Aydın Çevre Kirliliği, Tabip Odası Başkanı Aydın Açıklaması
Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Metin Aydın, "Türkiye'de hızlı nüfus artışı, hızlı kentleşme ve endüstrileşme sonucu yoğun enerji kullanımı nedeniyle hava kirliliğinin halk sağlığı sorunu olmaya başladı" Metin Aydın, yaptığı açıklamada hava kirliliğinin sağlığa yönelik ilk 10 risk faktörü arasında yer aldığını, Dünya'da 7 milyon, Türkiye'de 28 binden fazla kişinin hava kirliliğinin etkisiyle her yıl erken öldüğünü belirtti.
Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Metin Aydın, " Türkiye'de hızlı nüfus artışı, hızlı kentleşme ve endüstrileşme sonucu yoğun enerji kullanımı nedeniyle hava kirliliğinin halk sağlığı sorunu olmaya başladı"
Metin Aydın, yaptığı açıklamada hava kirliliğinin sağlığa yönelik ilk 10 risk faktörü arasında yer aldığını, Dünya'da 7 milyon, Türkiye'de 28 binden fazla kişinin hava kirliliğinin etkisiyle her yıl erken öldüğünü belirtti.
Toplumda karşılaşılan hastalıkların yüzde 80'inde çevresel faktörlerin etkili olduğunu bildiren Aydın, Türkiye'de hava kirliliğinin hızlı nüfus artışı, hızlı kentleşme ve endüstrileşme sonucu yoğun enerji kullanımı nedeniyle "halk sağlığı sorunu" olmaya başladığını savundu.
Hava kirliliğinin akciğerler ve kalp üzerine olumsuz etkilerinin bulunduğunu, sigara gibi akciğer kanserinin nedenleri arasında sayıldığını ifade eden Aydın, bunun çocuk sağlığı üzerinde de etkilerinin saptandığını dile getirerek "Anne karnında hava kirliliğine maruz kalan bebekler düşük doğum ağırlıklı, erken doğma riski taşıyor. Yine anne karnında hava kirliliğine maruz kalan çocuklar ilerde obez, şeker hastalığı, meme, prostat, testis gibi hormonlarda ilintili kanserlere yakalanma riski taşıyor" dedi.
2014 yılındaki verilere göre kentin hava kirliliğinde üst sıralara tırmandığının görüldüğünü ifade eden Metin Aydın, Aydın'da kanser vakaları ve ölüm olaylarında ülke ortalamasının üzerinde artış gözlendiğini, kentte su, hava, toprak kirliliği en önemli çevre problemleri olduğunu söyledi.
Jeotermal santral kuyuları
Türkiye'deki faaliyette olan 13 jeotermal santralin 8'inin, yakın gelecekte faaliyete geçmesi planlanan proje aşamasındaki jeotermal santrallerin ise yüzde 77'sinin Aydın'da bulunduğuna dikkati çeken Metin Aydın, şunları kaydetti:
"Jeotermal santral kuyularının büyük çoğunluğunun teknik uygunluğunun olmaması, test ölçüm ve rezerv değerlendirme çalışmalarının yapılmaması, bu kuyularda sondajın her aşamasında yönetmelik, şartname ve standartlara uyulmaması, santrallerin işletim sırasında çevreye ve doğal yaşama özen göstermemesi Aydın'da canlılığın devamı adına bugün itibarı ile ciddi bir problem haline gelmiştir. Jeotermal santraller üretimleri sırasında çıkardıkları gazlar ile hava ve toprak, akışkanlar ile su ve toprak, fiziksel etkileri ile çevreye ciddi şekilde zarar vermektedir.
Bizler gerekirse enerji yokluğunda veya kesildiğinde karanlıkta kalırız ama soluyacak havaya her zaman ihtiyacımız var. Çünkü hayat nefes almakla yaşanıyor ve biz nefes almak istiyoruz. Aydın'ın jeotermal santral çöplüğü haline getirilmesini kabul etmiyoruz."