin yaraların yani ülkede Türk ve Kürt'ün kopuşunun yaşanmaması bu kopuş yaşandıktan sonra müzakerenin de bir manası kalmaz. Umut ederiz ki, Başbakan Davutoğlu söylediklerinde samimi olsun ve onun karşısında da PKK ne yapılması gerekiyorsa müzakere masasında onurlu bir barış için bu sorunlar çözülsün" diye konuştu.
MEDYANIN DİLİ
Medyanın kullandığı dili de eleştiren Yazar, "Şu andaki bakış açısıyla şu andaki medyadaki görünümüyle pek umudumuz olduğunu söylesek yanlış olur. Çünkü öyle bir medya yaratılmış ki, çok ciddi anlamda hemen Türkiye kamuoyunu üç günde değiştirebiliyor. Ama halkın kendisinde barış umudu var. Bu barış umudunun sürmesi için özellikle medyanın artık yalan haberi bırakıp gerçekleri söylemesi lazım. Gerçekten bir ülkenin medyası kendi halkına doğruları söylemiyorsa o ülkede başka düşmana gerek yok" dedi.
(Kaynak: Gazeteipekyol)